Puan vermedi·160 syf.··
2026 67. kitabı
İnsan bazen bir kitabı bilgi edinmek için okuyor, bazen de kendi hayatına dışarıdan bakabilmek için. Zihnini Yeniden Yapılandır ikinci gruba daha yakın geldi bana. Başlarda bilinçaltı, inanç kalıpları ve zihnin çalışma biçimi üzerine anlatılanlar dikkatimi çekti ama kitap ilerledikçe konu sadece zihinden ibaret olmaktan çıktı. Bir noktadan sonra insanın kendisiyle kurduğu ilişkiye, mutluluğa ve başarı anlayışına geldi. Kitapta en çok üzerinde durulan fikirlerden biri, çocuklukta oluşan bazı düşüncelerin ve inançların yetişkinlikte de hayatımızı etkilemeye devam ettiği düşüncesi. Yazar bunu anlatırken günlük hayattan birçok örnek veriyor. Bazı bölümlerde anlatılanlar bana daha yakın geldi, bazı bölümlerde ise farklı düşündüğüm yerler oldu. Yine de okurken insan ister istemez kendi alışkanlıklarını ve yıllardır doğru kabul ettiği düşünceleri gözden geçiriyor. Başarı üzerine yazdığı bölümler ise kitabın en çok ilgimi çeken kısmı oldu. Çünkü burada başarıyı para, kariyer ya da statü üzerinden değil, insanın iç huzuru üzerinden değerlendirmeye çalışıyor. Dışarıdan bakıldığında her şeye sahip görünen insanların neden mutsuz olabildiğini sorgulaması hoşuma gitti. Bu bölümlerde anlatılanlar, insanı kendi hayatına dönüp bakmaya ve gerçekten neyin peşinden koştuğunu düşünmeye itiyor. Her fikrine katıldığımı söyleyemem ama ara sıra durup kendime bazı sorular sormama neden oldu. Galiba kitabı sevmemin nedeni de buydu.
Zihnini Yeniden YapılandırVolkan Erkan · Destek Yayınları · 2024168 okunma
9/10
·340 syf.··
2024 32. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2024 14:55
Boşnak halkının maruz kaldığı katliamlar, zorunlu göçler ve insanlık dışı uygulamalar, kitabın satır aralarında okuru yakın tarihin karanlık sayfalarıyla yüzleştiriyor. Bu yönüyle Sevdalinka, sadece bir aşk ya da dönem romanı değil; insanlığın vicdanına yöneltilmiş güçlü bir hatırlatma niteliği taşıyor. Modern savaş tarihinin en iğrenç, en kan dondurucu sırrına bakıyorsunuz: 1992-1996 yılları arasında Bosna Savaşı devam ederken, Avrupa'nın göbeğinde vahşi bir "turizm" sektörü kuruluyor: Saraybosna Safarisi. Çeşitli Batı ülkelerinden gelen aşırı zengin yabancılar, sırf "spor olsun diye" insan avlamaya geliyor. Bosnalı Sırp ordusunun para karşılığı organize ettiği bu sistemde, zengin "turistler"gizli yollarla tepelerdeki keskin nişancı mevzilerine taşınıyor. Hedefe göre tarife değişiyor: En yüksek paralar masum çocukları ve hamile kadınları vurmak için ödenirken; yaşlı sivilleri hedef almak adeta bir "promosyon" gibi ücretsiz sunuluyor. Yazar, Bosna'nın acılarla örülü yakın tarihini anlatırken duygusallığa teslim olmadan, insanlık dramını bütün yönleriyle ele almayı başarıyor. Akıcı dili sayesinde okuru olayların içine çeken eser, savaşın ardında bıraktığı derin izleri ve insanların en zor zamanlarda bile umutlarını koruma çabasını çarpıcı sahnelerle hissettiriyor.
SevdalinkaAyşe Kulin · Everest Yayınları · 202015,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·209 syf.··
Beğendi
·
2026 74. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 06:07
Her hikâyenin bir sonu vardır. Ama bazı sonlar, bir veda olmaktan çok daha fazlasıdır. Son Savaş, yalnızca Narnia Günlükleri'nin son kitabı değil; çocukluğa, masallara ve yıllardır sevdiğimiz bir dünyanın son nefesine tanıklık ettiğimiz bir veda mektubu. C. S. Lewis bu kez okuru yeni bir maceraya değil, Narnia'nın kaderinin belirleneceği son yolculuğa çıkarıyor. Narnia'nın son kralı Tirian'ın hüküm sürdüğü dönemde, kurnaz bir maymun sahte bir Aslan yaratır. Aslan postu giydirilmiş masum bir eşek aracılığıyla halk kandırılır, gerçekler çarpıtılır ve Narnia yavaş yavaş kendi özünü kaybetmeye başlar. Yalanlar büyüdükçe dost düşmana, gerçek sahteliğe karışır ve sonunda Narnia tarihinin son savaşı kaçınılmaz hâle gelir. Fakat bu kitap aslında bir savaşı anlatmıyor. Bir dünyanın sonunu anlatıyor. Daha da önemlisi... Gerçeğin unutulmasını anlatıyor. Lewis bu romanda serinin önceki kitaplarından çok daha karanlık bir atmosfer kuruyor. Çünkü artık mesele yalnızca iyilerle kötülerin mücadelesi değil. İnsanların doğru ile yanlışı ayırt edemediği, yalanın gerçek gibi kabul edildiği bir dönemde yaşanan çöküşü izliyoruz. Kitap boyunca beni en çok etkileyen şey Tirian'ın umutsuzluğuydu. Kaybettiğini bile bile savaşmaya devam etmesi... Sonucun değişmeyeceğini bilse de doğru olanın yanında durması... Belki de gerçek cesaret tam olarak budur. Kazanacağından emin olduğunda savaşmak değil. Kaybedeceğini bildiğinde de vazgeçmemek.
