Puan vermedi
Bazı kitaplar son sayfasını çevirdiğiniz anda kapanır, bazıları ise uzun süre zihninizde ve kalbinizde yaşamaya devam eder. Lösemiliydim benim için uzun süre etkisini taşıyan kitaplardan biri oldu. İlk sayfadan itibaren bir hastalık sürecinden çok daha fazlasını okuduğunuzu hissediyorsunuz. Bir insanın yeniden ayağa kalkışına, umuduna sımsıkı sarılışına ve hayata yeniden tutunuşuna tanıklık ediyorsunuz. Sayfalar ilerledikçe sık sık durup düşündüm. Sağlığın ne kadar büyük bir nimet olduğunu, çoğu zaman sahip olduklarımızın kıymetini ancak onları kaybetme ihtimaliyle yüzleşince fark ettiğimizi bir kez daha anladım. Lösemi yalnızca hastayı etkileyen bir süreç olmuyor. Ailesini, sevdiklerini ve onunla aynı mücadeleyi paylaşan herkesi içine alan zorlu bir yolculuk. Kitapta beni en çok etkileyen noktalardan biri de buydu. Özellikle ailenin bitmeyen umudu, sevgisi ve desteği, en karanlık anlarda bile insana güç verebiliyor. Bu kitabı güçlü kılan en önemli özellik, yaşanmış bir hayatın satırlara dökülmüş olması. Her duygu samimi, her cümle içten geliyor. Okurken yalnızca yaşananları öğrenmiyorsunuz; korkuyu, sabrı, inancı, umudu ve yeniden doğmanın ne demek olduğunu da hissediyorsunuz. Kitabı bitirdiğimde aklımda tek bir düşünce vardı: Hayat gerçekten çok kıymetli. Ertelediğimiz sevgiyi göstermek, sevdiklerimize sımsıkı sarılmak ve elimizde olanların değerini bilmek için yarını beklememek gerekiyor. Lösemiliydim, okurken zaman zaman boğazımı düğümleyen, zaman zaman içime umut bırakan, son sayfasını kapattığımda ise bana yaşamın değerini yeniden hatırlatan bir kitaptı.
LösemiliydimDoğan Ülkü Dadaşoğlu · Luna Yayınları · 20246 okunma
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2026 20:42
Anne tarafım Bulgar göçmeni olduğundan mı bilmem, roman beni çok etkiledi. Karakterleri, anlattığı kültür, konuşmalar hepsi tanıdıktı. Bulgaristan'daki Türk azınlığın yaşadığı zulmü, kimliklerinin yok edilmeye çalışılmasını, insanların maruz kaldığı asimilasyon uygulamalarını çarpıcı bir şekilde günlük hayata yerleştiren yazar, kim ne yaparsa yapsın doğanın gücünü bastıramaz fikri ile baskının ortasında bile hayat devam eder demek istemiş. Bu yüzden, taşların arasından bile "çiçekler büyür" İçime işleyen bir okumaydı.
Roman
Çiçekler BüyürEmine Işınsu · Bilge Kültür Sanat · 20121,947 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·277 syf.··
2026 1. kitabı
Seninle Başlamadı benim kendi hayatıma farklı bir açıdan, pencereden bakmamı sağladı. korkularımızın, kaygılarımızın ya da davranışlarımızın sebebi sadece bize ait olmayabiliyor. Ailemizin bize bıraktığı miras olabiliyormuş. Kitabı okurken sık sık kendi hayatımı düşündüm . Travmalarım, davranışlarım ve kaygılarım bana ait mi yoksa kalıtımdan bana gelen bir miras mı? Her sayfa içime aile hikayeme bakmamı sağladı. Kitap sonuna kadar olumsuzluklarla devam etmiyor bize miras kalan davranışları , travmaları , kaygıları değiştirmeme aslında bu döngüyü değiştirebilme umudunu gösterdi bana. Geçmişi değiştiremem ama geçmişten bana kalanı değiştirebilirim hissini uyandırdı . Seninle başlamadı kitabı benim için bir kere okuyup kenara koyacağım bir kitap olmadı altını çizdiğim geri dönüp baktığım bir kitap oldu . Bazen yaşadığım şeylerin benimle başlamadığını ve bu yaşananları kendimle götürmeyeceğini bilmek düşüncesi beni mutlu etti.
Psikoloji
Seninle BaşlamadıMark Wolynn · Sola Yayınları · 202218,1bin okunma
Yağmur Dindi, Rüzgâr Kaldı...
