9/10
·212 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
Vermeyince Mabut rivayet olunur ki , sultan ikinci Mahmut, tebdil gezdiği bir ramazan gününde Üsküdar’da mücerret bir kunduracının boş örse çekiş vurarak her hamlede “Tıkandı da tıkandı” dediğine şahit olmuş. merak saikiyle içeri girip bunun sebebini sormuş. Adamcık anlatmış: - Bir gece rüyamda gördüm.Çeşmeler vardı bazılarından şarıl şarıl sular akıyor bazılarından sızıyor bir tanesi de şıp şıp damlıyordu. O sırada bir pir-i nurani belirdi. Ona bu çeşmeleri sordum. “Şu şarıl şarıl akanlar padişahımızın talihidir. Sızanlar devlet erkanından filanca paşaların ve falanca zenginlerin talihleridir. Şu damlayan da senin talihindir deyip kayboldu. Yerden bir çöp aldım ve benim talihim olan çeşmeye yaklaştım. Çöple biraz kurcalayıp lüleyi açmaya çalıştım. Ah, ellerim kırılsaydı! filvaki çöp kırıldı ve artık o eski damlalarda damlamaz oldu. O günden sonra müşterim kesildi kazancım bitti. İflas ettim bu hale geldim. Şimdi de talihimden şikayet ile “tıkandı da tıkandı” zikri ile boş örsü dövüyorum. Padişah kendini aşikar etmez ve saraya dönünce adamın söylediklerini tahkiki memur gönderir. Meğer adamcağız herkes tarafından “Tıkandı baba” diye tanınmakta ve nasipsizliği ile bilinmekteymiş. O kadar ki çeşmeden su doldurmaya gitse çekmeyi bir kurbağa tıkar bir mal almak için pazara uğrasa ona sıra gelmeden mal bitermiş. Sultan mübarek ramazan ayında garibi sevindirmek ister ve bir tepsi baklava yapılmasını her dilimin altına da bir sarı altın konulmasını emreder. Sonra, tepsiyi bir zengin konağından iftarlık geliyormuş gibi gönderir. Nasipsizlik bu ya; tıkandı baba bir tepsi baklavayı bir iftarda yiyip bitirmek yerine satıp parasıyla birkaç gün iftar etmeyi düşünerek tepsiyi pazara çıkarmış. Padişah durumu öğrenip üzülmüşse de niyetine sadakat ile aynı minval üzere ertesi gün nar
İki Dirhem Bir Çekirdekİskender Pala · Kapı Yayınları · 202017,7bin okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2026 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 19:23
Senin için inceleme yazmayı tercih ediyorum Bartleby. Yazarın kaleme aldığı avukatın 3 katibi vardır (Zencefil ,Kerpeten, Hindi) 4.sü ise Bartleby'dir. Bartleby işe alındığı ilk günlerde çok iyi bir çalışandır, işvereninin ilgisini ve sempatisini kazanır fakat çok zaman geçmeden, verilen her iş için"yapmayı tercih etmiyorum", "gitmemeyi tercih ederim" benzeri eylemden uzak olan bu tercih etmek ve etmemek kalıplarını kullanmaktan başka hiçbir şey yapmaz (-Sayende tercih ediyorum ve etmiyorum dediğimde hep aklımda olacakmışsın gibi hissediyor ve geriliyorum sayın Bartleby-) ve durum böyleyken patronunun ofisinde konaklamaya da başlamıştır. Çok nazik, dürüst ve yalnız biridir Bartleby ve patronu onu kovmak istese de yapamaz ve garip olan şudur ki aslında onu kovmak için elinde onca sebep varken içten içe bunu yapmak da istemiyordur. Artık bir gün onu kovması gerektiğinde karar kılıp bunu yapar ama bu sefer de "gitmemeyi tercih ediyorum" şeklinde bir yanıt alır. Koskoca avukat bu adamı işten çıkaramadığı için çeşitli bahaneler sunarak ofisini taşıması gerektiğini söyler ve bu şekilde Bartleby ile yollarını ayırır. Daha sonra eski ofiste kalan Bartleby'den sonradan oraya gelen herkes rahatsız olur onu son tanıyan kişiye de bu hususta ulaşırlar ve bu rahatsız edici adamla ilgili ne yapabileceklerini anlamak isterler tabii yardımcı olamaz eski patron çünkü o da onun hakkında hiçbir şey bilmiyordur. Hikayenin sonunda polise teslim edilen Bartleby The Tombs'a nakledilir. Onu ziyarete gittiğinde hiçbir şey yemediğini anlar ve para karşılığında iyi yemekler yapan bi aşçıbaşına emanet edip gider, ikinci ziyaretinde ise bahçede koca duvara karşı uzandığı sanılan Bartleby'e yaklaştığında artık nefes almadığını anlamıştır. Kısacık ama hem çevirisiyle, hem sonuyla, hem de biraz da
