Olağanüstü Bir Gece, yirminci yüzyıl dünya edebiyatının en büyük psikolojik tasvir ustalarından Stefan Zweig’ın, burjuva ahlakının yapaylığını, yabancılaşmayı ve bir insanın kendi konfor alanından sıyrılarak hayata ve insana dokunma anını muazzam bir içsel dönüşüm hikayesiyle ele aldığı sarsıcı, derinlikli ve edebi değeri çok yüksek bir başyapıttır. Eser; Viyana’nın seçkin tabakasına mensup, maddi kaygılardan uzak ancak hayata karşı tüm heyecanını ve hislerini kaybetmiş, mutlak bir kayıtsızlık içinde yaşayan soylu bir adamın, pazar günü gittiği at yarışlarında anlık bir dürtüyle işlediği küçük bir suçun ardından hayatının nasıl tamamen değiştiğini merkezine alır. Zweig; sıradan bir suçluluk psikolojisi kurgulamanın fersah fersah ötesine geçerek, hissetme yetisini kaybetmiş modern insanın düştüğü o varoluşsal boşluğu ve ardından gelen o kontrol edilemez yaşama arzusunu adeta bir psikiyatrist titizliğiyle masaya yatırır. Kitap; suçluluk duygusunun insanı nasıl hayata bağlayan bir itici güce dönüştüğünü, toplumsal maskelerinden soyunan bir adamın gecenin karanlığında, sokaklardaki "aşağılanan" insanlarla kurduğu o derin ruh ortaklığını harika bir vizyonla sunar. Yazarın o son derece akıcı, insanın boğazını düğümleyen, her satırında entelektüel sancıyı ve ruhsal uyanışı en üst düzeyde hissettiren lirik ve keskin dili; okuru vicdan, empati, burjuva ikiyüzlülüğü ve "yaşamak" eyleminin gerçek anlamı üzerine derin bir muhasebeye davet eder.