Benim evimde "imdat" bir yakarış değil, emirdi
Sayfa 197 - Pegasus yayınları·Kitabı okudu
Okumuş Bir İşçi Soruyor
Yedi kapılı Teb şehrini kuran kim? Kitaplar yalnız kralların adını yazar. Yoksa kayaları taşıyan krallar mı? Bir de Babil varmış boyuna yıkılan, kim yapmış Babil'i her seferinde? Yapı işçileri hangi evinde oturmuşlar altınlar içinde yüzen Lima'nın? Ne oldular dersin duvarcılar Çin Seddi bitince? Yüce Roma'da zafer anıtı ne kadar çok! Kimlerdir acaba bu anıtları dikenler? Sezar kimleri yendi de kazandı bu zaferleri? Yok muydu saraylardan başka oturacak yer dillere destan olmuş koca Bizans'ta? Atlantik'te, o masallar ülkesinde bile, boğulurken insanlar uluyan denizde bir gece yarısı, bağırıp imdat istedilerdi kölelerinden. Hindistan'ı nasıl aldıydı tüysüz İskender? Tek başına mı aldıydı orayı? Nasıl yendiydi Galyalılar'ı Sezar? E bir aşçı olsun yok muydu yanında? İspanyalı Filip ağladı derler batınca tekmil filosu. Ondan başkası ağlamadı mı? Yediyıl Savaşı'nı 2. Frederik kazanmış? Yok muydu ondan başka kazanan? Kitapların her sayfasında bir zafer yazılı. Ama pişiren kim zafer aşını? Her adımda fırt demiş fırlamış bir büyük adam.
Reklam
Tek başarılı olduğumuz iş değişmeyen bir düzen içinde yaşıyoruz
Vilâyet telâş ve heyecan içinde. Acele bir imdat heyeti geliyor. Neye ve kime imdat için?!. Ya gönderilen paralar! Sonra niçin telgraf kendisine değil de belediyeye?
İnkılap Yayinevi·Kitabı okuyor
Alıntı
Sabah olmaya başladı! Işıkların doğduğu yer olan doğuya ve özellikle o sabaha mahsus olup başucundaki pencerelerden girerek, annesinin himaye ve imdat için arş-ı âlâdan uzanmış kolları saydığı iki ışık sütununun ortasında kararsız kalbi sûkunet bularak, baygın haliyle uykuya daldı.
Sayfa 44·Kitabı okuyor
“Hayatta olmanın tek güç yanı bilen olmaktır. Tüm bilenlere imdat gelsin.”
Sayfa 90·Kitabı okuyor
Kendi içime hapsolduğumu, diri diri gömüldüğümü nasıl bilebilirlerdi? İmdat dememiştim ki...
Sayfa 134·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam