Enuma Eliş’in (Babil Yaratılış Destanı)
Puan vermedi·104 syf.··
2026 35. kitabı
Enuma Eliş’in (Babil Yaratılış Destanı)sadece dini bir yaratılış hikayesi değil; Babil'in Mezopotamya’da yükselişini kanıtlayan bir metindir. Babil MÖ 2000 önceleri Mezopotamya'da adı sanı pek duyulmamış, önemsiz bir kasabaydı. O dönemde bölgenin kültürel ve dini liderleri yahmin edileceği üzere Sümer kökenli Nippur şehri ve onun baş tanrısı Enlil’di. Enuma Eliş, Sümerlerden miras kalan eski mitolojik unsurların (ejderha savaşı, su kaosu) Babil milliyetçiliği potasında eritilerek, Babil'i dünyanın merkezi, Marduk'u ise evrenin mutlak hakimi ilan etmek için yazılmış tarihin en başarılı "kültürel revizyonizm" ve siyasi propaganda metinlerinden biridir.( yapay zela derlemesi) Zamanla Babil (özellikle Kral Hammurabi ve sonraki dönemlerde) askeri ve ekonomik olarak bölgenin süper gücü haline geldi. metnin MÖ 14. ila 11. yüzyıllar arasında kaleme alındığı tahmin edilmektedir Konusu; evrenin kaostan nasıl var olduğu, tanrılar arasındaki büyük egemenlik savaşı, Babil'in kuruluşu ve insanın yaratılışıdır. Evrenin en başında sadece uçsuz bucaksız bir su kütlesinden oluşmaktaydı yani kaostan . Bu kütle iki ilksel güçten oluşur: Apsu: Tatlı su (eril güç) Tiamat: Tuzlu su/Deniz (dişil güç) tiamat apsunun karısıdır. Bu ikisinin sularının karışmasından ilk tanrı kuşakları doğar. Ancak yeni ve genç tanrılar çok hareketli ve gürültülüdür. Onların yarattığı bu bitmek bilmeyen şamata, yaşlı Apsu’nun uykusunu kaçırır ve huzurunu bozar. Gürültüye tahammül edemeyen apsu çılgına döner karısı Tiamat’ın karşı çıkmasına rağmen genç tanrıları yok etmeye karar verir Bilgelik tanrısı Ea (Enki) bunu öğrenir ve Apsû’yu öldürür ve Tiamat intikam almaya karar verir.Korkunç canavarlar yaratır ve yeni eşi Kingu’yu ordusunun başına geçirir. Kingu’ya tanrıların kaderini belirleyen Kader
Babil Yaratılış DestanıAnonim · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,909 okunma
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 22:03
Selamünaleyküm. Muazzam bir hayat hikayesi okudum. Eliezer’in yaşadığı zamanlarda İbranice sadece din diliydi hatta onu günlük hayatta kullanmak haramdı. Ama Eliezer, Ibranice’yi Yahudilerin resmi dili yapmak istiyordu. Bu yolda birçok engelle karşılaştı. Çoğu Yahudinin hayal olarak gördüğü, Herzl’in deli saçması dediği iş için yıllarca çabaladı. Sonunda meyvelerini de topladı. İbranice Filistin’de resmi dil ilan edildi. Taha Kılınç’ın anlatımı çok akıcı. Roman yazmıyor ama roman gibi okunuyor. Doğu Türkistan Seyahatnamesi de böyleydi. Sonsöz yerine de Eliezer’in kullandığı yöntemi kullanan 3 müslüman alimden bahsetmiş. Elimde çok kitabı var yakın zamanda onları da okumayı düşünüyorum. Bu kitabı da çok severek okudum ve tavsiye ediyorum.