1000Kitap
Katip BartlebyHerman Melville · Kızıl Panda Yayıncılık · 202115,5bin okunma
Reklam
Pintilerde diz çöker, tövbe eder. (Nihat doğan neden geldi aklıma
Puan vermedi·190 syf.··
Beğendi
·
2025 58. kitabı
Charles Dickens Bir Noel Şarkısı Scrooge denen herifi öyle bir anlatmış ki adamın pintiliği arşa değmiş resmen. Noel gecesi gelen o hayaletler sayesinde feleği şaşıyor tabi. Adam başta korkudan ne yapacağını şaşırıyor ama geçmişi geleceği derken sonunda hatasını anlayıp pamuk şeker gibi oluyor. Kitap aslında biraz insan olmayı hatırlatıyor ama bunu o mistik havayla süsleyip önümüze koymuşlar. Neyseki Scrooge'un o eski aksi hallerinden kurtulup herkese hindi dağıtmasına kadar sabredebildik. Güzel ders veriyor ama adamın aklını aldılar resmen.
Edebiyat
Bir Noel ŞarkısıCharles Dickens · Bilgi Yayınevi · 202011,3bin okunma
Yalnız Yaşarken Hindi Pişirebilmek
8/10
·496 syf.··
2026 6. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2026 20:32
(Bu bir inceleme değildir. Spoiler içerebilir.) Ben yalnız yaşamaya bayılıyorum. Yalnız yaşamaya başladığımdan beri yıllardır ihtiyaç duyduğum şeyin ve çok kısa sürede bu kadar değişebilmemin itici gücünün bu olduğuna inanıyorum. Asako Yuzuki’nin Terayağı kitabını okudum. Konusu biraz karman çorman olsa da, okurken sanki yazarın kafasındaki tüm fikirleri incecik bir bağlantıyla bir araya getirip servis etmiş gibi bir izlenim verse de, benim dikkatimi en çok çeken şey, görünür olan konudan çok bu ‘yalnız’ yaşamaya çalışma mevzusuydu. Rika onca yıl evinde bir canın sıcaklığı olmadan yaşadıktan sonra, kitaptaki olayların sonucunda bu konudaki bakış açısını değiştiriyordu. “Ansızın burası gibi geniş bir dairem olsun istedim. Yok aslında, büyüklükten ziyade tek başına kalmanın mümkün olduğu odaları bulunan bir daire istiyorum. Evdekilerin mahremiyetine saygı gösterebileceğim bir ortam…” (sf. 372) Bu alıntıyı okuduğumda gülümsedim çünkü bana Boşluğun Güncesi kitabındaki şu alıntıyı hatırlatmıştı: (İngilizcesini eklemiştim o yüzden bu şekilde yazıyorum) “Maybe that’s what making a family is all about: creating an environment in which people make space for one another—maybe without even trying, just naturally, to make sure that nobody’s forgotten.” Evdekilerin mahremiyetine saygı gösterebileceğim, onlara kendileri olabilecekleri bir alan yaratabileceğim, bunu yaparken kendi yalnızlığımın getirdiği bunalımdan da zaman zaman uzaklaşabileceğim bir ortam. Bir sığınak. İnsanların evlenip çocuk yapmalarının, bu yöntemle bir aile kurmalarının sebebinin aslında zaman zaman gelen bu bunalımdan ve gelecek kaygılarından kurtulmak için bildikleri tek yolun bu olmasından dolayı olduğunu düşünüyorum. Ancak bana göre nasıl ki uzun süre yalnız yaşamak insanda bunalıma sebep
TereyağıAsako Yuzuki · İthaki Yayınları · 2025421 okunma
8/10
·50 syf.··
