Her insan birilerini, bir şeyleri sevmeyi gerekser.
Alıntı
İnsan sonsuzluğu kavrayamaz ve Aldatanlar
Hayal ettiğimiz her şey sonludur.Bu nedenle sonsuz dediğimiz hiçbir şeyin fikri veya kavramı yoktur.Hiç kimse zihninde sonsuz büyüklükte bir kavrama sahip olamaz.Ne de adlandırılan şeyin sınırlarını ve amaçlarını kavrayabilir.Sadece kendi yetersizliğimizin kavramına sahibiz.Bu nedenle Tanrı ismi onu kavramamız için değil onu onurlandırmamız için kullanılır. İnsan duyulara tabi olmayan hiç bir şeyi kavrayamaz.Bunlar aldatılmış filozoflardan ve aladatılmış veya aldatan skolastiklerden (Sahte mürşit) hiçbir anlamı olmayan inanılarak uydurulmuş saçma söylemlerdir. (Bir şeyi kavrayabilmek için duyularımıza tabi olması gerekir diyor yazar,doğayı duyularımızla kavrayabiliyoruz,çünkü sonu olduğu için fakat sonsuzluk duyularımıza tabi değil insan onu kavrayamaz diyor yazar.)
Sayfa 41
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Çoğu insan gibi gece yarısından sonra uyurum. Ya da sızarım.,
Gen Bencildir - Richard Dawkins
"Memlerin içinde yaşadığı bilgisayarlar, insan beyinleridir." Üretilmiş elektronik bilgisayarların da eninde sonunda kendini eşleyen bilgi desenlerine, yani memlere ev sahipliği yapacağı bariz biçimde öngörülebilirdi. Bilgisayarlar gittikçe artan bir şekilde bilgilerin paylaşıldığı dallı budaklı ağlar şeklinde birbirlerine bağlandılar. Birçoğu elektronik posta ve dosya alışverişi yaparak birbirleriyle tam manasıyla bağlıdırlar. Diğerleri, kullanıcıları USB belleklerini diğer bilgisayarlara sokup çıkardıklarında bilgileri paylaşırlar. This, kendilerini çoğaltan programların gelişmesi ve yayılması için mükemmel bir ortamdır. Bu kitabın ilk edisyonunu yazarken, istenmeyen bir bilgisayar meminin düzgün bir program kopyalanırken kendi kendine oluşan bir hata dolayısıyla ortaya çıkacağını ve bunun nadir görülecek bir olay olacağını sanacak kadar saftım. Ne yazık ki o zamanlar masumiyet zamanlarıydı. "Virüs" ve "solucan" salgınları kötü niyetli programcılar tarafından kasten etrafa salındılar ve artık günümüzün dünyasının her tarafındaki bilgisayar kullanıcıları için alışılmış tehlikeler haline geldiler. Geçen yıl hard diskime bildiğim kadarıyla iki değişik virüs salgını sırasında virüs bulaştı ve bu bilgisayar kullanıcıları için oldukça sıradan bir deneyimdir. Bu virüslerin isimlerini, çirkin küçük faillerine çirkin küçük tatminler vereceği korkusundan dolayı vermeyeceğim. "Çirkin" diyorum çünkü davranışları mikrobiyoloji laboratuvarındaki bir teknisyenin içme suyuna bilerek virüs bulaştırarak, hasta olan insanlara sinsice gülmek için bir salgını beslemesine benziyor. "Küçük" dedim çünkü bu insanlar zihinsel olarak küçükler. Bir bilgisayar virüsü tasarlamakta akıllıca hiçbir şey yok. Orta seviyedeki herhangi bir programcı bunu yapabilir; ve modern dünyada orta seviye
Biyoloji
Olabilir....
Hiç hesapta yokken kırılabilir, yorulabilir.. Sırtından, en çok da kalbinden vurulabilir insan..
Sayfa 21 - Ahir Zaman·Kitabı okuyor
'Human beings are not like sheep; and even sheep are not undistinguishably alike' ... Ya da 'insan koyun değildir koyunlar bile birbirine tıpatıp benzemezken.'
Bizde de şey diyenler var ...'Bir millet var, koyun sürüsü. Buna bir çoban lazım. O da benim.' İşte koyun metaforu siyasette bol bol kullanılıyor. Hiç koyun görmedim değil ama bu kadar uysallığı/yönetmeye muhtaçlığı sembolize etmesine şaşıyorum.