Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol
Gönderi Oluştur
Bürokrasi-Hükûmet Denklemi
Osmanlı Devleti'nde Tanzimat ile birlikte güç kazanan sivil bürokrasi; kanunu, yani devlet idaresinde objektif kuralları temsil eden bir kurum olarak, din ve devletin selameti adına hükümdarın karşısına çıkma gücüne hemen hemen her dönem sahip olmuştu. Tanzimat dönemi devlet adamlarından bilhassa Ali Paşa, Saray mensuplarının devlet işlerine karışmasına mani olmuş ve hatta bazen mahzurlu gördüğü irade-i seniyyeleri dahi geri aldırmıştır. Fuat Paşa, "...lehülhamd saye-i madelet-i hümayununuzda bizim korkumuz yoktur, arz-ı hakikate tereddüt etmek bizce vebaldir" diyebilmişken benzer şekilde Midhad Paşa da II. Abdülhamid'e ithafen, "...muradımız istibdadı ref've zat-ı şahanenizi vezaifenizde ikazdır..." ifadelerini kullanabilmiştir.
Sayfa 42 - Türk Tarih Kurumu YayınlarıKitabı okudu
II. Abdülhamid dönemi ile birlikte, "Anadolu'nun Türklerin vatanı olarak tasavvur edilmesi" fikri yaygınlaşmaya başlarken, Türk milliyetçiliğinin oluşum sürecinde de önemli bir viraj alınır. Bu dönemde bir yandan bugün anladığımız anlama yakın bir Türklük inşa edilmekte ve Türklük resmi ideolojinin bir yardımcı elemanı kılınmakta, diğer yandan yine muhalif çevrelerde (dinden arınmış) bir Türkçülük bilinci uyanmaktadır. II. Abdülhamid döneminde lslam'ın tarihi ders kitaplarında "Osmanlı Devleti'nin kökeni ve kendisine atfettiği kutsallık", lslam'ın taşıyıcısı olmasının yanı sıra, "Türklerin Nuh'un oğullarından olan Yafes'in soyundan" gelmesiyle de gerekçelendirilir. Üstelik "Bu soyun Avrupa soyunu da içerdiği ve buna bağlı olarak Selçuklu ve Osmanlıların da Türk soyundan geldikleri ve Avrupa ile 'akraba' oldukları vurgulanacaktır. "Böylece Türklük, "tarih-i mukaddesin" bir parçası kılınmak suretiyle mitsel bir kökene bağlanmakta, kutsallaştırılmakta, öte yandan da, medeniyet etrafında oluşmakta olan bir diğer kutsallığa akraba yapılmaktadır. Farklı bir açıdan Kemalist Tarih Tezi'nin de ileride yapacağı bundan başka bir şey değildir.
Reklam
Abdülhamid Dönemi
Padişah, hanedan , azası , sarayın adamları , katipler ,karinler ,mabeyinciler, seccadeci başılar, kilerci başılar, esvapçı başılar, ibrikçi başılar, şefleri (darüssüâde ağası) adını taşıyan ve vezir rütbesine kadar yükselen harem ağaları, valide sultan kâhyaları, takım takım muhafızlar, tüfenkçiler, silahşörler, ağalar, jurnalciliği meslek edinen kimseler, imtiyazlı bir sınıf teşkil ediyordu. Bir adamın meziyeti, hizmeti sayesinde bir mevki kapmasına ve ilerlemesine imkân yoktu. Makbul olan şey, eski gidişin taraftarı olmak, Padişaha körü körüne bağlılık göstermek, mensuplardan birinin yakını olmaktı. Eski derebeylik ölçüsünde kurulmuştu. Bütün bu mensuplar birbiriyle hoş geçinir insanlar değildi. Gözde olanların ayağına karpuz kabuğu koymak, mensuplar arasında nüfuz bakımından daha fazla mertebe almak için boyuna entrikalar, tezvirler, jurnaller devam ediyordu. Jurnaller, gizli çalışan divanı harplere havale ediliyordu. Usuller keyfi idi. Sürgün felâketi her gün, her saat, her ailenin karşısına çıkabilirdi. Bu sebeple politika bakımından ortalıkta bir ölüm sükûtu hüküm sürüyordu. Suya sabuna dokunmak istemeyen her adam gölgesinden korkuyor, gazeteler Padişahın dualarıyla ve onu övmelerle dolu olarak çıkıyor, asıl tenkit ve münakaşalar gizli temaslarla yapılıyor veya yurdun dışındaki Jöntürk gazetelerinde yer alıyordu.
