Maskeler düşünce düzen bozulur...
"Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz" derler... Kurt öyle de, ya tilkiler... Bundan mülhem, muktedirin etrafından kırıntı ile geçinen "tilkiler" kışı payitaht civarında geçirseler de yedikleri ayazı çabucak unuturlar, ayaz yine gelip çatınca da tedbirsiz kalakalırlar...bizden söylemesi ! Güç odağının gölgesinde kimliğini unutup, sofradan düşen kırıntılarla semirenleri, güce yaslanıp karakter devşirenleri, muktedirlerin etrafından edindikleri maskelerle arz-ı endam edenleri anlatan birkaç veciz söz ve bir şiir: Devşirilmiş gölgelerin soyu sopu karanlık Dost gibi yanaşmalar bil ki anlık, çıkarlık ★ Hazine kapısında birikmiş kalaba, kuyruk, Kimi kurnaz tilki, kimi fare, kimi kıl kuyruk ★ İtin gözü sofrada, kulağı fısıltıda, Bir kemik gelir diye bekler pusuda. ★ Akrep sinsi yürür, zehri kuyruk ucunda, Çakallar geçinirmiş kurtların yamacında ★ Kurt postuna bürünmüş nice korkak siluet, Muktedire rüku eder, ismini koyar "hürmet". ★ Geçim kapısı olmuş eğilip bükülmek Hakdan başkasına rükü ve secde etmek ★ Öylelerini gördüm ki hem ne şahsiyetsiz Münafık, müşrik ve münkirden öte ★ Bir kemik uğruna, nasıl da ürür,
AŞKIN YAŞIMI OLUR
Her geçen gün, hayatın sonuna doğru, koşarken Kimimiz farkındayız kimimiz değil! Sana can veren aşk’sa eğer, saygıyla eğil. Yaşlanmak kader belki… Aşk,lanmak sana bağlı! Aşkın yaşımı olur? Sözde baharda açarmış, çiçekler! Sonbaharda ölürmüş kelebekler! Sevdanın başı, sonumu olur, be gülüm? Aşkın yaşımı olur? Paylaşmaksa bir tas çorbayı. Bir dilim ekmeği, hayat! Tutmadıysa elin bir ahu bakış! Boşa geçmiş bu ömür, heyhat! Varsın bu yaşta olsun, utanma! Gözlerine bak sana bakanın. Elini tut, saçını kokla! Askın yaşımı olur? Bu yollarda ıslanmak da güzel. Bu yaştan sonra deseler ki, sırılsıklam aşık. Bilmezler yağmurdan önce, sana tutulduğumu. Aşk mezara kadar belki! Belki de daha ötesi. Ölümsüzlük dediğin nedir be gülüm? ölümdür belki! Yılmaz Tizgöl/Moskova/15 06 2020
Şiir
Reklam
Ülkem yıkıldı heyhat! Ordugâhım da yandı. Nurullah Genç
Gecə sərsəmləmələrindən...
Günah içində ömrüm, əsən soyuq küləkmiş, Məqam gələr, deyərsən, ölüm nə yaxşı şeymiş... Çəkən qəmi, əzabı, bu sonsuz iztirabı, Sınıq-sökük ürəkmiş. Ürək nə yaxşı şeymiş.. İnanmaz idim, ey can, şirindi gözdəki qan, Biləndə tamı nəymiş, dedim nə yaxşı şeymiş... Rəzalət içrə böylə, batıb gedəndə, söylə, Qəza-qədər beləymiş. Qədər nə yaxşı şeymiş... Həyat yorubsa, heyhat, bürün ağa, uzan yat. Kəfən deyil, bələymiş... Bələk nə yaxşı şeymiş... İlqar Fəhmi
Edebiyat
Yenilgiler bir tufan gibi çöktü üstüme. Ülkem yıkıldı heyhat! Ordugâhım da yandı. Köleleri her akşam duman kıldı gözlerin, Başıma tâc ettiğim padişahım da yandı Nurullah Genç
1000Kitap
Gafîl olma yâr
“Âgâh ol ki heyhât, o kalbi şikeste bîçârenin, Menzil-i evvel û âhiri dergâh-ı İlâhîdir.”
Duygu ve Düşünce
Reklam
Reklam