Aynı çatının altında yaşayan insanların her biri kendilerine ayrı dünyalar kurarak apayrı duygular yaşayabilmekte; bir gün mutluluktan çatlayacak kadar gülen insan, ertesi gün anlamsızca durgunlaşabilmektedir.
İnsanlar ikiye ayrılır: Dünyaya uyum sağlayanlar ve dünyanın kendilerine uymasını bekleyenler. Her türlü icat, ufkumuzu genişleten her tür düşünsel ve materyal yenilik, dünyanın kendisine uymasını bekleyecek ve isteyecek kadar çılgın insanların eseridir."Ben haklıyım, dünya yanılıyor" diyerek, canla başla bütün dünyayı değiştirmeye çalışan insanların eseridir.
Görüşmeye gittikleri günlerden birinde İhsan, cezaevleri için, "Burası çıplak adamlar ülkesi," demişti.
"Buradaki çıplaklık, üst başla ilgili değil, insanların içyüzleriyle ilgili... Dışarda insanı insandan saklayan çeşitli perdeler, peçeler, maskeler, burada birkaç güne varmadan sıyrılıp düşüyor. Bir araya kapatılmış olmak hiçbirimizde, olduğumuzdan başka türlü görünebilmek gücü bırakmıyor. Kendilerini olduklarından başka türlü göstermeye çabalayanlar ancak bir iki hafta dayanabiliyorlar. Dışarda da bu böyle ama, ne sizin beni araştırmaya vaktiniz var ne de benim sizi."
~"Senin o karanlık dediğin şeyden herkeste var canım. Alayı da karanlığıyla yaşayıp karanlığıyla ölüyor. Televizyonda söylüyorlardı geçen, kara delikler yakınlarındaki yıldızlardan
kopan parçaları yutarak büyüyormuş. Tıpkı insanlar gibi. İnsanlar da içlerinin karanlığını, ruhunu emdikleri başka insanların aydınlığıyla besliyor. Anlasana, herkes birbirinin katili. Ama sorsan, herkes Çobanyıldızı, herkes incitildi, herkes aldatıldı. Peki o zaman inciten kim, kim kırdı bunca insanı? Şunu kafana sok artık, kötülük bu türün hamurunda var."~
Hz. Peygamber [s.a.v] şöyle buyurmuştur:
“Kimin yanında bir mümin rezil ediliyorsa, o da kudreti olduğu halde o mümine yardım etmiyorsa, Allah onu kıyamet gününde insanların gözü önünde rezil eder.”