Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman
Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana - Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden Bebekler hayta hayta yürümeden Geleceğim diyorum, geleceğim sana Ne olur kesin bir takvim sorma bana - Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. Beklesen de olur, beklemesen de Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde Hangi ses yürekten çağırsa beni sana Geleceğim diyorum, takvim sorma bana - Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydi Sevda duvarını aştım, sendeki bu tılsım neydi? Başka bir gezegende de olsan dönüşüm hep sana Kesin bir gün belirtemem, n'olur takvim sorma bana - Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben
Şiir
Herkes ağabeyimi seviyor, sık sık onun çocukluğunun ona, benimkinin bana uyduğundan daha iyi uyduğunu düşünüyorum. Onun çocukluğu terzi yapımı. Ağabeyimle beraber, dengeli bir şekilde genişliyor. Oysa benimki, benden tamamıyla farklı olan, gayet iyi uyuşacağı başka bir kız için yapılmış. Aklımdan böyle düşünceler geçtiğinde, maskem daha da aptallaşıyor çünkü kimseye bu tür konulardan bahsedemiyorum ve hep, beni dinleyip anlayacak gizemli bir kişiyle karşılaşmanın hayalini kuruyorum. Böyle insanların bulunduğunu kitaplardan biliyorum ama onlara çocukluğun sokağında asla rastlanmıyor.
Sayfa 30·Kitabı okuyor
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yine yolculuk... Cebimde yine görev kağıdım,yine elimde bavulum.Ne kadar tanıdık. Bir an ömrümün hep böyle geçeceğini düşündüm.Yolculuk,bavul,kar,soğuk ve yalnızlık..
Aşka yürek gerek;
Şimdi benim buzdan bir döşekte Üç büklüm olmuş zavallı sevdam, Üşüyorsa ölesiye yalnızlıktan; Bil ki senin hep böyle güvensiz, Yaşamdan korkar oluşundan. İşte bunun için sevmiyorum seni
Alıntı
Ah Tolstoy ...Hep mi mest eder insanı ,cümlelerin ...
En alışılmış, en yaygın boş inançlardan biri her insanın kendine özgü belirli özelliklere sahip olduğu, insanın iyi, kötü, akıllı, aptal, hareketli, uyuşuk vs. olduğudur. İnsanlar böyle değillerdir. Bir insandan söz ederken onun kötüden çok iyi, aptaldan çok akıllı, uyuşuktan çok hareketli olduğunu ve bunların tam tersini söyleyebiliriz; ancak eğer bir insan hakkında konuşurken onun iyi ya da kötü, bir başkası hakkında konuşurken de onun kötü ya da aptal olduğunu söyleyecek olursak yanlış olacaktır. Ama biz insanları hep bu şekilde ayırırız. Bu doğru bir şey değildir. İnsanlar ırmaklar gibidir: Hepsinde su aynı sudur, her yerde birbirinin aynıdır, ama bir ırmak dar, hızlı, geniş, sakin, temiz, soğuk, bulanık, ılık olabilir. İnsanlar da böyledir. Her insan içinde tüm insan özelliklerinin ilk belirtilerini taşır ve zaman zaman bu belirtilerin bazılarını, zaman zaman da diğerlerini gösterir, sık sık da her şeyiyle aynı kaldığı halde kendine hiç benzemeyen bir insan olur. Bazı insanlarda bu değişiklikler çok keskin biçimde ortaya çıkar. İşte Nehlüdov da bu insanlardandı. Hem fiziksel hem de manevi nedenlerle içinde bu tür değişiklikler oluyordu. Ve bu değişiklik tam da şimdi oluyordu.
Dünyada kavgalar, hep ırk ve kan üzerine; gelecekte de böyle olacak bu iş, başka türlü olması mümkün değil.
Sayfa 422