"Ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden.
İnanırdım saadetli yolculuklara.
Adalar var zannederdim güneşli, maavi, dertsiz.
Bütün hızımla koşardım dalgalara.
O zaman beni görseydiniz.
Ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden.
Beni o zaman görseydiniz
Siz de gelirdiniz peşimden.
Ama şimdi şu akşam saatinde
Son liman kendim, bu döndüğüm,
Bilmiş, bulmuş, anlamış.
Hatırımda, bir vakitler güldüğüm.
Yoluna can serdiğim o kaçış.
Şimdi, şu akşam saatinde
Dönüyorum görmüş, geçirmiş, atlatmış,
Gözlerin doymayan sahilinde."
Ama şimdi şu akşam saatinde
Son liman kendim, bu döndüğüm,
Bilmiş, bulmuş, anlamış.
Hatırımda, bir vakitler güldüğüm.
Yoluna can serdiğim serdiğim o kaçış.
Bir filozof şöyle der:" Ben edebi, edepsizlerden öğrendim. Zîra her iş onlardan ortaya çıkar, akılda onun çirkinliği meydana çıkardı. Ben bunu hatırımda tutup, işlemezdim, bundan kaçınırdım."
Ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden.
İnanırdım saadetli yolculuklara.
Adalar var zannederdim güneşli ,maavi ,dertsiz.
Bütün hızımla koşardım dalgalara.
O zaman beni görseydiniz.
Ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden
Beni o zaman görseydiniz
Siz de gelirdiniz peşimden.
Ama şimdi şu akşam saatinde
Son liman kendim ,bu döndüğüm,
Bilmiş ,bulmuş,anlamış.
Hatırımda , bir vakitler güldüğüm.
Yoluna can serdiğim o kaçış.
Şimdi , şu akşam saatinde
Dönüyorum görmüş ,geçirmiş ,atlatmış,
Gözlerin doymayan sahilinde.