nisce

Puan vermedi·230 syf.··
2024 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2024 19:49
Türkçe’ye Yitik Bir Aşkın Gölgesinde olarak çevirilen Siya Evine’de yazar bizi ülkesinden sürgün edilen Memduh Selim Bey aracılığıyla Osmanlının son dönemlerinden başlayarak 1976’ya kadar götürür. Memduh Selim Bey, ülkesi ile aşkı yani yüreği ile mantığı arasında kalan bir Kürt aydınıdır. Ya nişanlısının yanında kalıp onunla evlenecek ya da mantığının yolundan giderek ülkesi ve halkı için savaşacak. Memduh Selim Bey, nişanlısına ve nişanlısının ailesine iki aylık bir süre sonunda döneceğini bildirerek savaşa gider ancak savaş acımasızdır, çok uzun bir süre sonra döner. Memduh Selim Bey’in öldüğünü sanan nişanlısı kendinden yaşça büyük biriyle evlenir. Memduh Selim uzun bir süre sonra dönmüştür ama evinden, işinden nişanlısıdan, eşinden- dosttundan ve vatanından olmuştur. Hem ülkesine hem de aşkına hasret bir yaşam geçiren Memduh Selim Bey’in en büyük dostu kitapları olmuştur. Hatta yatağını kütüphanesini olduğu odaya taşır ve orada da son yolculuğuna çıkar.
Yitik Bir Aşkın GölgesindeMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20207,6bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·275 syf.··
2024 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2024 02:47
Zübük kitabı sayesinde toplumcu gerçekçi edebiyat yazarlarından biri olan Aziz Nesin’in kalemi ile tanıştım. Kitap adını başkarakter olan İbrahim Zübükzade’den alıyor. Bu Zübük öyle bir insandır ki ondan namussuzu, ondan yalancısı, ondan dolandırıcısı dünyada yoktur. Herkesi parmağında oynatır. Parmağında oynattığı insanlar da durumun farkındadır, Zübük’ün tüm olumsuz huylarını bilip arkasından sövüp sayarlar ancak Zübük’ün yanına gelince gerek çıkarları gerek bilgisizlikleri yüzünden Zübük’ün peşinden koşup onu baştacı ederler. Kitap Zübük ile yaşanmışlıkları olan, Zübük tarafından dolandırılan insanların hikayeleri ve yeni atanan Almanca öğretmeninin arkadaşına yazdığı izlenimler şeklinde anlatılmaktadır. Ben toplumun acı gerçekliğini, çağın sorunları olduğu gibi yansıttığı için kitabı çok beğendim ve sonunda da şaşırmadım değil. Ayrıca kitabın son bölümü olan “Zübüklük Nedir?” Beni çok düşündürüp kişisel bir ders çıkarmamı sağladı.
Edebiyat
ZübükAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20128,3bin okunma
Puan vermedi·127 syf.··
2023 5. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2023 21:16
Fransız gotik edebiyatı yazarı olan Charles Nodier'in ''Infernanaliana'' isimli kitabı otuz bir öyküden oluşmaktadır. Kitaptaki öyküler 13. ve 18. yüzyıl arasında başta Fransa olmak üzere çeşitli Avrupa ülkelerinde geçmektedir. Bu öykülerin ana karakterleri dönemin hurafeleri olan vampirler, hayaletler, cinler ve şeytandır. Bu karakterler bazen din yolundan uzaklaşmış insanlara, bazen bir köye, bazen de bir eve musallat olur. Bu şeylerden kurtulmak ise dua etmek, haç çıkarmak, Meryem Ananın fotoğrafını taşımak ve tövbe etmek gibi dini uygulamalara bağlıdır. Bu kitap, Anadolu'da anlatılan çeşitli cinli hikayelerin Avrupa versiyonu gibiydi ayrıca dönemin Avrupasının yaşam biçiminden, din anlayışından, hukuk anlayışından ipuçları veriyordu. Ben bu açılardan kitabı beğendim ancak kitabı bugünün gözüyle okuduğum için korkmadım ve beklentimi de karşılamadı.
