Asil Refet
8/10
·208 syf.··
2026 10. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 20:34
Refet, Fatma Aliye ile tanışma kitabımdı ve ben Refet'i çok sevdim. Ana kız verdikleri hayat mücadelesi, vakur duruşu, ilime olan sevgisi, hayatını kurmanın yolunu başka yerlerde değilde ilimde aramasıyla, çalışkanlığıyla Refet, kalbimde yer eden bir karakter oldu. Şule, Şahap, ve Cazibe'yi de Refet'e olan vefalı dostluklarıyla sevdim. Hatta devam kitabı olsa ne güzel olurmuş diye de düşündüm. Kitabı bitirdiğimde inşallah bundan sonra daha mutlu olmuşsundur Refet dedim. Şunu da eklemeliyim ki içinde geçen kelimelerle (altında dip not halinde günümüz karşılıkları verilmiş) eskiden ne kadar zengin bir dilimiz olduğunu ve bunu ne kadar daralttığımızı bir kez daha fark ettim. Okuyun bence.
RefetFatma Aliye Hanım · Turkuvaz Yayınevi · 20197,3bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 18:33
Bu eserin yazıldığı dönem her gün yeni bir keşfin ortaya çıktığı ilimde, irfanda, fende ve teknolojide her yeni bir günde bambaşka yeni bir aygıtın tanıtıldığı yıllardır. Hüseyin Rahmi Gürpınar bu eserinde tam da işin özünde bu nokta üzerinden ilerlemek suretiyle toplumun ve devletin; eğitimde ve ilimde ne noktada olduğu ve bakış açısının insanlar nezdinde nasıl bir seviyede olduğunun anlatımını eleştirel bir düzeyde yapmaktadır. Haliyle bu dönemde astronomide de hızlı bir ivme yakalanmış çeşitli matematiksel hesaplar neticesinde Halley kuyruklu yıldızının dünyaya çarpacağı söylencesi hızla yayılmıştır. İstanbul’un sıradan bir mahallesinde gazeteci İrfan Galip çeşitli konferanslar ile halkı bilhassa kadınlar topluluğunu bu noktada bilinçlendirmek ister. Fakat bunu yaparken yazar yine o bilindik tarzı ile işi muzipliğe döker, yer yer alaycı dil kullanır. İrfan Galip karakterinin geçmişin intikamını devreye sokmasıyla birlikte olaylar bambaşka bir hal alır. Kitap genel anlamda toplumun cehaletini konu edinmek ile beraber uygarlık eleştirisi yapıyor. Toplum ve devletin ilim ve irfan noktasında atıl ve ilgisiz kalması ve yeterince bu hayati meselenin üzerine düşmemesine değiniyor. Bir diğer açıdan kadın karakterlerin çeşitliliği ve karşılıklı diyalogları absürt bir komedi şeklinde ilerliyor. Ama en önemlisi hikâyedeki kadın karakterlerin son derece önemli hayat ve memat meselelerinde dahi olayları gerçek bağlamından uzak ve kopuk bir şekilde irdelemeleri aynı zamanda çıkarımlarında son derece alakasız ve çok basit kalmaları eserin ana hatlarını oluşturuyor. Toplumun bilinçlenmesine yönelik, cehalete karşı bir eğitim seferberliği bağlamında yazılmış toplum ve birey eksenli bir eser. -Doğacak evladını hayatın nimetlerine erdirmek için zamanın gelişmelerine uygun mektep
1000Kitap
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaçHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202525,7bin okunma
Reklam
10/10
·103 syf.··
Beğendi
·
2026 131. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 07:31
