Hiç de bu kadar arz-ı neşât etmezdin sen
Gel bir daha gül handene kurban olayı ben
( Hiç de bu kadar mutluluk göstermezdin sen
Gel bir daha gül, gülüşüne kurban olayım ben)
Denilir ki edep kamil mü'minin ruhudur, mayasıdır. Belki de şair o sebeple şu beytini söylemiştir:
Ehl-i irfan arasında aradım kıldım talep,
Her hüner makbul imiş , illa edep illa edep...
Tevkif olunduk, İstiklal Mahkemesine verildik. Milletin istiklalini kurtaranların, bu muvaffakiyetten sonra İstik-lal Mahkemesinde muhakemeleri ne garip cilvelerdir. Buna eskiden olsa, cilve-i Rabbani derlerdi, şimdi acaba Cumhuri-yet cilvesi mi demeli?
Milli emeller şahıslarla ölmeyeceğinden, millet hayatının şahıslar gibi fani olmaması için, mevki-i iktidarın yalnız bugünü değil, istikbali de hazırlaması büyük mes'uliyetdir.