Dante Alighieri, İnferno
Kana susamıştın ve ben de seni kanla doldurdum.
Sayfa 118·Kitabı okudu
Edebiyat
Asıl gizem var oluş değildir, yok oluştur.
Felsefe
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bu efsane de burada kalsın bakalım
Babaları Kronos’u yok eden Zeus, Poseidon ve Hades üç kardeşlerdi. Zeus gökyüzünü, Poseidon denizleri ve Hades yeraltını yönetiyordu. Ölüm ile iç içe olan ve onunla anılan Hades’ten insanlar korkuyordu oysa Hades oldukça fedakâr, komik ve düşünceli birTanrı’ydı. Sadece yalnızlığa mahkûm edildiği için zamanla acımasızlaşmış ve korku duyulan bir figür haline gelmişti. Öyle ki dünyanın en değerli metallerine sahip olduğu için Zenginlik Tanrısı olarak da anılırmış. Hades öfkelendiğinde cehennemin alevleri ahiretin ötesine dek yayılırmış. Annemin bana anlattığı hikâyeyi anımsadım. Güçlü, yıkılmaz ve kudretli bir Tanrı’nın dahi yalnızlığın esiri olduğunda ne hale gelebileceğini söyleyerek mırıldandığı hikâye kulaklarımda çınladı. Destana göre karanlığın ta kendisi olan Hades, ölüler diyarında sadece insanları değil kendini de cezalandırmaktaydı. Soğuk ve kasvetli dünyada bir başına geçirdiği yüzyılların ardından ruhunu kaybetmeye başlamıştı çünkü çaresiz bir yalnızlığın kurbanıydı. Bir gün ise bu durum değişmişti. Zeus ve Demeter’in kızı olan Persephone, güzelliğiyle herkesin ilgisini ve dikkatini çeken bir kadındı. Karanlıkta, ölü ruhların arasında ve bir başına olan Hades, onu gördüğü an kendisine hayran kalmıştı. Persephone yle evlenmek isteyen Hades’e Demeter’in karşı çıkması bile Hades’i durduramamıştı. Persephone, bir gün vadide çiçek toplarken ayaklarının altındaki toprak yarılır ve o yarıktan kara atlarıyla Hades çıkagelir. Persephone’yi o daha ne olduğunu anlamadan kaçıran Hades cehennemine güzel kadın ile geri döner. Bu olaya şahitlik eden kişiler ise Persephone’nin babası Zeus ve Güneş Tanrısı Helios olur. Üzgün ve öfkeli olan Demeter tüm dünyada kızını arar. Onu bulamayarak geçirdiği günlerin ardından Demeter, Tanrıları cezalandırmak için görevlerini yapmayı
The basic belief of the Gnostics was dualism. They believed that the world is ultimately divided between two cosmic forces, good and evil. In line with much Greek philosophy, they identified evil with matter. Because of this, they regarded any Creator God as wicked. Creation by a deity, they felt, was not so much impossible as it was indecent. Their own supreme being was far removed from any such tendency to “evil.” Since the ultimate deity could have no contact with the material world, the Gnostics explained creation by a series of emanations. If we think of God as a kind of sun, these emanations would be sunbeams—extensions of his nature, yet distinct from him. These supernatural emanations (subordinate “powers”), however, were capable of producing other inferior powers until they had fashioned, as Charles Bigg, the Oxford scholar, once said, “a long chain of divine creatures, each weaker than its parent,” and came at last “to one who, while powerful enough to create, is silly enough not to see that creation is wrong.” This, according to the Gnostics, was the Creator God, the God of the Jews.
"It is a fundamental error to consider the other cultures as inferior to our own simply because they are different."
Politik Felsefe
İnferno
“Feryatlar, figanlar, ağlama, inleme, Yankılanıyordu havada, tek bir yıldızın olmadığı bile. Daha ilk adımda ağlamaya başladım bu nedenle. Lisanlar muhtelif, lehçeler ürkütücü, Hiddet şiveleri, eziyet kelimeleri, Ve sesler keskin, sesler boğuk ve çarpan elleri…”
Sayfa 43 - Alfa·Kitabı yarım bıraktı