"Diyeceğim basit. Diyeceğim kısa.
Bu satırları belki taze bir pazartesi, belki yorgun bir çarşamba, belki tembel bir pazar günü okursun.
Günler mühim değil, zaman insan icadı. Ama isterim ki bu satırlar ne zaman karşına çıkarsa çıksın, sen onları o zaman kendine küçücük bir işaret olarak alasın. İçinin bir yerine bir kelime dokunsun, elinin gitmediğini cesaretin, cesaretinin yetmediğini elin uzansın.
İsterim ki kalbin hayatında bir yeniye açılsın, sonra da en beklemediğin anda hayatına alışılmış değildi henüz kendisiyle hiç tanışmamış heyecanlar yayılsın. Bir de isterim ki şunu hep hatırla. Bildiklerin, sadece bildiklerin. Bilmediklerin ise bir koca dünya. Bir de aramızda kalsın; şimdi bunları sana yazıyor gibi görünüyorum ya, aslında kızım sana söylüyorum ama gelinim lütfen sen de anla