"Kur'an-ı Mübin, yirmi senede hâcetlerin mevkileri itibariyle necim necim olarak, müteferrik parça parça nüzul ettiği halde, öyle bir kemal-i tenasübü vardır ki, güya bir defada nâzil olmuş gibi bir münasebet gösteriyor. Hem o Kur'an, yirmi senede, hem muhtelif, mütebayin esbab-ı nüzule göre geldiği halde, tesanüdün kemalini öyle gösteriyor; güya bir sebeb-i vâhidle nüzul etmiştir. Hem o Kur'an, mütefavit ve mükerrer suallerin cevabı olarak geldiği halde, nihayet imtizac ve ittihadı gösteriyor."
sen her bir eserde müessirin azametini görmek istiyorsun; fakat, haricî olan mânâları zihnî mânâlarda arıyorsun. esmâ-i hüsnâ'nın her birisinde bütün esmânın şuââtını görmek istiyorsun. her bir latîfenin zevkiyle bütün letâifin zevklerini zevketmek istiyorsun. her bir hisse tâbi olan işleri ve hâcetleri îfâ ederken, bütün hislerinin işlerini beraber görmek istiyorsun. bundan dolayı evhâma ma'rûz kalıyorsun.