Alt taraftaki etli kısma kan sağlamak için her bir parmağa uzanan çok ince damarlar ve yaklaşık 700 reseptör vardır. Bu şekilde çevremizi keşfeder, hisseder, dokunur veya okşarız: Sensörler beyne bunu hangi yoğunlukla yaptığımızı, o sıradaki basıncın ne kadar güçlü arttığını ve hangi hızla uygulandığını iletir ki bundan özellikle parmak uçlarının en dış deri katmanındaki "Meissner cisimciği" sorumludur. Bunun sonucunda hiç düşünmeye gerek kalmadan bir avokadonun olgunluk derecesini dokunarak algılar, bebeğimizi nazikçe okşar, elma püresi kavanozunu kuvvetle açar, bir kâğıt sayfasını tutarken buruşturmaz ve içindeki latte taşmasın diye karton bardağı çok sıkı tutmayız çünkü aynı zamanda parmak uçlarının üst tarafındaki tırnaklar da parmak altındaki etli kısmın karşılığı olarak görev yapar. Onların karşı baskısı olmasaydı günlük hayatımız çok zor olurdu, üstelik doğumdan itibaren en gelişmiş olan duyu dokunma duyusudur; bu sayede yenidoğanlar kelimenin tam anlamıyla çevresini kavrar.
Sayfa 147·Kitabı okudu
"Kabuğundan sıyrılınca herkes bağırır."
Sayfa 67·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Fırın gibi de tutar.
"Bunu iyi akıl ettin Hocam. Bu kepeneklerin içinde değil üç gün, on gün bile karın, fırtınanın arasında bekleriz de üşümeyiz. Çobanlar bunu iyi icat etmişler, kepeneklerin içi fırın gibi olur."
Sayfa 610·Kitabı okuyor
"Kabuğundan sıyrılınca herkes bağırır."
Sayfa 67·Kitabı okudu
Alıntı
Kaybın Sızısı
"Ağzımı anahtar deliğine dayayıp havayı emiyorum. Böcek sokması gibi bir yanma duyuyorum boğazımda. Oysa kuru bir yaprağı bile dalından düşürecek gibi değil bu esinti. Belki çöle dönmüş toprağa tek yağmur damlasının düşüşü yalnızca. Çamur gibi bir yağmur damlası... Ama toprak, bu damlayla çatlatacak bağrındaki tohumu. Çöl, bütün vahalarını bu damlayla yeşertecek... Genzim yanıyor. İnce bir kan şeridi sızıyor dudaklarımdan. Kirli, sıcak ve simsiyah... Adımdan gayrısını bilmiyorum."
Cinayetlerde en ince ustalıklar gösterenlerin çoğu zaman en medeni adamlar olduğuna hiç dikkat ettiniz mi?
Sayfa 26·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam