Batı tek taraflı politikalarını hayata geçirmek için baskı yaptığında Çin ve Rusya birbirine yaklaşıyor. Biri Ortodoks, diğeri Budist-Konfüçyanist iki farklı toplum. Lübnan'da Hizbullah ile Hristiyanlar İsrail'e karşı birleşiyor. Pasifızmin ve barışın sembolü olduğu söylenen Budist rahipler, Myanmar'da Arakan Müslümanlarına karşı katliam çağrısı yapıyor. Afrika'nın en fakir ülkeleri Fransa gibi eski sömürgeci ülkelerden kurtulmak için Rusya'ya yanaşıyor. Latin Amerika ülkeleri Amerikan baskısına karşı İslam ve Afrika ülkeleriyle stratejik ittifaklar kuruyor. Afrika' nın Hristiyan toplumları Batı'dan gelen LGBT kültürünün yayılmasına karşı şiddetli tedbirler alıyor.
Sayfa 151
Kafam allak bullak olmuştu. Rüyada mıyım yoksa? Gerçek miydi gördüklerim? Yoksa bir polisiye veya casus filmi miydi gördüğüm? İbrahim'e ne diyeceğim? Ona gerçeği söyleyecek miydim? Gerçeği saklayıp hiç olmamış bir şey mi söylemeliydim? Kafam düşüncelerden, sorulardan zonkluyordu. Derken İbrahim'in arabası geldi. Yaklaşınca etrafa baktım, boştu. Ağacın arkasından çıkıp arabaya bindim. Arabayı ana yola çıkmak
Sayfa 258 - Ekin y.1.baskı.Nisan 2024 İstanbul·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Reklam
İbrahim{as} bereketi Kıst şehrini de kuşatmıştı. Halil İbrahim sofrası dolup taşmaktaydı. Günümüz misafirsiz geçmiyordu. İbrahim'e{as} bir isim daha verilmişti: "Ebul Edyaf" yani misafirler babası.
Sayfa 57·Kitabı okuyor
Din
Heidegger, meslektaşı Karl Jaspers'e yazdığı bir mektupta "Üniversitedeki profesörlerle vakit geçirmek gibi bir arzum asla yok…" der ve ekler: "Köylüler çok daha uyumlu, hatta daha ilgi çekici insanlar." Akademik felsefe, dar bir jargonun içine hapsolmuş, ego savaşlarının ve kıskançlıkların muharebe alanı hâline gelmiş kurak, çorak bir yerdir. Buradan iyi akademik tezler çıkabilir ama düşünce çıkmaz. Varlık arayışımıza ve düşünce yolculuğumuza rehberlik etmesi gereken temel sorular burada sorulmaz. Sorulsa bile bunların manası kavranmaz. Amaç fikir işçiliği, derin tefekkür ve düşüncenin asaletine sadakat değil, akademik ünvan almaktır. Ünvan peşinde koşanlar tefekkürün ne olduğunu kavrayamazlar.
'Ey ateş, serin ve selamet ol! (Kur'an, 21/69) Yani İbrahim'i selametli tut, onu yakma.' Bundan sonra ateş bağ ve bahçe oldu; gül gülistan oldu; reyhan oldu. Bülbüller her ağacın üzerinde ötmeye başlayıp yüce yaratıcıyı tespihe durdular. Böylece İbrahim havadan yere indi. Yere indiği vakit mübarek dizlerinin dokunduğu yerden iki ırmak çıktı; çağıldayarak o bağın etrafında cevelan edip akmaya başladı. Bundan sonra Cebrail cennetten hulle getirip İbrahim'e giydirdi.
I. Bâvezid döneminde babası zamaninda devletleştirilmis toprakları sahiplerine geri verildi. Candarlı ailesi de topraklarını geri alanlar arasındaydı. Bu dönemde Çandarlı ailesinin itibarı iade edildi. Devlet hizmetinden uzaklaştırılmış Çandarhlar. memuriyetlerde yeniden vazife yapmaya başladı. Çandarl Hali Pasa'nın oğlu İbrahim Paşa, 1498-1499'da II. Bâyezid'e veziriazamlık yaptı. I. Bâyezid, babasnın el koyduğu Çandarl ailesinin mallarını da iade etti
Reklam
Reklam