Puan vermedi·360 syf.·
2026 256. kitabı
Osmanlı tarihinin tozlu sayfalarini açtık, savaşları, cariyeleri, sultanları fatih'le İstanbul'un fethini okuduk Hürrem Sultan'ın yaşamından yansıyanlari, haremi, Harem ağalarıni derken bugünde Sultanın Düşüşü okuduk ilgiyle merakla gururla elbette 600 yıl hüküm süren bir imparatorlugun mirasçısı olmak onların yaşadıklarını okumak büyük keyif ruhumuzu besleyen bilgileri almış oldum,kutuphanemdeki tüm Osmanlı tarihini anlatan kitapları okumuş oldum Son Osmanlılar ile noktayı koymuş olalim.. Gelelim kitabimiza peki Kimdir ııı.selim biraz tanıyalım,ve neler yapmış birlikte bakalım III. Selim, divan edebiyatındaki mahlasıyla İlhami, 28. Osmanlı padişahı ve 107. İslam halifesidir. III. Selim, 24 Aralık 1761 tarihinde babası III. Mustafa'nın saltanatı döneminde dünyaya geldi. Babası, 21 Ocak 1774 günü öldüğünde yalnızca 13 yaşında olduğu için, amcası I. Abdülhamid tahta çıktı ". Selim, Osmanlı İmparatorluğunun 28. padişahıdır. O da birçok sultan gibi Divan şiiriyle yakından ilgilenmiş ve gazel türünde birçok şiir kaleme almıştır. Şiirlerinde ''İlhami'' mahlasını kullandı. Sultan Selim, I.Abdülhamid'in ani ölümünden sonra 7 Nisan 1789 tarihinde tahta geçti." "III. Selim, 18. yüzyılda hüküm sürmüş diğer padişahlar gibi birçok yeniliğe imza attı. Birçok tarihçiye göre döneminde hazırlanan layihalar, Osmanlı Devletinin demokratikleşme yolunda attığı ilk adımdır. Daha öncesinde kararlar sadece padişah tarafından alınıyordu . Başkalarının görüşlerine ve önerilerine önem veren III. Selim, devletin sorunlarını çözmek adına memurlardan layiha hazırlamalarını istedi. Avrupa ülkelerine giden devlet adamları, buradaki izlenimlerini bu belgelere yazıp III. Selim'e iletiyordu. Padişah, layihaları dikkat çekiyor "1807 yılında Nizam-ı Cedid ordusu kuruldu. Yeniçerilerin faaliyetlerinden rahatsız
Araştırma-İnceleme Tarih
Sultanın DüşüşüAysel Yıldız · Fol Kitap · 20237 okunma
10/10
·320 syf.·
2025 1023. kitabı
Kayı serisinin 9. Kitabı. Il. Mahmud Han, Abdülmecid Han, Abdülaziz Han, V. Murad Han zamanlarını okuduk. II. Mahmud han güçlü padişahtır. Yaptığı reformları az çok duymuşsunuzdur. Bu eserde onları görüyoruz. En duyulanı da Yeniçeri ocağının kaldırılmasıdır..
Tarih
Kayı 9: Sonun BaşlangıcıAhmet Şimşirgil · Timaş Yayınları · 2017345 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Abdülmecit - Hıfzı Topuz
Puan vermedi·208 syf.··
2025 3. kitabı
Topkapı Sarayı’ndayım. Zaman durmuş gibi. Her taşın altına gömülü bir fısıltı her pencerenin pervazında hapsedilmiş bir bakış var. Görüyorum, duyuyorum. Sarayın bahçelerinde yürürken içimde tanımadığım bir aidiyet hissi. Çok tuhaf. Sanki orada bir ömür yaşamışım da yeniden dönmüşüm gibi... Ama Dolmabahçe bambaşka bir dünya… Topkapı, bir efsane gibi fısıldıyorsa Dolmabahçe bir rüyayı bağırıyor. Ve işte Dolmabahçe Sarayı’ndayım. Boğaz’ın kenarında mermer merdivenlerde durup yukarı bakınca başım dönüyor: kristal avizeler, Fransız mobilyalar, tavan işlemeleri, sütunlar ve her biri ayrı diyarlardan gelmiş fildişleri, postlar, halılar... Devasa salonlarda gezinirken fark ettim; sağ ile solun birbirine küsmeden durduğu, bir aynanın içinden yansıyan dünyaların birbirini taklit etmediği aksine tamamladığı o büyülü çizgiyi… Simetri, ruhu dengeye çağıran estetik