8/10
·184 syf.·
2026 87. kitabı
"Aşk neydi sence?" Birini severken gözünün kör olması mıydı? Karşılık beklemeden sevmek, seni görmeyen birini yıllarca aynı heyecanla beklemek miydi? Yoksa sevdiğin insanın sana bir kez gülümsemesiyle bütün kırgınlıklarını unutup yeniden ona doğru yürümek miydi? Bana İkimizi Anlat kitabını okurken kendime bu soruları defalarca sordum. Bu kitap benim için sadece bir aşk hikâyesi değildi. Sayfaları çevirdikçe sevmenin bazen ne kadar güzel, bazen de ne kadar ağır bir yük olabileceğini hissettim. Rüzgâr'ın hikâyesi çocukluğunda başlıyor. Daha küçücük bir çocukken komşusu Yağmur'a âşık oluyor ve o sevgi yıllar geçse de hiç eksilmiyor. Yağmur ise onu hep en yakın arkadaşı olarak görüyor. Ne zaman canı yansa, ne zaman hayat onu yorsa, dönüp dolaşıp Rüzgâr'ın yanına geliyor. Rüzgâr ise her defasında biraz daha kırılıyor ama Yağmur'un küçücük bir gülümsemesiyle bütün yaralarını unutuyor. İnsan okurken bazen "Bu kadar sevilir mi?" diye düşünmeden edemiyor. Kitap boyunca yağmur sadece gökyüzünden yağmıyor; sanki Rüzgâr'ın kalbine de yağıyor. Rüzgâr ise adı gibi esiyor ama içindeki fırtınaları kimseye göstermiyor. Yağmur'un kokusunu her rüzgârda arıyor, onun mutlu olması için kendi mutluluğunu ikinci plana atıyor. En çok da Rüzgâr'ın sessiz sevgisi etkiledi beni. Çünkü bazı insanlar sevgilerini söyleyerek değil, susarak yaşar. Ama kitabın beni en derinden sarsan kısmı Rüzgâr'ın annesiyle ilgili olan bölümdü. Yağmur'a çok kırıldığı bir gün her şeyden kaçmak istiyor. Telefonunu kapatıyor, kimse ona ulaşamasın diye evi terk ediyor. O sırada annesi defalarca onu arıyor ama Rüzgâr hiçbirini göremiyor. Eve döndüğünde ise annesini cansız bir şekilde buluyor. O satırları okurken gerçekten boğazım düğümlendi. Çünkü Rüzgâr, yıllarca Yağmur'u severken
Bana İkimizi AnlatAhmet Batman · Destek Yayınları · 201410,9bin okunma
Hakan Günday - Kinyas ve Kayra
9/10
·536 syf.·
2026 51. kitabı
Bir Yeraltı Enkazı Hakan Günday’ın Türk edebiyatına bıraktığı o devasa, karanlık ve dumanı tüten bombayı nihayet bitirdim. Ama bitti mi yoksa beni de beraberinde mi bitirdi orası tam bir muamma. İlk şaşkınlığım kitabı yirmili yaşlarında yazdığını öğrenmem oldu. Ben daha ilk bölümde ‘Bu Kinyas mı Kayra mı?’ diye debelenirken adam baştan başa müthiş bir eser çıkarmış. Bu kitap için ‘okudum ve bitti’ diyemem. Başladığım andan itibaren Kinyas ve Kayra iki arkadaşım olmuş da beni Afrika’dan Amerika’ya, o ülkeden bu ülkeye sürükleyip durmuşlar gibi hissettim. Onlarla beraber kaçtım, onlarla beraber tükendim. Kayra’nın o hiçbir şeye inanmayan, dünyayı tamamen silmek isteyen kapkara zihniyle de savaştım, Kinyas’ın o her şeye rağmen bir çıkış yolu, bir ‘normal’ arayan yorgun ruhuna da omuz verdim. İkisi de o kadar içime işledi ki, sanki kitaptan çıkıp yanı başıma oturdular. Bir yanda Kayra vardı.. Her şeyden vazgeçmiş, dünyada tutunacak tek bir dal bile bırakmamış, zihnindeki o kapkara hiçlikle hem kendini hem etrafını kemiren bir adam. Ölümü bir kurtuluş değil, sıradan bir son olarak görüyor ve onun o dipsiz kuyusunda debelenirken nefesiniz kesiliyor. Diğer yanda ise Kinyas duruyor.. O kadar vahşetin, o kadar günahın içinden geçmesine rağmen içinde bir yerlerde hâlâ o küçük ‘normal hayata dönebilme’ umudunu saklayan, yorgun ama bir çıkış yolu arayan o çocuksu yanıyla canınızı acıtan. (Şuraya küçük bir not da düşeyim. Kinyas’cığım sana sarılıp hüngür hüngür ağlayamadığım için çok üzgünüm) Biri tamamen yok oluşu seçerken, diğeri her şeye rağmen yeniden başlamayı deniyor. Ama dürüst olmak gerekirse, bu iki arkadaşın her anına rahatlıkla katlandım diyemeyeceğim. Yol boyunca o kadar çok pisliğe, o kadar çiğ bir şiddete şahit oldum ki.. Özellikle cinsellik ve şiddet sahnelerinde
Edebiyat
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,4bin okunma
10/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 19:20
İçimde bir yumruk bırakan kitap.O kadar güzel o kadar güzel ki şu an ilk kez okuyor olmak isterdim.Cengiz Aytmatov'un Beyaz Gemi kitabı da böyle içime oturmuştu.Günlerce düşünmüştüm.Nedense bu kitapta bana onu hatırlattı bir anda.Aslında hikayeler birbirinden bambaşka. Oscar adında kanser hastası bir çocuğun Tanrı ile konuşmasını okuyorsunuz. Masumluk,bilgelik,korkular ve yetişkinlik hepsi içinde güzel bir demet sunmuş yazar. Her kitabında ayrı bir dokunuyor insanlığa kısacık ve çok keyifli kitapları var.Şiddetle tavsiye ederim .
Oscar ve Pembeli MeleğiEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 2026719 okunma