Dil ve İşgalTaha Kılınç · Ketebe Yayınevi · 20241,085 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·112 syf.·
2026 455. kitabı
Sağırlar sessizliğe inanmaz. "Sessizlik, işitenlerin icadıdır.” İlya Kaminsky Kuşatılmış bir kasaba (Vasenka), kasaba meydanında askerlerin vurup öldürdüğü sağır bir çocuk (Petya) ve çocuğu öldüren silah patladığı anda sağırlaşan kasaba halkı. Çocuğun ölümünün ardından kasabaya çöken sessizlikte, sağır halk işaret diliyle bir direniş örgütlemeye başlıyor. Bir taraftan da ilk çocuklarını bekleyen Alfonso-Sonya çiftiyle kasabadaki kukla tiyatrosunun sahibesi Galya Ana’nın hikâyelerini takip ediyoruz. Askerler sağırlığı “salgın hastalık” ilan ediyor, Galya’nın kuklacılarıysa gündüzleri Vasenkalılara işaret dilini öğretip geceleri usulca askerleri öldürüyor. Ama Sağır Cumhuriyet sadece bir ağıt değil, aynı zamanda ümide, direnmeye, yaşama sevincine yazılmış coşkulu bir methiye. Tek bir şiir geleneğinden beslenmediği gibi tek bir duygudan da beslenmeyen Kaminsky, acıyla, şiddetle ve baskıyla beklenmedik, heyecan verici başa çıkma yolları hayal ediyor. Sağır Cumhuriyet, şiirlerle kurulmuş bir tiyatro oyunu gibi okuduğumuz bir mesel. Rus asıllı Amerikalı şair Ilya Kaminsky, üzerinde on beş yıl çalıştığı bu benzersiz kitapta işgal altındaki bir ülkede yaşananların hikâyesini anlatırken şiddet ve baskı karşısındaki sessizliğimiz, sessizliğin türleri, sessiz bırakılmakla sessiz kalmaya karar vermek arasındaki fark üzerine düşünüyor. Sağır Cumhuriyet
Siyaset & Politika
Sağır Cumhuriyetİlya Kaminsky · Harfa Yayınları · 2020211 okunma
Puan vermedi·240 syf.·
2026 4. kitabı
Paulo Coelho, çoğu insanın hayatına olduğu gibi benim hayatıma da Simyacı romanıyla giren; okçuluğa duyduğumuz ortak ilgi sayesinde kendisiyle aramda özel bir bağ olan Brezilyalı ünlü yazar. Müthiş bir birikime ve etkileyici bir dünya görüşüne sahip. Birkaç yıl öncesine kadar, yazarların kendi dünya görüşlerini okurlarına dikte ettiğini düşündüğüm için kişisel gelişim türündeki kitapları okumayı reddediyordum. Ancak zamanla, romanlarıyla bizi etkileyen yazarların entelektüel birikimlerini en yalın hâliyle değerlendirebilmenin yollarından birinin, yine onların kaleme aldığı deneme ve düşünce türündeki kitaplar olduğunu fark ettim. O günden beri bu tarz kitaplar çantamdan eksik olmuyor. Coelho yalnızca çok okuyan ve yazan biri değil; dünyanın farklı yerlerine yaptığı seyahatlerde tanıştığı insanları ve yaşadığı olayları da eserlerinde hammadde olarak kullanıyor. Bu durum sadece bu kitapta değil, romanlarında da açıkça hissediliyor. Nitekim, yabancı bir ülkede müze ya da kilise gezerek vakit geçirmek yerine semt pazarlarını ziyaret etmeyi tavsiye ediyor okurlarına. Ben de bu öneriyi bir kenara not ettim. Kitapta, “Ağızdan giren şey insanı kirletmez. İnsanı kirleten, ağızdan çıkandır.” gibi çarpıcı alıntılar ve hikâyelerle görüşlerini zenginleştiriyor. Tüm inançlara ve insanlığa duyduğu saygı ile hoşgörü, satır aralarında sürekli hissediliyor. Kitap ilk kez 2009 yılında yayımlanmış olsa da içindeki yazıların büyük bölümünün 2001–2004 yılları arasında kaleme alındığı ve yazarın internet sitesinde ve gazetelerin köşe yazılarında yayımlandığı anlaşılıyor. Bunun en belirgin örneklerinden biri, kitabın sonlarında yer alan ve George W. Bush’a kinayeli bir üslupla teşekkür ettiği uzun yazı. Şöyle diyor: “Bizi duymazdan geldiğiniz, kararınıza karşı bir duruş sergileyen