Edebiyat
İnfernalianaCharles Nodier · Kavis Kitap · 201161 okunma
DİŞİ KURDUN RÜYALARI/ CENGİZ AYTMATOV
Puan vermedi·392 syf.··
2021 3. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2021 00:20
Kırgız yazar Cengiz Aytmatov, Dişi Kurdun Rüyaları adlı romanında papaz öğrencisi Abdias’ın ve Kırgız çobanlarının hikayelerini anlatmaktadır. Bu hikayelerin ortak bir noktası vardır ki bunlar Akbar ve Taşçaynar isimli kurtlardır. Yazar bu hikayeler sayesinde döneminin politik sorunlarını, ahlak ve din anlayışını sorgulamaktadır. Yazarın Gün Olur Asra Bedel isimli romanında da iki farklı hikaye ve bu iki farklı hikayenin de ortak bir noktası vardı. Bu açıdan iki kitabın benzerliği olduğunu düşünüyorum. Ayrıca kitabın sonunda yaşanan olay bana Jack London’un Martin Eden’ini hatırlattı... Bir kez daha üzüldüm ve çok etkinlendim.
Edebiyat
Dişi Kurdun RüyalarıCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 20238,9bin okunma
Puan vermedi·74 syf.··
2019 59. kitabı
Dönüşüm’ü okuduğum zaman, bir sabah yatağımda gözlerimi açtığımda kendimi bir böceğe dönüşmüş olarak bulduğumu zihnimde canlandırdım. Size nasıl muamele etmesi gerektiğini bilmeyen aile üyeleri, insanın istek ve hürriyetinin günden güne kaybolması… Kitap çok kısa ve akıcı olduğu için bu olayların hepsi gözümde canlanıverdi. Kitap kapitalizmi çok iyi bir şekilde eleştirmiştir. Gregor Samsa zamanla para kazanmak zorunda olduğu için kendini işine adar ve bir sonra ki gün, bir sonra ki maaşı düşünür. Samsa yaşamını ve kendisini unutur ailesi için çalışmak zorunda olduğunu bilir. Tüm bu baskılar sonucunda kitabın başkahramanı Gregor Samsa bunaltıcı rüyalardan uyandığı bir sabah, yatağında kocaman bir böceğe dönüşmüş olarak buldu kendini. Buradaki dönüşümle bana göre yabancılaşmaya dikkat çekilmek istenmiştir. Samsa böcek olduktan sonra ailesi ve çevresi tarafından değersiz görülüyor. Samsa’nın dönüşümü sonrası annesi bayılmalar yaşıyor, babasının tutumu ise gittikçe sertleşiyor. Sırf artık onlar gibi değil diye. Geleneksel ataerkil aile modeli de babanın sözleriyle, davranışlarıyla vurgulanıyor. Tüm bu baskılar ve şiddet sonrasında Samsa gitgide içine kapanıyor, ailesi ve çevresi onun bu durumuna karşın ona kucak açsaydı belki de çok farklı bir Samsa karakteriyle karışılacaktık. Kitapta yaşanan bu durum biz okuyuculara yüce aile kurumunun acınacak vaziyetini gösterip mecburi ilişkilerin aşağılığını da ortaya koymuştur. Kitapta anlatılanlara göre Samsa’nın başına bu dertlerin gelmesinin temel sebebi Samsa’nın ailesidir. Çünkü ailesi Samsa’ya kötü ve davranmıştır. Onun yanında bir çıkar ilişkisi için durmuştur. Yazar Samsa karakteri üzerinden toplumun ana unsuru aileye yönelik bir eleştiride bulunmuştur. Bu kitabı okurken Samsa’nın hangi böcek türü olduğunu anlamadım ve
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,9bin okunma