Selam kitap dostlarım bugün bir şiir kitabı ile geldim. Bu kitapta kökleri geleneksel tasavvuf düşüncesine dayanan ancak yüzü tamamen bugünün modern dünyasına, insanına ve çıkmazlarına dönük güçlü bir edebi yönü ile karşımıza çıkıyor. Şair, insanın hem kendi iç dünyasında verdiği varoluşsal mücadeleyi hem de dış dünyadaki toplumsal ve teknolojik dönüşümlerin getirdiği yozlaşmayı bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor. ​Şiirlerin genelinde öne çıkan en belirgin tema, dünyanın geçiciliği karşısında insanın düştüğü gaflet ve manevi uyanış arayışıdır. Şair, hayatı gelip geçen bir kervana benzeterek insanın bu dünyada baki kalmayacağını hatırlatır ve nefsin geçici hazlarına kapılan insanı sert bir uyanışa davet eder. Bu manevi uyanışın yolu ise "bilgi", "ilim" ve "kendini bilmekten" geçer. Hayatın terbiyesinden geçmeyen, bilginin sefasını sürmeyen ve hakikate gözünü kapayan insan, kendi yalanına kanan bir mahkûm olarak tasvir edilir. İnsanın özünü, ahlakını ve karakterini bulması ancak Hakk’a giden yola yönelmesi, nefsini terbiye etmesi ve kalbini manevi bir cila ile temizlemesiyle mümkündür. Bununla birlikte, şair fildişi kulesinden seslenmek yerine doğrudan toplumsal adaletsizliklere, ahlaki aşınmaya ve insan ilişkilerindeki çürümeye ayna tutar. Hayatın herkesi aynı mektepte, fakat farklı şartlarda imtihan ettiğini vurgularken; varlık ve yokluk, zenginlik ve fakirlik, zariflik ve çirkinlik arasındaki keskin zıtlıkları evrensel bir kader döngüsü içinde işler. Şiirlerin modern çağa dokunan en özgün damarı ise dijitalleşme ve teknolojik esaretin getirdiği e-hastalıklar ve yabancılaşmadır. Şair, sürekli değişen bilişim dünyasının, çoğalan seçeneklerin ve ekran bağımlılığının insanı kendi hakikatinden kopardığını savunur. ​Sonuç olarak bu şiirler; teknolojinin ve
Kırk Şiir Bir ŞairEmre Zeybek · Tebeşir Yayınları · 20258 okunma
9/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 16:57
Sultaniyegah İstanbul, rahmetli Beynun Akyavaş'ın nefis bir kitabı. Kitap, kendisinin muhtelif dergilerde yayımlanmış yazılarının bir araya getirilmesi ile meydana gelmiş. Kitap altı bölümden oluşuyor: 1- Evliyalar Şehri İstanbul İstanbul ve semtleri üzerine tam yirmi tane yazı yer alıyor. Bu yazıların içinde târih var, bilgiler var, ilk defa duyacağınız hikâyeler var. 2- Bir Çiçeğim Adı Lale Osmanlı Tarihinden ve bazı padişahların devrinden bahseden yedi tane kıymetli yazı yer alıyor. 3- Doktor Ahmed Cemil Bey İçinde beş tane mini biyografi türünde yazı yer alıyor: Doktor Ahmed Cemil Bey, Hekimbaşı Salih Efendi, Ali Emirî Efendi, Kâtibim Aziz Mahmud Bey, Süheyl Ünver ve de Akil Muhtar Özden. 4- Mahzun Bir Gün İçinde beş adet yazı yer alıyor. Bu yazılarda da yine tanıtılan kıymetli insanlar ve de tarihi hikâyeler ön planda. 5- Evlere Şenlik Bir Türkçe Dilimize dair çok kıymetli beş adet yazı yer alıyor. Bu bölümden bir alıntıyı burada da paylaşmak istiyorum: “Hayat ile ömür oldu "yaşam" veya "yaşantı"! Hayat memat meselesi, hayata gözlerini yummak, hayat pahalılığı, hayat kaynağı, hayat arkadaşı, hayata atılmak; ömrüne bereket, Allah ömürler versin, ömrü vefa etmemek, ömür törpüsü gibi tâbirlerimizi ne yapacağız? Sahiden ne ömür adamlar bunlar!... Hikâye "öykü" imiş! Uzun hikâye, yılan hikâyesi, hikâye etmek ne olacak? Cevap demeyiniz, gerici olursunuz, ilerici olmak için "yanıt" deyiniz. Başüstüne ama hazır cevap, sudan cevap, cevap hakkı, cevabı yapıştırmak nasıl söylenecek?“ Sayfa 219
Sultaniyegah İstanbulBeynun Akyavaş · Diyanet Vakfı Yayınları · 20075 okunma
Endülüs Alimleri ve İlim Yolculukları
8/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
155 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 10:31
