Tesadüfen elime geçen bir kitaptı. Yazarın okuyacağım ilk kitabı, sosyal medyada da birkaç kesitine denk gelmiştim. Kitap akıcı, sayfalar hızlı ilerliyor ama açıkçası pek tavsiye edebileceğim bir eser değil. Benim için vakit kaybıydı; sadece okumamış olmamak için tamamladım diyebilirim.
Kitap boyunca yer yer yersiz bir reklam havası seziliyor. Hatta öyle ki, bu formatta pek çok kişi rahatlıkla benzer bir kitap yazabilir:)) Gün içinde arkadaşlarımın “Güzin ablası” olduğumdan, bazen “ben de yazayım bari” dedim kendi kendime :) Çünkü yazarın verdiği cevaplar genellikle yüzeysel: “Yaparsın, başarırsın.”
Bir mektupta kız tecavüze uğramış mesela, ama verilen cevap bu kadar basit. Böyle ciddi konulara bu kadar sığ yaklaşılması rahatsız edici. Üstelik gelen mektupların gerçekliği de tartışmalı gerçekten yazanlar mı var, yoksa yazarın kurgusu mu belli değil.
Mektupların çoğu da evlilik ve ilişkiler etrafında dönüyor; hep aynı temalar, aynı sorunlar… Kısacası fazlasıyla tekrara düşmüş. Taciz ve tecavüz içeren dizilerden ne kadar tiksiniyorsam, bu kitapta da benzer bir rahatsızlık hissettim.
Okuyacak olanlara şimdiden kolaylıklar, hatta selametler diliyorum.