…bizden zorla “bilgi” elde etmek için kullanılacak baskının kaba kuvvetten veya bedensel işkenceden çok, daha çetin bir yöntemle işlemesi öngörülmüştü: İşte bu düşünülebilecek en ince tasarlanmış izolasyondu. Bize hiçbir şey yapmadılar; sadece gerçek anlamda bir hiçliğin içine yerleştirdiler bizi. Çünkü bilindiği üzere dünya üzerindeki hiçbir şey insan ruhuna hiçlik kadar ağır bir baskı yapamaz.
Ferhat Hoca. "Bu Allahın işine hiç aklım ermiyor, bu kadar zalim bir adamı nasıl ediyor da yaratıyor, yaratırken, yarattığından..." Boynunu iki yana kıvırdı, "Tövbe, tövbe estağfurullah," diye dualar okudu. "Böyle bir zalim bir adam nasıl olur, insanoğluna onun kıydığı gibi, insanoğlunu onun aşağıladığı gibi insanlık nasıl aşağılanır! Allah da kendi yarattığı kullarına yapılan bunca işkenceye, aşağılamaya nasıl razı gelir, aklım ermiyor. Şu Karafırtınayı öyle bir merak ediyorum ki..."
Bunu doktorlar da böyle söylüyor: Başlangıçta ince hastalığın tedavisi kolay, tanımı zordur; ama zaman ilerledikçe başlangıçta tanımı ve tedavisi yapılmayan hastalığın tanımı kolay ancak tedavisi zordur. Aynı şey devlet işlerinde de söz konusudur. Devlet içinde doğacak sorunları zamanında bulgulayan (ki bu da ancak öngörülü insanlara özgüdür) biri için onların çözümü çabuk ve kolaydır; ama sorunların ne olabileceği kestirilemezse ve herkesin görebileceği kadar büyümesine izin verilirse, çözüm yolları ortadan kalkar.