Sizlerle Prof. Dr. Lütfi Şeyban'ın araştırma eseri Endülüs Alimleri eserini paylaşacağım. Daha önce yazardan Endülüs Tarihi adlı başka bir kitabı okuyup Endülüs ilim dünyasını merak edince bu eserini de okudum. Hem o dönemdeki eğitim sistemini, hem de bir insanın nasıl kudretli bir alime dönüştüğünü okumak oldukça şaşırtıcıydı. Öyle ki modern eğitim sisteminde kişi sadece bir alanda uzmanlaşırken Endülüs Devleti'nde her alanda bilgi sahibi olmak daha büyük bir öneme sahipti. Yani bir alim tıp alanında uzmanlaşırken hem felsefe hem de astronomi alanında eğitim görüyordu. Lakin zannımca asıl etkileyici olanı daha küçük yaşlardan birkaç dil öğrenmesi ve hangi dine mensup ise o dinin ilahi metinlerinde uzmanlaşması. İber Yarımadası tarih boyunca tek Tanrılı dinlere mensup (Müslüman, Hristiyan ve Yahudi) insanların bir arada yaşadığı gibi bir arada ilim tahsil ettiği bir merkez oldu. Kitapta ilim merkezi olan üç önemli şehirden bahsedilmekte; Kurtuba, Tuyletula, İşlibiye. En göze çarpanı ise Endülüs Emevi Devleti'nin merkezi Kurtuba. Emevi Ulu Camisi'nden Büyük Emevi Kütüphanesi'ne kadar pek çok önemli ilim mekanı Müslüman olmayan veya olmayan birçok ilim sevdalısı İber Yarımadası'na çekmiş. Bugünün Erasmus'undan çok farklı bir ilim yolculuğu da onun zamanların en yagena gerçeğiymiş. Genç bir öğrenci önce Mekke'den Medine'ye, ardından Bağdat'tan Kayrevan'a oradan Kuzey Afrika'yı geçip Endülüs'e gelerek ilim halklarına katılıyordu. Bu ilim yolculuğunun en mühim kısmı ise uğradığı bütün şehirlerde ilimde derinleşmiş alimlerden ders almasaydı. Bu şekilde Endülüs'e gelene kadar yaklaşık 150-200 tane alim öğrenen öğrencilee bile vardı. Ayrıca Endülüs toplumundaki sosyal yapılanma böylesi bir ilim adanmışlığı desteklemekteydi. Uzaktan Kurtuba'ya gelen bir alim yönetici tarafından
Endülüs AlimleriLütfi Şeyban · Ketebe Yayınları · 201941 okunma
7/10
·82 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 00:46
YOLCULUĞUN ESRARI   “Her şey yerli yerindeyken bile insan, farkında olmadan en çok içindekilerle sarsılır.”   “Âlimler, fasıllar, sanatkârlar, edipler devletin bedeninin gücüdür.”   Ana karakter Yiğit ve ihtiyar Bilge ile farklı bir yolculuğun içerisinde beraberce yol aldık. Zaman kavramı görecelidir derdim ama bu gizemli yolculuk değişik bir şeydi. Acaba rüya mı, hayal mi derken çok eski zaman dilimlerinde Yiğit ile dolaştık. Belki de ihtiyar Bilge ile astral bir seyahate çıkmıştı o kadar kısa bir zaman diliminde...   Bu yolculukta İhtiyar Bilge ve önümüze çıkanlardan güzel şeyler öğrendik karakter ile birlikte. Hoşgörü ve saygı elbisesi, kıyafetinden önce kalbine bakabilmek, yeryüzü tablosunun inanılmaz güzelliği ile adım adım ilerledik. Karakter, çıktığı her yeni yolun kuş gibi hafiflettiğini söylüyor. Öğrenmiş olduğu bilgiler ile kendini zenginleştiriyor.   Karakter, Bursa’nın güzelliğini, yaşadığı yıkımlar ile nasıl alt üst olduğunu zamanın belli kavramlarında farklı farklı görüyor. Ulu caminin görkemini, sanatsal bir bakış açısı ile görüyor. Osmanlının ilimde, bilimde ne kadar önde ve ne  kadar öncü olduğunu öğreniyor. Zaman yolculuğu ile birlikte edindiği bilgiler ile Bursa’nın hayranı oluyor. Şehrin ruhunun güzelliğini, her yaşanmışlığın da ne kadar güzel olduğunu biz okurlara hissettiriyor ki okuduğunuz anda gidip Bursa’yı gezmek istiyorsunuz. Yazarımızın emeğine sağlık.   #zehradurmuş #yolculuğunsırrı #okudumbitti  #yorum
Yolculuğun EsrarıZehra Durmuş · Sokak Kitapları Yayınları · 202573 okunma
Reklam
Reklam