71. Erkek dişi bütün müminler birbirlerinin dostlarıdırlar: iyiyi emreder, kötüden yasaklarlar, namazı dürüstçe kılarlar, zekatı verirler, Allah ve peygamberine boyun eğerler. İşte bunları, Allah yarın rahmetiyle bağışlayacak... Çünkü Allah aziz, hakimdir.
72. Allah, mü'minlerin erkeğine, dişisine, altından ırmaklar akar cennetler vaad buyurdu... İçlerinde sonsuza kadar kalacaklar. Hem de Adn cennetlerinde hoş hoş evler... Allah'ın bir tek hoşnutluğu ise hepsinden büyük. İşte elde edilecek asıl büyük şey de budur.
Dünya gafillerin yanında tatlı ve yeşilliktir; akılı kimselerin yanında ise bir lâşedir. Dünya, nefsin nazarında tatlı ve hoş iken, kalp ehlinin nazarında pis bir leştir. Dünyanın hoş ve tatlı olarak adlandırılması, ondan sakındırmak; pis leş diye isimlendirilmesi ise ondan tiksindirmek içindir. O halde sakın tatlılığına aldanarak onun tuzağına düşme. Zira bu tatlılığın sonunda mutlaka acı vardır.
67. Münafıkların erkekleri de, kadınları da birbirlerinin aynısıdırlar; hoş olmayan şeyleri emreder, iyi ve hoş şeylerden yasaklarlar ve ellerini sıkı tutar/ cimrilik yaparlar. Allah'ı unuttular da, Allah da onları unuttu. Gerçekten münafıklar hep fasıktırlar.
68. Allah, münafıkların erkeğine, dişisine ve bütün kafirlere, sonsuz olarak cehennem ateşini vaad buyurdu (!) o onlara yeter. Allah, onları rahmetinin alanından uzaklaştırdı. Ve onlar için devamlı bir azap var.
“Dünyada açık yüreklilikten zor ve övmeden kolay bir şey yoktur. Açık yüreklilikte yüzde bir değerinde bile olsa, bir nota falsolu oldu mu, uyumsuzluk hemen fark edilir; övmede ise baştan sona bütün notalar falsolu bile olsa, yine de kulağa hoş gelir, zevkle dinlenir. Övgü ne kadar kaba olursa olsun, yine de en azından yarısı övülene gerçek gibi gelir ve bu toplumun her katmanında böyledir.”
Vahşi doğa, değerini kanıtlamak, “kontrolünü” göstermek, karakterini ispatlamak, görsel olarak daha hoş, mali olarak daha değerli olmak için, biçimin dövülmesine asla rıza göstermez.