yasası. Zihnin huzuru. Gözün gıdası. Evrenin sessiz matematiğini içinde saklayan bir biçim değil sadece, niyetin de düzeni. İki gözümüz vardır, iki de kulağımız. İnsan kendi içindeki dengeyi dışarıda arar. Kaosun içindeki güzelliği görebilmek ise ancak denge ile mümkün olur. Sultan Abdülmecit de bunu anlamış olabilir. Topkapı’nın iç içe geçmiş labirent gibi kurgulanmış gizeminden sıyrılıp Dolmabahçe’de ölçülü zarafetini aradı belki de. Sarayın bahçesinden Topkapı Sarayı’na baktım ve hayal ettim o eski zamanları... Bir yaz günü sabahında Sarayın kubbeleri kara bulutlarla kaplı, Haliç’in suları donmuş gibi hareketsiz, rüzgâr sarayın taş merdivenlerinde çekine çekine dolaşıyordu... Hünkâr dairesinin içinde ürkütücü bir sessizlik vardı. Dışarıda ise fısıltılar giderek çoğalıyordu. Kapıkulu askerleri kalkanlarını gökyüzüne çevirmiş gibi susuyor, haremde cariyelerin yüzleri birer gölgeye dönüşüyordu. Veliaht Abdülmecit
AbdülmecitHıfzı Topuz · Remzi Kitabevi · 2009379 okunma
9/10
·400 syf.··
2024 114. kitabı
Bir devletin gücünün en büyük sermayesi genç nufüstur. I. Murad Hüdavendigar Han döneminde vezir Çandarlının önderliğinde alınan eserlerden beşte birinin padişaha verilmesi kararlaşturılmış ve bu esir lerden sekiz ve on sekiz yaş aralığında gayri müslim çocuklardan yani devşirnelerden mürekkep bir ordu teşekkül etmiş bunun adına da yeni çeri diye adlandırılmıştır. Dünya harp tarihinde çok müstesna bir yeri olan büyük vurucu gücü tımarlı sipahiler ile birlikte oluşturmuşlardır. Her başlangıcın bir sonu olduğu hesabıyla İİ. Mahmud Han ile de son bulmuştur bu son buluşa da vakayi hayriye ( yani hayırlı vaka) diye adlandırılmış ve kanlı bir şekilde ocakları kapatılmıştır. Malum iktidarın olduğu her yerde askerin güç gösterisi olagelmiştir. Burada bu gücü hayra yani savaş meydanında kullanmak devletin bekası, güç gösterisinde bulunması, genişlemesi ve kendi güvenliğini koruması gibi tarafları yanında şer olarak kullanıldıkları tarafları yani şehzadelerin kullanılması, valide sultanların gücü ellerine geçirmek istemesi, sadrazamların güç istemesi ve rakiplerini ortadan kaldırması ve son olarak yeniçeri ağalarının güç istemesi gibi durumlarla karşı karşıya kalınması gibi pelit durumlar vuku bulmuştur. Siz nasılsanız yöneticileriniz de o şekilde olur hadis-i kutsi de belirtildiği üzere idarecilerin beceriksizlikleri yanlışları da beraberinde getirmiştir. Osmanlı Devleti'nin büyümesinde katkıları,faydaları, kahramanlıkları dillere destan olmuştur. Hakeza son dönemlerde yani kaptılmaya yakın da o kadar rezail, fuhşiyat, pespayelikleri ile de devletin itibarını ayaklar altına almasına sebep olmuşlardır. Her ne kadar bir töreye uygun olarak ocağın kurulması buna göre yaşatılması için çaba gösterilse de insanın olduğu yerde mutlaka hata ve yanlışlar da olacaktır. Bu kurulu düzeni
YeniçerilerReşad Ekrem Koçu · Doğan Kitap · 2015360 okunma
Puan vermedi·852 syf.·
2024 45. kitabı
