Eğer Allah'ı seviyorsanız. . .
(Habîbim, yâ Muhammed!) De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız, o hâlde bana tâbi‘ olun ki, Allah (da) sizi sevsin ve günahlarınızı size bağışlasın!” Çünki Allah, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir. "“ قُلْ اِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللّٰهَ فَاتَّبِعُون۪ي يُحْبِبْكُمُ اللّٰهُ [De ki: ‘Eğer Allah’ı seviyorsanız, o hâlde bana tâbi‘ olun ki, Allah (da) sizi sevsin’] âyet-i azîmesi ittibâ‘-ı sünnet (sünnete tâbi‘ olmak) ne kadar mühim ve lâzım olduğunu pek kat‘î bir sûrette i‘lân ediyor. (...) Şu âyet-i kerîme der ki: ‘Eğer Allah’a muhabbetiniz (sevginiz) varsa, Habîbullâh’a ittibâ‘ edilecek. Eğer ittibâ‘ edilmezse netîce veriyor ki, Allah’a muhabbetiniz yoktur. Eğer muhabbetullah (Allah sevgisi) varsa, netîce verir ki, Habîbullâh’ın sünnet-i seniyesine ittibâı intâc eder.’ Evet Cenâb-ı Hakk’a îmân eden, elbette O’na itâat edecek ve itâat yolları içinde en makbûlü ve en müstakîmi (istikāmetli olanı) ve en kısası, bilâ-şübhe (şübhesiz) Habîbullâh’ın gösterdiği ve ta‘kîb ettiği yoldur.” Kaynak (Lem‘alar, 11. Lem‘a, 53-54)\rAyrıca bakınız; Kaynak (sahîfe 169, hâşiye 3; sahîfe 206, hâşiye 2)"
"Bu hayatta her şey dünya mutluluğunun boşa çıkmaya yahut bir vehim olarak anlaşılmaya yazgılı olduğunu ilan eder."
Sayfa 9 - Say Yayınları / 3. Baskı·Kitabı okuyor
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
(...) Ama Ülkenin Babası unvanını reddettim, Augustus unvanını reddettim, bana tanrısal onurlar verme girişimleriyle dalga geçtim. Hatta Senato'ya "İmparator" unvanından bile hoşlanmadığımı söyledim. Bu unvan, dedim onlara, eskiden savaş meydanında başarılı hizmetlerle kazanılan seçkin bir unvandı: Sadece orduların başkomutanı olmak anlamına gelmiyordu. Augustus, Actium'da ve başka yerlerdeki zaferlerinden ötürü imparator ilan edilmişti. Amcam Tiberius, tüm tarihimizin en başarılı Romalı generallerinden biriydi. Selefim Caligula, gençlik hevesiyle ona imparator unvanı verilmesini kabul etmişti; ama o bile bu sıfatı savaş meydanında kazanma zorunluluğunu hissediyordu: Ren Seferi ve Manş Denizi saldırısı bu nedenle yapılmıştı. Askeri harekatları, kansız da olsa, imparator unvanının beraberinde getirdiği sorumlulukları anladığını simgeliyordu. "Bir gün, Efendiler," diye yazdım Senato'ya, "ben de ordularımın başında sefere çıkmayı ve tanrıların izniyle, gururla taşıyacağım bu sıfatı hak edeceğimi umuyorum. Ama o güne kadar, geçmişte bu onuru hakkıyla kazanmış yetenekli generallere saygı gereği, bana bu unvanla hitap etmemenizi rica ederim."
Sayfa 96·Kitabı okudu
İşlerine gelmeyeni apokrif ilan ederler...
Yazmalar, bazı apokrif metinler yanında Kumran topluluğuna ait tarihsel, hukuki ve cemaat içi kurallar hakkında bilgi vermektedir.
Alıntı
Tıpkı parlak istikbal vadeden bir iş teklifine evet veya hayır demek için duyulan tereddüt gibi ve tıpkı yağmurlu bir sonbahar günü sislenen camların ardından buğulu bir sesle fsıldanan ilan-ı aşk cümleleri gibi. Bu ihtiyar çınarın görmüş geçirmiş dalları altından, kubbelerin, revakların, sütunların arasından, şu şadırvanın başucundan, hücrelerin en ücra köşelerine yığılmış, koyulaşıp katılaşmış hatıralar içinden birtakım sevda sözleri çıkıp sizi götürebilir.
Sayfa 11·Kitabı okuyor
Kötü, kendini masum ilan edecek kadar ikna olmuştur.