2025 52. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mart 2025 19:05
Bir cümle üzerine inşa edilen varoluş hikayesi: Yapmamayı tercih ederim! Bartleby, kendi içimizde barındırdığımız, hepimizin içinde inatla yaşamaya devam eden, tuhaf kinik anti-kahramanın yazıya gelmiş, söze dökülmüş halidir. yayımcıların kendisinden istedikleri popüler ürünler yazmamasından anlaşılan o ki hikayede anlatmak istediği kendisidir. Toplum dışı varlığı simgelemektedir bu Katip Bartleby ve dolayısıyla etrafımızdaki insan şablonundan büyük ölçüde sapmıştır. Bartleby ve hikaye anlatıcısının karakteri çok enteresandır. Mesela hikayedeki diğer katiplerin takma isimleri vardır: hindi, zencefilli kurabiye ve kıskaç. Ama Bartleby karakteri anlatıcı için o kadar önemli ve diğer insanlardan o kadar ayrıdır ki hikayede ona kendi ismiyle yer vermiştir. Bu çok önemli. aslında sapma olarak görünen bu karakteri diğer insanlardan üstün tutmak istemiştir. çünkü gündelik yaşamın getirdiği gerekliliğe karşı gördüğü bu direniş karşısında adeta büyülenmiştir. Hikayeyi anlattığı esnada Bartleby karakterini çözmeye ve ona nasıl yaklaşması gerektiğini bulmaya çalışırken büyük bir empati içine girmiş, onu çözmek için çoğu yerde kendisine de öz eleştiri yapmış bazen de kendi karakteri ile ilgili samimi itiraflarda bulunmuştur. Harikulade bir davranış bu. Takma isimle tanıdığımız diğer katiplerin karakterini çok çabuk çözmüştür. Çünkü o tipler her yerde bizimleler, çok tanıdık. Öğleden önce nasıl davrandıklarını, öğleden sonra ne yaptıklarını, giyim tarzlarından davranışlarını, iş disiplinlerini şıp diye çözüp sunmuştur masamıza. Çünkü onlar dışarıda gördüğümüz insanlarla aynıdırlar. Çözülmesi kolay ve dolayısıyla, tabiri caizse nabza şerbet verip her işi yaptırabileceği insan tipidirler. Herman Melville
1000Kitap
Katip BartlebyHerman Melville · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202215,5bin okunma
7/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2025 01:27
Ünlü klasik "Moby Dick" in yazarının Herman Melville kısa romanıyla karşınızdayım. Kitap boyunca sinir krizi geçirmeye, kalbinizin sıkışmasına ve ruhunuzun daralmasına hazır olun. Zaten yazarın dili, anlatımı kendini kanıtlamış olduğundan, mükemmelliğine değinmeyeceğim efendim. ( Kitapta çok kullanıyor bu kelime dilime yapıştı efendim ) Romanımız Wall Street'te geçiyor. Bir katiplik bürosunda ilginç şeylere tanık oluyoruz. Patronun yanında çalışan 'Hindi', 'Kıskaç' ve 'Zencefilli Çörek' - bunlar çalışanlara takılan lakaplardır efendim- yetersiz geldiğinden patron bir katip daha işe alır. Katip Bartleby... Kimdir necidir, nerden gelmiştir hiçbir şey bilmediğimiz bu karakterin insanı çok çaresiz hissettirmesine tanık olacağız. Zira adam işinde iyidir ama bir süre sonra hiçbir şey yapmamaya başlar. İş verirler yapmaz, soru sorarlar cevaplamaz, kovarlar gitmez... Patronun yaşadığı sinir harbini de okurken yaşayacaksınız. Bir sürü olay yaşanıyor ama patron, katipten kurtulamıyor. Bürosunu taşıyıp gidiyor. Katip de orada öylece kalıveriyor. Bu kısımlarda insanın merhamet duygusuyla oynamış yazarımız. İhtiyacı olan birine yardım etmek için sınırlar ne kadar zorlanabilir onu gözler önüne sermiş. Anlatım ve hikaye sizi içine çekecek. Sonundada o hapishane duvarına yaslanmış uyuyan kişiye bakan siz olacaksınız.
Katip BartlebyHerman Melville · Can Yayınları · 201915,5bin okunma
Reklam
Reklam