Osmanlı Öncesi; - Moğollar ve Cengiz Han - Türklerin Anadolu ya Gelişi Osmanlılar; - Osmanlı Tarihine Yeniden Bakmak - Osmanlı İmparatorluğu Nasıl Kuruldu - Fatih ve Fetih - Cem Sultan - II. Osman ve Dönemi - İkinci Viyana Kuşatması - Kırım Harbi - Doksanüç Harbi - Osmanlı İmparatorluğu nda Dış Borçlar - Yeniçeriler - Osmanlı İdaresinde Sırbistan - Osmanlı İdaresinde Yunanistan - Osmanlı İdaresinde Mısır - Osmanlı Hakim yetinde Kıbrıs - Rumeliye Geçiş - Ankara Savaşı - II. Murad - Yavuz Sultan Selim - Sokullu Mehmed Paşa - IV. Murad - Köprülüler - Karlofça Antlaşması - 1768-1774 Osmanlı - Rus Savaşı ve Küçük Kaynarca Antlaşması - Nizam-ı Cedid - I. Meşrutiyet Sorularla Osmanlı Tarihi'nin anlatıldığı bu kitapta merak ettiğiniz birçok sorunun cevabını bulacaksınız: Osmanlı İmparatorluğu'nun Kuruluşu, Orhan Gazi, Rumeli'ye geçiş, Birinci Murad, Ankara Savaşı, Fetret Devri, Çelebi Mehmed, 2. Murad, Fatih Sultan Mehmed, Cem Sultan, 2. Bayezid, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman, Genç Osman, Dördüncü Murad, Sultan İbrahim, Lale Devri, İkinci Mahmud, Köprülüler, Piri Reis, Barbaros Hayreddin Paşa, Sokollu Mehmed Paşa, Kadızâdeliler, Osmanlı Tarihinde İsyanlar, Celali İsyanları, Kıbrıs Seferi, İnebahtı Savaşı, İkinci Viyana Kuşatması, Viyana Bozgun Yılları, Karlofça Antlaşması, Prut Savaşı, Kırım Savaşı, 93 Harbi, Osmanlı-Rus Savaşları, Osmanlı-Avusturya Savaşları, Osmanlı-İran Savaşları, Nizâm-ı Cedid, Tanzimat, Islahat Fermanı, Meşrutiyet, İlk Türk Matbaası, Gayrimüslimler, Şark Meselesi, Kapitülasyonlar, Osmanlı Döneminde Hac, Yeniçeriler, Osmanlılar ve Türklük, Avrupa'da Türk Korkusu, Türkmen Aşiretleri…
Sorularla Osmanlı İmparatorluğuErhan Afyoncu · Yeditepe Yayınevi · 2010502 okunma
ismail küçükkılınç'ın incelemesi
Puan vermedi
''''Gün gelip de eski Milli Eğitim bakanı ve Ali Suavi ve Dönemi adlı doktora tezini numune gösterdiğim akademisyen Hüseyin Çelik'in üzerinden silindir gibi geçmek isteyeceğim aklıma gelmezdi. Sn. Çelik maalesef bu eserde ilim ahlakını biraz ıskalamış. Hüseyin Çelik Bey'in Tayyip Erdoğan ile bir derdi varsa dürüstçe hareket etmeli,laf cambazlığı yapmamalı. Tayyip Bey, Çelik'i görevde tutarken iyiydi de sonradan mı Abdülhamid'e benzedi oysa Tayyip Bey, hep Abdülhamid'i örnek alıyordu.İkbalde yazamadığını idbarda yazmak ayıptır. Çelik, herkesi eleştiriyor ama sıra Said-i Nursi'ye gelince gassalın elindeki meyyit gibi oluyor. Kusura bakmasın, Said-i Nursi için yazdığı "İttihat ve Terakki dönemindeki baskıcı, komitacı uygulamalara sertçe muhalefet etmiş" ifadesi doğru değildir, aksine yalakalık etmiştir. İttihat ve Terakki'yi böyle diyerek harcamaya çalışmak, Bediüzzaman dediği Said-i Nursi'yi de tebcile çalışmak basit bir mürîd ve mutî' tavrıdır. Said-i Nursî, İTC'ye tam bağlılık ile kelleyi kurtarmış biridir. Abdülhamid'in Said-i Nursi'yi tımarhaneye yatırdığı iddiasına gelince, eskiden beri dillendirilen bu iddia bir an için doğru ise helal olsun, aşk olsun Abdülhamid'e. Büyük adammış, "mistik hezeyan" sahibini gözünden tanımış. Malum, İsmet Özel de bir kardinali gözünden tanımıştı. Hüseyin Çelik çok ayıp ediyor, kendisine yakışmıyor, İslamcılığın ne olduğunu; (kimlerin İslamcı olduğunu yazdığı 'Ali Suavi ve Dönemi' kitabına göre de) çok iyi bilmesine rağmen sırf sonradan nükseden Erdoğan alerjisi sebebiyle "Siyasal İslamcı" sakızı çiğnemeye başlamış. Yazık! Kitapta Abdülhamid hakkındaki tespitlerin çoğu doğru iken araya birçok maddî bilgi ve tespit hatası serpiştirmiş, alakasız mukayeseler ve benzetmeler yapmış. //ESKİ MİLLİ EĞITIM BAKANI VE AKADEMİSYEN HÜSEYİN
Tarih
Sultan AbdülhamidHüseyin Çelik · Alfa Yayıncılık · 202535 okunma