10/10
·288 syf.·
2026 1. kitabı
Aslında “Mavi Saçlı Kız” adlı kitap, iki belki de üç yıldır kitap listemdeydi. Okunacaklar arasında duruyor, hep “sonra”ya bırakıyordum.Elime aldığımda ise bu kadar ağır, bu kadar kalıcı bir his bırakacağını tahmin etmiyordum. Burçak Çerezcioğlu’nun daha çocuk yaşlardan itibaren yazmaya başladığı günlüğünden oluşan metinler, kız çocuğunun hayat neşesini, samimiyetini ve en önemlisi yakalandığı ağır hastalığa karşı hayata sımsıkı tutunmasını ve mücadelesini ele almaktadır. Bu bağlamda kitap, allı pullu kelimelerle süslenmiş kurmaca bir kitap değil, yaşanmışlımları içermektedir. En zoru da; doğum gününe 4 gün kala hayata gözlerini yummuş bir kızın, anılarına şahit olmak hiç kolay olmadı. İçim yoruldu, sessizce benliğimde bir ağırlık yaptı. Kitabın son sayfasını okurken; artık bana kalan yalnızca üzüntü değil, hayatın hiçte adil olmadığıdydı. Ayrıca sahip olduklarımızın farkına vararak ve şükrederek yaşamanın ne kadar önemli olduğu idi. Hayat çok kısa. Ve sen Burçak, iyi ki vardın. Kısacık ömründe geriye bizlere bıraktığın bu kelimelerin, cesaretin ve özgürlüğüne düşkün halinlerinle senden bize bir parça emanet edip oka tanıklık etmek canımı yaksa da, çok kıymetli. Huzurla uyu.
Mavi Saçlı KızBurçak Çerezcioğlu · Yapı Kredi Yayınları · 201613,7bin okunma
8/10
8/10
·344 syf.··
2025 163. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2025 11:37
Bu kitap birinci kitabın bir tık altında kaldı ama yine çok sevdiğimi söylemeliyim. İlk kitaptan tanıdığımız Olivia’nın en yakın arkadaşı Erin aslında hayatı çok güzelmiş gibi görünen ,kendi istediği dışında insanları mutlu etmek için herşeyi yapan bir kadın.Ailesinde ciddi sorunlar var ve evdeki tüm sorumluluk onda.22 yaşından beri Will’in çapkın kardeşi Branden’a aşık ama Branden kesinlikle ciddi bir ilişki istemediği için ,her ne kadar hoşlansa da kızı kendinden itiyor ve yakın bir arkadaşı Rob ile birlikte olmasına sebep oluyor. Aradan 4 yıl geçiyor ve Branden eve geri dönüyor.Erin Rob ile nişanlı ama hala çok mutsuz ve bir sürü sorunla boğuşuyor.Konu klişe ama yazar gerçekten çok güzel ve akıcı işliyor konuları o yüzden hiç sıkmıyor.3 lü bir ilişki gibi görünüyor ama tam olarak öyle de değil.Okuyunca anlarsınız spoiler vermiyim. Hikayeyi okudukça hem üzüldüğüm, hem kızdığım yerler oldu.Erin gerçekten çok yoruldu kızcağız.Kimseyi üzmiyim derken,hem kendinden verdi.Ben biraz eski halime benzettiğim içim ekstra bağ kurdum sanırım Sonuç olarak yazarı kesinlikle öneriyorum arkadaşlar Puanım 8!
#çevirigiller
Drowning ErinElizabeth O'Roark · Elizabeth O'Roark · 04 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·152 syf.··
2024 34. kitabı
Platonov ile tanışmama vesile olan kitap Can.. Esasında dünya da kendisi ile çok geç tanışmış çünkü yazıları zamanın yöneticisi Stalin tarafından yasaklananlar arasında yer aldığından yazıldıktan 40 sene sonra yayımlanmış.. Nasıl yasaklanmasın valla kominizmi ince ince eleştiriyor yapıtında.. Kitabın konusuna gelince.. Şu an ki Türkmenistan-Özbekistan sınırları içinde açlıkla sefaletle savrulan halka yine o halkın içinden çıkan fakat Bolşevikler tarafından büyütülen, Moskova üniversitesinde öğrenim gören, annesi kitaba konu olan halktan babası ise Rus olan bir genç tarafından umut aşılaması, kominizm öğretilmesi için gönderilmesi ve o gencin halk ile yaşadıkları anlatılıyor.. Halk o kadar yoksul o kadar aç ki.. okurken içim ürperdi çoğu yerinde zorlandım.. bu kadar sefalet de fazla ama artık bu nedir bu nasıl yaşamaktır diye iç geçirip durdum.. zaten halk da yaşadığını düşünmüyor öyle ki anne, rahmine düşen çocuğu için bile en iyisinin ölüm olacağını düşünüyor.. besinsizlikten zihinleri bulanmış bir küçük insan topluluğu.. Nazar Çağatayev adındaki bu genç, halkı bu sefaletten kurtarmak için çabalarken halkın umutsuzluğu kaya gibi çarpıyor yüzüne belki de onu en çok zorlayan bu sefalet değil halkın umutsuzluğu.. ama ne yapsınlar ki ölüme terk edilmiş, yok sayılmış, bedenleri ve içinde taşıdıkları Can’dan başka bir şeyleri yok.. Benim ruhum yoruldu okurken siz de okuyun biraz da sizin yorulsun Kitabı özetleyen şu alıntıyı da bırakıp kaçıyorum; “Biliyorum o halkı ben, orada doğmuştum,” dedi Çagatayev. “Bu yüzden gönderiyorlar ya seni oraya,” diye açıkladı sekreter. “Ne denirdi o halka, hatırında mı?” “Bir şey denmezdi,” diye yanıtladı Çagatayev. “Ama kendi kendisine kısa bir ad vermişti.” “Nasıl bir ad?” “Can. Ruh ya da tatlı hayat anlamında. O halkın, ruhundan ve
CanAndrey Platonov · Metis Yayınları · 20131,319 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2024 38. kitabı
Hediye geldi bu kitap bana. Kendi hür irademle gidip almazdım, alamazdım. Zira her saniyesi aklımda o günün ve sonrasının ve çaresizliğimizin ve elimizin hiç bir şeye yetmeyişinin… içim yana yana okudum zaten çoğunu bildiğim hikayeleri.
