“Ama Heathcliff, eğer şimdi sana, haydi bakalım yapabilir misin, desem, bunu yine göze alabilir misin? Eğer bunu yaparsan, senden hiç ayrılmayacağım. Orada kendi başıma yatamam; beni iki adam boyu yerin dibine gömseler, kiliseyi de üzerime devirseler, yine de sen yanıma gelinceye kadar rahat nedir bilmeyeceğim. Asla, asla bilmeyeceğim!”
Hangimiz hazırız ölüme
ölüm haberlerine, kitle halindeki ölümlere
ölümün istediklerine, gerektirdiklerine?
Hangimiz hazırız ölümün ağırbaşlılığına
disiplinine, derslerine, sınavlarına?
Hazır mıyız
ölüyü toprağa verdikten sonra
her şeyimizi avucunun içine alıp
bütün gözleriyle bize bakan, küçümseyen
cahili olduğumuz o kısacık âna?
Haydi söyle hangimiz hazırız?