(...) Serbest tedailerle ilerliyoruz:
Arabça “ben” mânâsına gelen “ene” kelimesinin ebced değeri, 52… Türkçe “ben” kelimesinin ebced değeri de 52… Dikkatle bakınca, bu iki ayrı dilde aynı anlama gelen kelime, çok eski bir zamanda bir tek kelimeymiş gibi görünüyor; “iki elif”in “bir be”ye dönüşmesi dışında, bugün dahi aralarında “nun” müşterek… Türkçe “ben” ile aynı harflerle yazılan Arabça “bin”, “oğul” anlamına geliyor; Farsça “bün” ise “temel, esas, kök, netice”… Onlar da 52… [...]
__Dante, kendisine kavuşmak için bütün bir kâinat dekorunu katettiği sevgilisinin gözleriyle karşılaştığında, onlardan “canlı mühürler” diye bahsediyor ki, burada kaynağından işaretlediğimiz her kelime, her kavram, canlı bir mühür bizim için…
Ve İlâhî Komedya’nın sonunda, en yüksek Cennet katında sevgilisini “ebedî gül” olarak gören, ondan “dört vecihli bir bahçe olan ebedî gül” şeklinde söz eden şâir…__
Selim Gürselgil, (I. Dönem, Sayı 9, Nisan 1998), DANTE'NİN YOLCULUĞU -II- (İlâhî Komedyadan Tilki Günlüğüne)