Akan Nehir GibiPaulo Coelho · Can Yayınları · 20251,684 okunma
Gen Bencildir - Richard Dawkins
9/10
·329 syf.··
2026 227. kitabı
Richard Dawkins’in Gen Bencildir eseri, popüler algının iddia ettiği gibi sadece biyolojik bir mekanizmayı tasvir eden kuru bir bilim kitabı değildir; insan eylemlerinin en derin, en karanlık ve en rasyonel kökenlerine inen deterministik bir başyapıttır. Kitabın ortaya koyduğu çıplak gerçeklik nettir: Bizler, genlerin kendilerini kopyalamak ve korumak adına inşa ettikleri birer "hayatta kalım makinesiyiz." Ancak bu mekanizmanın dış dünyaya yansıması, bireyin ve toplumun bilinç filtresine göre sarsıcı kırılmalara uğrar. Kitap boyunca evrimsel kararlı stratejiler ve rasyonel detaylar üzerinden anlatılan bu sistem, insan zihninin ve kültürün devreye girdiği noktada devasa bir deterministik kumar alanına dönüşür. Gen, istisnasız her insana aynı temel ve ilkel donanımı yükler: Açlık, cinsellik, kabileye ait olma arzusu, ödül (dopamin) mekanizması ve her şeyin ötesinde bir "sonsuz olma/hayatta kalma" dürtüsü. Sistem, bu ham kodların çevreyle etkileşimi üzerinden yürür. İşte tam bu noktada, bireyin algı, zeka ve sorgulama kalitesi, genin nihai kaderini belirleyen en büyük filtre haline gelir. Bu deterministik ağın en radikal ve uç örneği, kör inancın pençesindeki bir intihar bombacısının eylemidir. Nesnel ve biyolojik gerçeklik açısından bakıldığında, kendini patlatan bir birey kendi genlerini saniyeler içinde küle çevirerek mutlak bir evrimsel başarısızlığa imza atar. O, Dawkins’in tabiriyle "Mem" adı verilen zihinsel bir inanç virüsü tarafından hacklenmiş, sistemi çökertilmiş bir robottur. Ancak olaya eylemi gerçekleştiren öznenin içsel ve algısal gerçekliği açısından bakıldığında, mekanizmanın motoru yine genin yüklediği o ham "sonsuz yaşama ve üreme" kodudur. Düşük bilinç ve dogmatik algı filtresine sahip bir zihin; cennet, ebediyet ve huriler gibi soyut vaatlerle
Biyoloji
Gen BencildirRichard Dawkins · Tübitak Yayınları · 02,072 okunma
Mükemmel çift
Puan vermedi
Gerilimin giderek arttığı, her sayfada acaba bu sefer ne olacak diye okuduğum #mükemmelçift kitabı sizlere de anlatmak isterim. Kitabın ana konusu reality şov olarak beş çifti bir tropik adaya götürüp yarışmalat sonunda en uyumlu çifti şampiyon ilan etmek. Buraya kadar herşey klasik ama elemelerde çiftler değil bireyler eleniyor yani adaya gelen ile yarışma sonunda kalan çiftler aynı kalmıyor. Kitap böyle aşk, meşk ve ihtiras ile gidecek derken ilk yarışma sonunda ummadık aday kaybediyor. İki farklı çiftten bir kadın bir erkek ödül villasına gidiyor. Tam etkilenme mi olacak ihanet mi gelecek derken bir fırtına gelip adayı yerle bir ediyor. Bu saatten sonra ada artık hayatta kalma mücadelesi alanı oluyor. Alfa erkek ortaya çıkıyor sonrası zaten kan, dehşet, vahşet ve zulüm. Tam kitap bitiyor derken yarışmanın asıl sebebi ortaya çıkıyor ve bir ters köşe daha yiyoruz. Yaz tatili moduna girdiğimiz şu sıralar plajda ve havuzda güzel bir güneşlenme arkadaşı olabilir bu kitap. Ufak bir uyarı tropik ada da tatilde iseniz tatilden sonra okuyun
Mükemmel ÇiftRuth Ware · The Kitap · 202681 okunma