Bıkkınlık, makinemsi bir yaşamın edim­lerinin sonundadır, ama aynı zamanda bilincin devinimi­ni başlatır. Onu uyandırır, gerisine yol açar. Gerisi, bilinç­siz olarak yeniden zincire dönüş ya da kesin uyanıştır. Uyanışın ardından da sonuç gelir zamanla; intihar ya da iyileşme. Tek başına ele alınınca, bıkkınlıkta tiksindirici bir şey vardır. Burada, iyi bir şey olduğu sonucunu çıkar­mam gerekiyor. Çünkü her şey bilinçle başlar, her şey an­cak onunla bir değer taşıyabilir.
her şey yolunda, su içiyorum, yürümek damarlarımı çatlatıyor ama yaşamaya devam ediyorum sanılanın aksine acı öldürmüyor insanı, özür dilerim daha fazlasına gücüm yetseydi daha fazla severdim cinayet mahallini içimde saklıyorum, göğsüm mahşer yeri sevmek hep böyle kirli bir iş midir Azize? nar lekesi nasıl çıkar, annem elbet bilir ama gönül yarası nasıl çıkar, onu kim bilir?
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Dünyaya uyum sağlayamadığını hissetmek seni şaşırtmıyordu da dünyanın, içinde yabancı gibi yaşayan birini yaratmış olmasına şaşıyordun.
Sayfa 27·Kitabı okuyor
“Ama kimi kez yaşamak için, intihar etmekten daha çok cesaret gerekiyor.” -Albert Camus, Mutlu Ölüm
İntihar düşüncesi güçlü bir avutucudur…
Sayfa 92 - Türkiye İş Bankası/ Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
“Kendimi zaten hayatta olduğum müddetçe öldürdüm; bedenimi de hallediversinler.”
Sayfa 50 - İletişim Yayınları