Edebiyat
Son SavaşC. S. Lewis · Doğan Egmont Yayıncılık · 20121,318 okunma
Puan vermedi·228 syf.··
2026 71. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 18:07
Bazen bir yere geri dönersiniz... Ama bıraktığınız hiçbir şeyi yerinde bulamazsınız. Prens Caspian, Narnia Günlükleri'nin belki de en hüzünlü kitaplarından biri. Çünkü bu kez kahramanlarımız büyülü bir dünyayı keşfetmiyor; unutulmuş bir dünyayı yeniden hatırlamaya çalışıyor. Peter, Susan, Edmund ve Lucy yeniden Narnia'ya döndüklerinde onları büyük bir sürpriz bekler. Onlar için yalnızca bir yıl geçmiş olsa da Narnia'da yüzlerce yıl geçmiştir. Altın Çağ sona ermiş, konuşan hayvanlar saklanmaya başlamış, eski hikâyeler efsaneye dönüşmüş ve Aslan'ın adı bile unutulmaya yüz tutmuştur. Bir zamanlar kralların ve kahramanların ülkesi olan Narnia artık kendi geçmişini kaybetmektedir. İşte tam bu noktada sahneye Prens Caspian çıkar. Tahtı elinden alınmak istenen genç bir prens... Kaybolmaya yüz tutmuş bir dünyanın son umudu... Ve eski Narnia'nın yeniden doğuşunu başlatacak kişi... Bu kitapta beni en çok etkileyen şey savaşlar ya da macera olmadı. Beni etkileyen şey, Lewis'in değişim kavramını ele alış biçimiydi. Çünkü Prens Caspian'ın anlattığı şey aslında hepimizin yaşadığı bir duygudur. Bir gün dönüp baktığınızda çocukluğunuzun sokaklarını tanıyamamak... Eskiden çok sevdiğiniz şeylerin kaybolduğunu görmek... Ve hatıraların bile zamanın içinde silinmeye başlaması...
1000Kitap
Prens CaspianC. S. Lewis · Doğan Egmont Yayıncılık · 20121,895 okunma
10/10
·96 syf.··
2026 9. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 03:35
Dönüşüm, okuması bitince değil, insanın zihninde büyümeye başlayınca etkisini gösteren kitaplardan biri. İlk bakışta Gregor Samsa’nın bir sabah böceğe dönüşmesini anlatan tuhaf bir hikâye gibi görünse de, aslında yabancılaşma, yalnızlık, işe ve topluma indirgenmiş insan değeri üzerine oldukça sert bir eleştiri sunuyor. Gregor’un dönüşümünden çok, ailesinin ona karşı değişen tavırları beni etkiledi. Çünkü kitap boyunca asıl korkutucu olan şey böceğe dönüşmek değil, sevildiğini düşündüğün insanların seni artık bir yük olarak görmeye başlaması. Kafka’nın anlatımı sade olmasına rağmen yarattığı huzursuzluk hissi son derece güçlü. Kitabı okurken Gregor’a acıdım, öfkelendim ve zaman zaman kendimi onun yerine koyarken buldum. Belki de Dönüşüm’ün yıllardır bu kadar güçlü kalmasının sebebi bu; hepimizin hayatının bir döneminde görünmez, anlaşılmamış veya yalnız hissetmiş olması. Kısa olmasına rağmen verdiği duygusal ve düşünsel etki birçok uzun romandan daha büyük. Beni hem rahatsız eden hem de uzun süre düşündüren bir kitaptı. Klasiklerin neden klasik olduğunu hatırlatan eserlerden biri.
DönüşümFranz Kafka · Olimpos Yayınları · 2019267,6bin okunma
7/10
·128 syf.··
2026 40. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 01:54
Horace McCoy'un Atları da Vururlar adlı romanını büyük bir merakla okudum. Kitap boyunca anlatılan olaylar ve karakterler ilgimi çekse de beni derinden etkileyen bir eser olduğunu söyleyemem. Ancak final bölümüne geldiğimde bütün hikâyenin ağırlığı bir anda üzerime çöktü. Roman, Büyük Buhran döneminde insanların hayatta kalabilmek için ne kadar zor koşullara katlanmak zorunda kaldığını çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Özellikle dans maratonları üzerinden kurulan düzen, insanların umutlarının nasıl sömürüldüğünü gözler önüne seriyor. Karakterlerin yaşadığı çaresizlik ve umutsuzluk satır aralarında sürekli hissediliyor. Benim için kitabın en güçlü yanı finaliydi. Son sayfalarda yaşananlar, daha önce okuduğum bölümlere farklı bir gözle bakmamı sağladı ve kitabın vermek istediği mesajı daha net anlamama yardımcı oldu. Buna rağmen, daha önce okuduğum İnsanlığımı Yitirirken kadar etkileyici bulmadım. O kitap karakterin iç dünyasını çok daha yoğun hissettirirken, Atları da Vururlar daha çok toplumsal bir eleştiri sunuyor. Genel olarak düşündürücü, karanlık ve özellikle finaliyle akılda kalan bir roman. Okurken değil, bittikten sonra etkisi daha çok hissedilen kitaplardan biri.
Duygu ve Düşünce
Atları da VururlarHorace McCoy · Dedalus Kitap · 2026488 okunma