Fakir Baykurt'un 1954 yılında kaleme aldığı Yılanların Öcü, köy edebiyatının en güçlü örneklerinden biri kabul edilir. Eser, Burdur’un Karataş köyünde geçen mülkiyet kavgasını ve bu kavganın çevresindeki toplumsal hiyerarşiyi konu alır.
Hikaye, Irazca Ana, oğlu Kara Bayram, gelini Haçça ve torunlarının yaşadığı evin önüne, köy kurulu üyesi Haceli’nin ev yapmak istemesiyle başlar. Muhtarın da desteğini alan Haceli, Bayramların kapısının tam önüne kerpiç dökerek yolu kapatır ve inşaata başlar.
Irazca Ana, bu durumu bir onur ve mülkiyet meselesi haline getirerek sert bir direnç gösterir. Oğlu Kara Bayram ise başlangıçta daha çekingen ve uzlaşmacı bir tavır sergilemeye çalışsa da, uğradıkları haksızlıklar ve maruz kaldıkları şiddet (Bayram'ın dövülmesi, Haçça'nın düşük yapması) onu da annesinin yanına çeker. Olaylar, köy içindeki güç dengelerinin, rüşvetin ve adaletsizliğin sergilendiği bir çatışmaya dönüşür. Finalde, her ne kadar fiziksel bir yıkım yaşansa da, Irazca Ana'nın sarsılmaz iradesi köylünün haksızlığa karşı direnişinin simgesi olur.
Yılanların Öcü, sadece bir köy kavgası değil, bireyin haysiyetini korumak için sisteme karşı verdiği mücadelenin evrensel bir öyküsüdür.
......Herkese Keyifli Okumalar Diliyorum......