Puan vermedi·124 syf.··
2026 3. kitabı
Absürdite'yi bolca gözlemlediğimiz tiyatro metni. Bir şeyi hiç gelmeyecek ya da olmayacak olanı beklemek. İnce sembollerle işlenmiş ve insana durgunluk veren bir metin. Her birimiz bazen Godot'yu beklemiyor muyuz?
Godot'yu BeklerkenSamuel Beckett · Kabalcı Yayınevi · 200010,1bin okunma
Bekleyiş...
Puan vermedi·232 syf.··
2026 12. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 12:37
Yaşadığımız hayat bir bekleyiş üzerine kurulu değil midir? Hayata geç kalmış olma hissinin kaybettikleri ekseninde dönen Tatar Çölü'de bir bekleyişin hikayesi. Her birimiz hayatımızın gerçek anlamda başlayacağı o "büyük anı" beklerken şimdiki zamanı sessizce feda ederiz. Ayaklarımızın altından kayıp giden günleri fark etmemiz ancak iş işten geçtiğinde mümkün olur. BUZZATİ, sessizce ilerleyen zaman karşısında eylemsiz kalmanın, insanı kendi hayatının başrolü değil, yalnızca seyircisi yapacağını yüzümüze vurur. Son olarak TATAR ÇÖLÜ, bize o çok korktuğumuz soruyu sordurur ; beklediğimiz şey uğruna feda ettiklerimiz, elimizde kalan bomboş bir ömre değer mi? 
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınları · 201319,8bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·1062 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
spoiler içerir. bu kitapta ilişkiler ve evliliklerin yanında dönemin rusyasını okuduğumuz söylenebilir. dürüst olmak gerekirse, son sözde de bahsedildiği gibi rusça bilmeyen okurlar ve dönemin rusyasına özel bi ilgi duymayan okurlar için bu kısım oldukça sıkıcı ve boğucu. en azından benim için öyleydi diyebilirim. çünkü anna karenina’yı bitirmem 6-7 ayı buldu diyebilirim. kitapta birçok aşk üçgeniyle karşılaşıyoruz. ana karakterimiz anna’nın kocasını, oğlunu geride bırakıp vronski’ye aşık olmasını ve bu aşkın peşinden gitmesini görüyoruz. bunun yanında arkada başta levin ve kiti’nin ilişkisi olmak üzere başka ilişkiler de görüyoruz. aslında yazar bize iki ilişkiyi de aynı anda yaşayarak gözlemleme fırsatı veriyor. anna ve vronski’nin tutkulu aşklarına karşılık levin ve kiti’nin daha dengeli bir ilişki yaşadığını görüyoruz. ilk olarak kitabın ilk yüz sayfası ve son yüz sayfasında kitaba ismini veren anna karenina’nın olmaması çok ilginç. en azından anna’nın trajik ölümünün ardından kitabın geri kalanında, anna’nın gidişine dair bir şeyler söylenmesini, gidişinin etkisini belki tutulan yası görmek istedim. ama sanki bu isteğe bilerek karşı konulmuş ve birkaç yer dışında anna’dan hiç söz edilmemişti. bu bende şunu hissettirdi, kendi acılarımız, yaşantımız bizim için merkez olsa dahi geri kalan insanlar için hayat devam ediyor, onlar için yaşantımız varlığımız hatta söz konusu yokluğumuz bile “o kadar da” mühim değil. bu ne kadar rahatsız edici hissettirse de, bence, bi o kadar da özgürleştirici. ayrıca kitapta daha iyi ve sağlıklı olduğunu görmeye meyilli olduğumuz levin ve kiti ilişkisinde dahi, eksik olan bir şeyler var. kimse beyaz değil . tam tersi olarak kocasını aldatan oğlunu terk eden anna dahi, siyah gelemiyor gözümüze. kağıt üstünde bakıldığında ahlaken
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 15:34
Bacon hakkında bir iki bilgi ile geçiştirilemeyecek kadar uzun nitelikte bir inceleme yazmayı daha sonraki bir vakite ayırdım. Bacon ‘un hedefi ortalama insan değildir , bizlere bilgeliğin yolunu açmak ve hayatı bilgece yaşamanın anahtarlarını vermek istemektedir. Erdem hedeftir ve İngiliz mantığının o milimetrik ölçümleriyle bize hayatı anlatır , hayat ölçümlerle yaşanmaz der gibisinizdir fakat bunu mantığa oturtarak yapar ve şahsen benim Kabul etmek dışında pek bir şansım kalmaz gibidir. Erdemin beyaz ve temiz yollarını öğütler. Tarihten verdiği örneklere pekiştirdiği olaylar kendisine bizi hayran bırakır. Ve de mitolojiden verdiği örnekler tabi. Sadece iyilik yapmakta aşırılık yoktur der ve kendine hayran bırakır . Doğru yolları bizlere açar , dolambaçsız söyler ve böylece bizlere biraz sorumluluk yükler. Bencillik üzerine yazdıkları şeyler hayat dersi almak bakımından çok önemlidir : Bencilliğin sonunun iyi olmadığını anlatır her türlü kötü tutku gibi. Bencil olan insan yumurtasını pişirmek için komşusunun evini yakar sözü nü ezberletir bizlere.Aşk hakkında söyledikleri çoğuna ruhsuz gelse de mantığı yerindedir .Aşık olan insan bilgelikten ve servetten vazgeçer der , kendisine katılıyorum ve sağlam bir yüreğe bile sızabileceği konusunda bizi uyarır. Doğruluk ve dürüst davranış insan doğasının onurudur diyerek hayranlık uyandırır. Aklın yolu birdir . Tanrı üzerine söyledikleri de ayrıca çok anlamlı ve değerlidir. Tanrı ‘ya inancımı pekişitirir cinsten söylediklerinden biri de şudur : Az felsefe bizi tanrıtanımazlığa götürür fakat derin felsefe bizi Tanrı’ya ulaştırır. Kitapta Epikür’e ait bir sözü de burda not etmek istiyorum : Her birimiz bir diğerimiz için yeterince büyük bir tiyatoyuz sözü. Ezopun horozuna mücevher verme ona arpa daneleri daha iyi gelecektir ve
DenemelerFrancis Bacon · Kapra Yayıncılık · 20261,676 okunma
Bu bir inceleme değil sohbettir!!