Acı YorulduSerhan Asker · Alfa Yayınları · 2024316 okunma
Acı Yoruldu: Kara Sabah… 6 Şubat 2023 04:17
10/10
·160 syf.·
2024 20. kitabı
Söze nasıl başlasam bilmiyorum… «Acizliği, hiçbir planı olmayanların beceriksizliğini daha depremin başında görmeye başlamıştım.» S. 14. Acısını ancak yaşayanın bildiği, yaşamayıp şahit olanın kelimelerinin kıyafetsiz kaldığı bu felaket ülkemizin başına geldi. Bunun için çok üzgünüm ve umuyorum bir daha kimsenin başına gelmez. Bu kitap depremi en yakından yaşayan ve sevdiklerinin acı kayıplarına nasıl şahit olduklarını anlatan insanlarla dolu. Serhan Asker hem anılarını anlatan insanları hem de birebir kendi gözlemlerini bize deprem gerçeğini unutmamak ve unutturmamak için bir araya getirmiş. Kitabın dili oldukça akıcı ve sade fakat acılar o kadar yoğun ki bir sayfayı çevirip devam etmek bir o kadar zor… «Altıncı gün, cumartesi günü madenciler yine bir canlıya ulaştı. Yıllar önce felç geçirmiş 65 yaşlarında olan bir komşumuz sağ olarak kurtarıldı. Oysa AFAD'a göre burada canlı yoktu.» S. 91. «O Zonguldaklı madencileri ömrümün sonuna kadar unutamam…» S. 92. Anıları okurken çok ağladım, biraz okuyup durdum, devam edemedim çoğu zaman. Sindirilecek bir acı değil ya da okuyup geçilecek… Ara vererek, soluklanarak okumak gerekiyor. «Artık benim için hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.» S. 23. Düşünmek gerekiyor, ders çıkarmak ve bu kitabın aslında bu açıdan ne kadar önemli olduğuna dikkat çekmek gerekiyor. Özellikle gelirinin bölgeye yardım etmek amacıyla toplanacağı bir kitapla acılara temas etmek… «Unutmayın, sorgulamaz, merak etmezsek hesap da soramayız.» S. 25. "Acı Yoruldu" belleğimizden yazıya dönüşen bir kıyametin belgesi. Yazar bir edebiyatçı değil, içimizden biri olarak yüreklere kendi duygularını aktarmaktan çekinmiyor. Bazılarımız depremi yaşadı, bazılarımız uzaktan yardım etmeye çalıştı ve aslında toplum olarak kendi başımıza bırakıldığımızı bir felaketin
Edebiyat
Acı YorulduSerhan Asker · Alfa Yayınları · 2024316 okunma
Puan vermedi·240 syf.·
2024 119. kitabı
Çok güzel bir şiir kitabı okudum. Birkaç alıntı yazıp size iyi okumalar diliyorum. "Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında öyle yoruldum ki yoruldum dünyayı tanımaktan saçlarım çok yoruldu gençlik uykularımda acılar çekebilecek yaşa geldiğim zaman acıyla uğraşacak yerlerimi yok ettim. Ve şimdi bir çok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın başından başlayabilirim." "Ben İsmet Özel, şair, kırk yaşında. Her şey ben yaşarken oldu, bunu bilsin insanlar ben yaşarken koptu tufan ben yaşarken yeni baştan yaratıldı kâinat her şeyi gördüm içim rahat gök yarıldı, çamura can verildi"
Erbainİsmet Özel · Tiyo Yayınevi · 201211,6bin okunma