II.Abdülhamid döneminde basın hürriyetinden söz edilemezken, İttihat ve Terakki ile gazetecilikten anlamayanların dahi basınla ilgilendiği bir meşruti-hürriyet evresi başladı.
Sayfa 383Kitabı okudu
II.Abdülhamid döneminde kadın, kocası ve oğlu da olsa, bir erkekle birlikte arabaya binemezdi.
Sayfa 371Kitabı okudu
II.Abdülhamid dönemi Batı fikirleri
Böylece özellikle II.Abdülhamid döneminde hem bu padişahın Batı'yı model almasından hem de bu yıllarda yabancı dil bilenlerin sayısının artmasından dolayı Batı fikirleri iyice anlaşılmaya başlandı.
Reklam
II.Abdülhamid döneminde felsefeyle ilgilenmek materyalistlik, dehrîlik, zındıklık, conluk sayılırdı.
Sayfa 209Kitabı okudu
II.Abdülhamid dönemi Masonluk
II.Abdülhamid döneminde Masonlara yönelik olumsuz girişimlerin pek olmadığını görürüz. Yine de faaliyetlerinin takip edilmeye çalışıldığı göze çarpar.
Sayfa 190Kitabı okudu
Peki ya günümüzdeki İslamcılar?
Her ne kadar İslamcı politikalar uygulasa da II.Abdülhamid özellikle devrin İslamcı düşünürleri tarafından hiç sevilmemiştir. Bu devre "istibdat devri" diyen İslamcıların yayın organlarından Misbah'da bir köşe yazısında bu istibdat yönetiminin her türlü kötülüğün anası olduğu belirtilerek yerden yere vurulmaktadır.
Sayfa 132Kitabı okudu
II.Abdülhamid siyasi olarak dünya çapında hareket etmeye çalışmıştır. Endonezya, Filipinler ve Çin'deki Müslümanların durumuyla ilgilenmiştir.
Sayfa 131Kitabı okudu
Reklam
II.Abdülhamid ve Panislamizm 2
Fakat II.Abdülhamid'in Panislamizmi, bütün Müslümanları birleştirme emelinden ziyade halkını İslami anlamda devlet etrafında birleştirmek için bir tür ön-ulusalcı çaba idi.
II.Abdülhamid ve Panislamizm
Zira II.Abdülhamid, devletin bekasını Müslümanların birleşmesinde ve İslam'ı tatbikte görmüştür. Aynı zamanda teknik anlamda Osmanlı Devleti yetersiz olduğundan toplumsal birliği sağlamada Panislamizm'den istifade etmek istemiştir.
II. Abdülhamid dönemi, Osmanlı İmparatorluğu'nda Alman etkisinin yerleştiği bir zaman kesitini kapsar. Jön Türkler iktidara geldiklerinde bu nüfuzu daha büyük boyutlarda devam ettirmek ten başka bir şey yapmamışlardır. Alman nüfuzunun yerleşmesinde dünya konjonktürü, Osmanlı İmparatorluğu'nun iç siyasi- iktisadi durumu ve egemen ideolojisi etken öğeler olmuştur.
Özellikle kız çocuklarının eğitim-öğretim konusunda milat cumhuriyet dönemi değil Abdülhamid dönemidir.
Abdülhamid Han dönemi denildiğinde akla gelen en önemli yapılardan biri hiç şüphesiz saat kuleleridir. Saltanatının adeta imparatorluğa yayılmış mührü gibidir bu önemli eserler.
Sayfa 208
216 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.