10/10
·479 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 08:08
Hiç bitirmeyi istemediğim bir kitaptı. Fakat her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi bu güzel kitabın da sonu geldi. Oğuz Atay'ın kalemine hayranım. Bu okuduğum üçüncü ve en güzel kitabıydı. Kitabın ana karakteri olan Hikmet Benol... Hikmet... Evet... Ne kadar istemesem de Hikmet olduğumu anladım. Kendime dair o kadar çok şey buldum ki Hikmette sanki tüm kitap boyunca ben evlendim, ben boşandım, ben aşık oldum, ben yanıldım, ben ümit ettim, ben yoruldum, kendimle ben savaştım, ben mağlup oldum... Aslında her birimiz biraz Hikmet'iz. Bu hayat sahnesinde her birimiz birer oyuncuyuz. Mağlup veya değil sonuçta oynuyoruz bu sahnede. Hikmet kafasında oynadı bu hayat sahnesini. Söylemek istediklerini söyledi bu hayat (hayal) sahnesinde, hissetmek istediklerini, korkularını... Gerçek hayatı, kafasında tasarladığı hayat gibi yaşasaydı ne değişirdi? Belki de galip ayrılırdı her ilişkiden. Ve albayım... Çok söz var ama anlatılmaz bir karakter. Aslında bir nevi Hikmetin iç sesiydi ama bence o da ayrı bir piyondu. Hikmet için bir kaçış köşesiydi albay. Sığındığı en güzel benlikti. Diyalogları hiç bitmesin istiyordum. Çünkü Hikmet her albayla konuştuğunda ben konuşuyordum kafamdaki benliğimle. İkisi arasında geçen birkaç diyalog eklemek istiyorum: "Beni dalgınlıklar mahvetti albayım." "Elimden başka türlüsü gelmiyor albayım; ortaya rezillikten başka bir şey çıkaramıyorum." "Mış gibi yapmaktan usandım albayım." "Fakat benim de sevmeğe hakkım yok mu albayım? Yok. Peki albayım. Ben de susarım o zaman." "Beni yalnız bıraktılar albayım," diye dert yandı Hikmet. Albay, Hikmet'in başını okşadı: "Üzülme oğlum, ben varım. Bu yetmez mi sana?" "Yoruldum albayım, yoruldum yoruldum yoruldum." Sevgi ve Bilge... Hikmet için en zor, en sancılı karardı kimi daha çok istediğini seçmekte. Sevgi,
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,9bin okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2026 97. kitabı
“Ben güçsüz olabilirim ama birlikte çok güçlüyüz!” Her birimiz farklıyız ve zaten bu farklılıklarımız bize özel kılar yaşamda. Dolayısıyla doğru da yanlış bir yaşam şekli yoktur. Doğa ise aslında bunun en güzel örneği. Ama zaten sadece insanlar bu farklılıkları gruplandırmayı severler. İşte çocuklara tam da bunun altını çizen çok güzel bir kitap okudum. Kitap sadece bir hikaye anlatmıyor aynı zamanda bir belgesel tadında okudum. Aslanların dünyasına uzanırken bir çok hayvanla da karşılaşıyoruz kitabın içinde. Ailesi tarafından güçsüz olduğu ve avlanma ile ilgili yeteri kadar becerisi olmadığı düşünülen Wanini, hiç duymak istemediği sözler duymuştu. Diğer kardeşler annelerinin kucağında derin uykudayken kendisi tek başına karanlık gökyüzüne bakıyordu. Günün birinde ise dışlanarak sürüsünden ayrılmak zorunda kaldı. Ama yaşam her şeye rağmen devam etmeliydi… Wanini de öyle yaptı… Çocuk kitaplarının en sevdiğim yönlerinden biri de, yaşama dair ayakta kalma mücadelesini ve önemli kavramları, hayvanlarla özdeşleştirerek aktarmaları. Hem hayranların doğası hem de yaşamsal kıymeti olan duygu ve eylemler ile ilgili fikir edinmiş oluyorlar.
Yeşil Aslan Wanini 1Yi Hyeon · Athica Yayınları · 20256 okunma