❝Didn’t I tell you,
Do not leave me for I am your only friend,
I am the spring of life.
Even if you leave in anger for thousands of years,
You will come back to me for I am your goal and your end.❞
— Rûmî
...Öncelikle sevmek elimden gelmezdi, çünkü bence sevmek zulmetmek, manen üstün olmaktı. Ömrüm boyunca başka türlü aşk düşünemedim. Hattâ şimdi, bazen, sevginin, sevdiğimizin bize gönül rızasıyla kendini hırpalatmak hakkını bağışlamasından ibaret olduğunu sanıyorum. Yeraltı hayallerimde aşkı mücadeleden başka şekilde göz önüne getiremedim.
Ah, şu kendini beğenmiş tipler! Böbürlene böbürlene sana nasihatler vermeleri! Şu anki durumumun iğrençliğini ve pisliğini en az kendileri kadar bildiğimi bilselerdi, o koca dillerini sallamaktan vazgeçerlerdi. Bana bilmediğim ne söyleyebilirler ki? Benim sorunumla ilgili ne bilebilirler ki?
Benim beklediğim aşk başka, dedi. O büsbütün mantıkların dışında, tarifi imkansız ve mahiyeti bilinmeyen bir şey, sevmek ve hoşlanmak başka, istemek bütün ruhuyla, bütün vücuduyla her şeyiyle istemek başka! Aşk bence bu istemektir.