İlk komünyon sabahı insanın hayatta en mutlu günü olurdu. Bir gün bir yığın general Napoléon'a en mutlu gününün hangisi olduğunu sormuştu. Büyük bir sa- vaş kazandığı ya da imparator olduğu günü söyleyeceğini sanmışlardı. Oysa Napoléon, – Baylar, hayatımın en mutlu günü ilk komünyonumu yaptığım gündür, demişti.
Sayfa 93 - İletişim·Kitabı okuyor
Hepimiz, en önemsiz ayrıntıya bile dikkat ettiğini düşünenlerimiz dahil, tıpkı bir tiyatro yönetmeninin oyununu sahneleyebilmek için başkaları­nın oyunlarında da kullanılmış dekor parçalarından ya­rarlanması gibi, bizden önce başkaları tarafından sıkça tekrarlanmış sözcüklerden medet umarız. Hakikati ver­meye çalışırız, ama bunun için ne kadar gayret edersek edelim, tarih sahnesinde ezelden beri oynanan oyun bir yerde gelip aklımıza takılır: savaş meydanında ölen trom­petçi, düşmana süngüsünü saplayan piyade eri, gözünün feri sönmüş bir at, savaş kargaşasının tam ortasında, ge­nerallerinin çevrelediği yaralanmaz imparator. Bizim ta­rihle ilgilenmemiz, derdi Hilary, diye sözlerine devam et­ ti Austerlitz, aslında önceden hazırlanmış, hafızamıza kazınmış kalıp sahnelerle ilgilenmekten ibarettir, biz hep bu sahnelere baktık, oysa gerçek başka yerde, henüz hiç kimsenin keşfedemediği kuytu bir köşede...
Sayfa 68 - Can Yayınları
1000Kitap
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Az Daha Merakla bekleyin....
Orada yere diz çöküp, aç Susuz bekleyen o imparator üç gün boyunca neler düşünmüş,ne yeminler etmiştir sence?...
Sayfa 196 - Türkiye iş Bankası kültür yayınları PDF okuyorum sayfa sayısı farklılık gösterir·Kitabı okuyor
Alıntı
Durun durun devamını bekleyin daha fena şeyler var!!
Eskiden Romalı bir papa varmış, imparatora kızmış, imparator yalınayak gelip sarayın önünde yere diz çöküp kendisini bağışlaması için yemeden içmeden üç gün boyunca yalvarmış papaya.
Sayfa 196 - Türkiye iş Bankası kültür yayınları PDF okuyorum sayfa sayısı farklılık gösterir·Kitabı okuyor
Alıntı
İmparator ketum birisidir, planlarını kimseye anlatmaz, onlar hakkında kimsenin görüşünü almaz; ama planlarını uygulamaya soktuğunda ve insanlar bunları öğrenip keşfetmeye başladığında, imparatora çevresindekilerden bu planlar konusunda itirazlar gelmeye başlar; o da, kolay etkilenen birisi olduğu için planlarından cayar. Bir gün yaptığını bir başka gün yıkması, istediği ya da yapmayı planladığı şeyin asla anlaşılmaması ve kararlarına güvenilememesi, bundan kaynaklanır.
Bazı sonlar, kartlara göre yazılırdı. Sıfırıncı Kart olan Aptal, uçurumun kenarından attığı o son adımla başladığı yere geri dönmüştü. Hiçliğe. Atlas Vladislav, bir Mecnun olarak sevmeyi seçmişti ancak kader onu bir Aptal olarak uğurladı. Kader, desteyi son bir kez kardı ve kanlı masaya bıraktı. Çünkü bazıları İmparator doğup bir Mecnun gibi ölür, bazıları ise elindeki tüm kozları bir Aptal inadıyla o uçurumun dibine gömerdi.
Sayfa 381·Kitabı okuyor
1000Kitap