Hasan

Hasan
@hsanibis
6 okur puanı
Temmuz 2017 tarihinde katıldı
Ayrılık
"Vebanın başında, yitirdikleri varlığı gayet iyi anımsıyorlar ve üzüntü duyuyorlardı. Ancak, sevilen kişinin yüzü, gülüşü, sonradan mutlu olduklarını anladıkları herhangi bir günü kesin bir şekilde anımsasalar bile, tam bunları düşündükleri anda ve bundan böyle, iyice uzak yerlerde o kişinin ne yapıyor olabileceğini çok zor hayal ediyorlardı. Sonuçta, o sırada bellekleri yerinde duruyor ama hayal güçleri yetersiz kalıyordu.Vebanın ikinci döneminde belleklerini de yitirdiler. O yüzü unuttuklarından değil, onun tenini yitirmişlerdi, onu artık içlerinde hissetmiyorlardı, bu da unutmak anlamına geliyordu. Ve ilk haftalarda, aşklarıyla ilgili ellerinde gölgelerden başka bir şey kalmamasından yakınmaya eğimliyken, sonradan, anılarda kalmış en ince renk bile kaybolunca bu gölgelerin daha da uçucu olabileceğini fark ettiler.Tüm bu ayrılık döneminde bir zamanlar kendilerine ait olan bu yakınlığı artık hayal edemiyorlar, her an elinin altında olabilen bir varlığın hemen yanı başlarında bir zamanlar nasıl yaşayabildiğini düşünemiyorlardı artık." bu açıdan bakıldığında onlar da Vebanın düzenine ayak uydurmuşlardı.
Sayfa 181·Kitabı okudu
İlişkiler
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Ben keyif aramıyorum. Tanrı'yı istiyorum, şiir istiyorum, gerçek tehlike istiyorum, özgürlük istiyorum, iyilik istiyorum. Günah istiyorum." "Aslında," dedi Mustafa Mond, "siz mutsuz olma hakkını istiyorsunuz." "Öyle olsun," dedi Vahşi meydan okurcasına, "mutsuz olma hakkı istiyorum."
Sayfa 238·Kitabı okudu
Bir sarhoşluk içindeydim, son paralar da uçup gittikten sonra bir kadının içine kendimi bırakmış gibi bir hafifleme hissettim, neredeyse uçacak gibiydim, daha önce hiç bilmediğim bir özgürlüktür bu. Sokak, gökyüzü ve evler sahip olma, birbirine ait olma duygusunun yepyeni bir haliyle karışıp içime doluyordu: Daha önce hiç bir zaman, varoluşumun en hararetli anında bile bu şeylerin gerçekten var olduklarını, yaşıyor olduklarını, onların ve benim varoluşlarımızın bir ve aynı olduğunu, bütün olarak da sadece sevgiyle kavranabilen, sadece kendini teslim edenin kucaklayabileceği o büyük ve muhteşem, mutluluğuna doyulmayan yaşam olduğunu böylesine güçlü hissetmemiştim.
Sayfa 66·Kitabı okudu
Felsefe
"Gözlerim gayri ihtiyari dükkan tabelalarını okuyordu. Bir an içimi nereye gittiğimi görmek için dönüp bakmak isteği kapladı. Bu zihnin son meydan okumasıydı."
Sayfa 75·Kitabı okudu