Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Zamanın göreceli olması gibi mekân da, ilişkiler de, hatıralar da, özlemler de görecelidir. Koştuğumda ya da trene bindiğimde zaman da hızla koşar. Öyle zamanlarda ben, zamanın geçtiğini değil de benim zamanın içinden koşarak geçtiğimi düşünürüm Zamanın hızlı geçmesini istemiyorum. Zamanın, uzun uzun kollarıma değmesini, burun köprümü gıdıklamasını, saçlarımı savurmasını istiyorum. Kımıldamadan oturup zamanın akışını izleyince benimle saklambaç oynuyormuş gibi geçmek bilmiyor. Öyle olunca zamanı oracıkta sımsıkı tutuyorum. Yumuşak ve kabarmış kremayı andıran tatlı bir günün öğleden sonrasında.
Bedenim hayatımın eski hesap defteri. Geçtiğim yollar, yaptığım işler, duyduğum, gördüğüm ve söylediğim şeyler kazılı. Burnumda lavanta kokusu ve yanık ceset kokusu, ellerimde bomboş bir karna dokunmanın verdiği yumuşaklık hissi yazılı. Gözlerimde de, ayak tabanlarımda da, cildimin derin yerlerinde de hatırlamakta zorlandığım günlerin kayıtları kazılı.
Taşlara tekme atıyormuş gibi ölümlere basarak Tumen Nehri'ne gittik. Açlıktan ölen insanlarla açlıktan ölecek insanlar yolda, göçmüş duvarlarda, kırılan merdivenlerde, paçavraya dönmüş zamanlarda yorgun yatıyordu. Bilmediğim ölümlerin üzerine dua pulları yapıştırdım.