Bu kitabı uzun süre önce duymuş fakat fırsat bulup okuyamamıştım. Psikolog Zehra Hanım Ekim ayı kitabı olarak Akış’ı seçtiğini duyurunca bu fırsatı artık değerlendirmem gerektiğini düşündüm. Bu kitap için hızlı bir okuma yaptım. Çok teknik gelen yerleri atladım ama kendi “Akış” maceramı içinde bulmaya çalıştığım zamanlar oldukça keyifliydi. Şimdi içeriğine biraz bakalım:
“Akış, insanların bir etkinliğe, kendilerini başka hiçbir şeyi umursamayacak kadar kaptırmalarıdır; bu yaşantı kendi başına öyle zevklidir ki insanlar sırf o etkinlikte bulunmak için büyük bir bedel bile ödeyebilirler.”
“Kendimizi birbirimizden ve çevreden ayırmayı nasıl öğrendiysek, şimdi de zor kazandığımız bireyselliğimizi yitirmeksizin çevremizdeki diğer varlıklarla yeniden birleşmeyi öğrenmeliyiz. Gelecek için en fazla umut vaat eden inanç, bütün evrenin öğelerinin ortak yasalarla birbirine bağlı bir sistem olduğunu ve doğayı dikkate almaksızın hayallerimizi ve arzularımı ona dayatmamızın anlamlı olmadığını fark etmek üzerine kurulu olabilir. İnsan iradesinin sınırlarını kabul ederek, evrende hükmedici değil, işbirlikçi bir rol üstlenerek, sonunda evine dönen bir yolcu gibi rahatlayacağız. Bireyin amacı evrensel akışla birleştiği zaman anlam sorunu çözülmüş olacak.”
“Ancak, mutluluğa, onu bilinçli bir biçimde arayarak ulaşamayız. J.S. Mill, ''Kendinize mutlu olup olmadığınızı sorun, mutluluğunuz sona erer'' demişti. Mutluluğu doğrudan arayarak değil, yaşamlarımızın iyi ya da kötü her ayrıntısına kendimizi tamamen vererek bulabiliriz. Avusturyalı psikolog Viktor Frankl, ‘İnsanın Anlam Arayışı’ adlı kitabının önsözünde bu düşünceyi çok güzel özetlemiştir: "Başarıyı hedeflemeyin- başarıyı hedeflediğiniz ve hedef seçtiğiniz ölçüde ıskalarsınız. Çünkü mutluluk gibi başarının da peşinden gidilmez, o