"İnsanları baskı altında tutmak, kalıcı olan tek felsefedir. Korkudan ve kölelik düzenine duyulan saygıdan kaynaklanan o teslimiyet var ya, azizim," dedi Marki ve tavana bakarak devam etti. "Şu çatı, başımızın üzerinde durarak gökyüzünün içeri girmesini engellemeye devam ettikçe, köpekler de kamçıya itaat etmeyi sürdürecektir."
Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı hem aptallık, hem inanç devriydi hem de kuşku, aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi, hem umut baharı hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu. (s.13)
- Din bilgileri okutalım da
şu bozuk ahlakımız düzelsin
(Sanki kendi ahlaklarında din ile
düzelecek taraf kalmış gibi)
Dünyanın neresinde bir gerilik varsa
dört elle sarılıyorlar. Hür ve efendi
bir milletin içinde yaşadıklarını unutup uşaklara dalkavukluk ediyorlar.
Ankara’nın bir camisinde beş on ihtiyar
bir hacı babanın eteğini öpünce utançlarından yere geçecekleri yerde
sinsi ve memnun gülümsüyorlar.
Çünkü onların kanaatlerince,
bu millet ne kadar uyuşturulursa,
kendi hak edilmemiş ekmeklerini
o kadar emniyetle yiyeceklerdir."