Arkadaşımın kitaplığından ödünç aldığım kitap.. Aslında kitabı okumaya başlarken dili ağır mı anlar mıyım diye düşündüm. Akıcı ve anlaşılır olması çok hoşuma gitti. Zira dili ağır olan kitaplardan bilmediğim kelimeler fazla olunca ne okuma şevki kalıyordu bende ne de kitabı bitirme isteği. Kadın olmanın, mücahide olmanın dindeki yeri ve önemini anlatıyor kitap.. Okuduktan sonra bana çok çok şeyler kattı.İlim kattı.. Bilmediğim ya eksik ya da yanlış bildiğim çoğu şeyi öğrendim diyebilirim..
Kitabı okurken - kitabın ortalarına geldiğimde - almaya başladığım notları buraya koyuyorum..
*Kolay kolay bir kadın, kaynanasına veya kaynatasına hizmet etmekten bıktığını söylemez. Asıl şikayet konusu, büyüklerin kendilerine sunulan hizmeti yasal bir hak gibi görüp teşekkür etmeyi gerekli görmeyişinden kaynaklanır. - bunu hayatın her köşesinde yok mu aslında! Teşekkür etmiyoruz, minnet etmiyoruz yapılan yardıma ya da iyiliğe karşı.. Bu da tahammülsüzlüğü, isteksizliği ya da boş vermişliği beraberinde getiriyor.-
* Teşekkürü gerek görmemenin zamanla zulmü mubah görme sonucu da oluşmaktadır.
* Anne babanın hizmet ihtiyacının karşılanmaması eğer gelinlerin rızası ile olabiliyor, onlar da bunu teşekkür ile takdir ediyorlarsa bu muazzam bir nimet olarak şükür gerektirecek bir durumdur.
* Erkek, kendisine ait bir görevi kimseye yükleyemez.
* Nikah akdi esnasında böyle bir özel kural üzerine ittifak sağlanmadığı sürece, kadına evinde ikinci kişilerle yaşama mecburiyeti getirilemez. Talak süresinin 6. ayeti evlenilen kadınlara özel ev verilmesini açıkça emretmektedir.
* Bin hata ederiz ama bir kere dinimizi kendimize göre şekillendirme gafletine düşemeyiz.
* Yaşlı ana babalar da , yaşadıkları zamanın onların çocukluk zamanı olmadığını, kimsenin çocuğunu kendine hizmetçi tutmadıklarını,
Eğer insanları dış görüntüleri ile değerlendirip iyilik ya da kötülük kararı verirsek ambalaja bakarak muhtevaya karar vermenin ötesine gitmemiş oluruz
Ölçü, kadınlık veya erkeklik değil Allah yolunda çaba gösteriyor olmaktır. Bir başka kanun da, herkesin yaratıldığı gücü ile sınırlı bir yükümlülük taşıyacağı gerçeğidir.
Günlük koşuşturmanın ardından okurken dinleneceğim kitaplardan biriydi sanırım. Kitabın akıcılığını çok sevdim zira bana bir şeyler kattığını da söyleyebilirim. Lakin aklıma takılan küçük bir konu kaldı.. Onun dışında yazarın tel cümlesi kaldı aklımda altını Çizdiklerim ve not ettiklerimin dışında " Mutluluk hikayedeki karakterlerle arkadaş olmaktır." diye . Aslında Seyyah ve Fesleğenin birbiriyle olan muhabbetini çok sevdim.. Lakin Fesleğen yaşına göre oldukça olgun bir hava sezdirdi bana..