Dost istersen Allah yeter. Evet, o dost ise her şey dosttur.
Yârân istersen Kur'an yeter. Evet, ondaki enbiya ve melâike ile hayalen görüşür ve vukuatlarını seyredip ünsiyet eder.
Mal istersen kanaat yeter. Evet kanaat eden, iktisat eder; iktisat eden, bereket bulur.
Düşman istersen nefis yeter. Evet kendini beğenen, belayı bulur, zahmete düşer; kendini beğenmeyen, safayı bulur, rahmete gider.
Nasihat istersen ölüm yeter. Evet ölümü düşünen, hubb-u dünyadan kurtulur ve âhiretine ciddi çalışır.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İttihat ve Terakki’yi merkeziyetçi bir
yönetim anlayışı ve Türkçülük eksenli bir politikaya yöneltti. Böylece Cemiyet, İmparatorluğun geleceğini Türk kimliği ve otoriter
bir merkezi yönetimle koruma fikrini benimsemeye başladı. Fakat
iktidar sürecindeki Birinci Dünya Harbi’nde cephelerin genelinde
yaşanan başarısızlıklar, İttihat ve Terakki iktidarının sonunu hazırlayan yegâne etmen oldu.
Önemli olan insanın kazandığı zamanı hesap etmek değil, o zamanı nasıl harcadığını bilmektir, diyordu. Eğer bu zaman kötülük yapmaya harcanırsa onu iktisat etmek bin kere hayırlı olur. Gene önemli olan bir insanın çabuk gitmesi değil, nereye gittiğini ve ne yapmaya gittiğini bilmesidir.
«Bakmayın, namazlı, oruçlu kişi nasıl?...
Siz bakın kişinin parayla işi nasıl»
Rızktan pay ayıran her zaman toktur;
«İktisat edene sıkıntı yoktur!»
«Ölüm yokmuş gibi dünyada gayret;
Ve hemen ölecek gibi ahiret!...»
İsraf, kök itibariyle doğru ölçüyü aşmak, sınırı ihlal etmek, ölçüsüzleştirmek gibi anlamlara gelir. Israf'ta başkalarının haklarına el uzatma anlamı açık olmaksızın, her ne şekilde olursa olsun ölçüyü taşırma, aşırılıkta bulunma anlamları göze çarpmaktadır. Kur'an'da gerek yeme-içmede, gerek harcamalarda, gerek şirk ve küfürde ve gerekse günahlarda ölçüsüz davranış, yani tüm aşırı, ölçüsüz ve aşırı eylem için israf sözcüğünün kullanıldığını görüyoruz.