“İftira suçtan daha büyük bir yüktü, taşıyanın belini büküyor, boynunu eğiyor ve iftiraya uğrayanı karşıdan gören onun sahiden suçlu zannediyordu.”
Sayfa 21·Kitabı okuyor
Bunca insanın neden öldürüldüğü, bunca alçaklığın, iğrençliğin neden yapıldığı sorusunu da coşkulu, heyecanlı bir dille ve biraz da telaşla "Toplumun temellerini ve bu temeller üzerinde yükselen ana yapıyı sistemli bir şekilde sarsmak, toplumda bir çözülmeye ve ayrışmaya neden olmak, herkesin cesaretini kırarak insanlarda toplu bir umutsuzluk yaratmak, böylece de bu hastalıklı, çürümüş, ahlaksız ve dinsiz... -ama aynı zamanda da kendini koruyacak ve yönlendirecek yüce bir düşünceye aç- toplumu bütünüyle silkeleyerek bir anda açılacak isyan bayrağıyla iktidarı ele geçirmek," diye yanıtladı.
Kitap Alıntısı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Asırlık halk deneyiminin de öğrettiği gibi: "Asla dilenci olmam, hapse düşmem demeyeceksin." Günümüz yargı süreçlerinde adli hatalar kolaylıkla yapılabilmektedir.
Alıntı
"Gıybetin sınırlarını anlamak için şu soruyu sormak gerekir: 'Bu söz, o kişinin yanında söylenseydi hoşuna gider miydi?' Eğer cevap hayır ise bu büyük ihtimalle gıybettir. İnsan bazen 'Ama doğru söylüyorum' diyerek kendini savunur. Oysa doğruluk, gıybeti meşru kılmaz. Yalan olan söz iftira olur, doğru olan ama arkasından söylenen söz ise gıybet olur. İkisi de zarar verir fakat yöntemleri farklıdır."
Sayfa 28 - Tutku Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
Şiddet Kendi karşıtlarını hapsedip onlara, şiddeti körükleyenler olarak iftira ettiği yerde egemendir Şöyle yazar şiddetin anayasasında: "Bizim yaptığımız haklı, şiddettir diğerlerinin yaptığı" Belki şiddet, şiddetle yenilemez ama şiddetsiz de belki...
Ne insanları? Soyguncular, iftiracılar, hainler mi? Merak etme, böylelerini her yerde bulursun.
Edebiyat