Hiç hesap görülmüyor.
Yıldızlar bu yüzden sessizler
hesap vermiyorlar.
Nasıl ölçmeli
bir mevsimi
senin yokluğunun
takviminde?
Nasıl ölçmeli
benim karmakarışık
ışığımın akışını
olanların
ve olacakların
dağında?
Yüzyılı aşkın süredir, evrimin nihai sebepleriyle ilgili sorular, Darvinci çerçevede tartışıldı, dil yeteneğinin, evrimsel baskı altında evrimleştiği varsayıldı. Bu yetenek, kendilerini doğru düzgün ifade edip başkalarının ifadelerini anlayabilenlere belirleyici bir üstünlük sağlamış olmalıydı.
Şaşırtıcı olan, bu üstünlüğün ne olabileceği konusunda fikirbirliğine varılamaması. İnsanlar birbirleriyle konuştukları için, bu üstünlüğün toplumsal ilişkilerle bağlantılı olması akla yakın (bu görüşe karşı çıkıldığını da hatırlatmalıyız). Dilin ortaya çıkışıyla birlikte insanların, topluluğun menfaatine olacak şekilde, kendi toplulukları içinde daha iyi dayanıştığını düşünmek doğal görünüyor. Fakat bu yanıt, modern Darvinci düşünceyle aynı çizgide değil; bu düşünceye göre, evrimsel üstünlük, topluluğu değil bireyi kollamalı; çünkü yavrulara belli bir özelliği topluluk değil, sadece birey aktarabilir.
Bu sebeple, evrim kuramı, tıpkı öteki dayanışma davranışlarını açıklamada olduğu gibi dil konusunda da zorluklarla karşılaşır. Bu açmaz konusunda son dönemde önerilen çözümler arasında şunları sayabiliriz: Konuşabilen insanlar yalanın faydasını gördükleri, dedikodu yaparak kendilerine toplum içinde yer bulabildikleri ya da kendi menfaatlerine olacak ritüeller geliştirebildikleri için dil evrimleşmiştir. Bu fikirler hakkında olsa olsa, çürütülmenin zor olduğunu söyleyebilirim. Kesin bulgular mevcut olmadığından, muhtemelen yeni fikirler ileri sürülmeye devam edecek.