7/10
·78 syf.··
2020 339. kitabı
İÖ 472-458 yılları arasında yazıldığı düşünülen Zincire Vurulmuş Prometheus’un konusu aslında üç tragedyada işlenmiş ve bu trilogy’nin (üçlemenin) ilki ve elimize tek ulaşanı. Bu oyunda, sadece Tanrıların ve tanrısal kişiliklerin rol alması da ilginçtir, çünkü Prometheus, aslında insanlığın konusu ve yazgısını yazan bir mitoloji kahramanıdır. Mitoloji evreninde, açık ara en sevdiğim kahramandır Prometheus... İnsanın insan olma onurunu yakaladığı an, başkaldırmasıyla başlar ve insanlık başkaldırdıkça sürmeye devam eder. Prometheus, bir nevi sosyolojinin Karl Marx’ı gibidir. Düzen, hak, adalet arayışını başlatmıştır. O’nun hikâyesi sıradan, unutulacak türden değildir. Bir “politik drama”dır. Latince adı “önceden gören” manası taşımaktadır. İki defa Zeus’u kandıran, Tanrı’ların Tanrı’sına kendini kötü hissettiren ve itibarı yerle bir olan Zeus, bunları öğrenince çıldırır ve Prometheus'a korkunç bir ceza verir. Onu Kafkas Dağları'nda büyük bir kayaya zincirletir. Her gün bir kartal gönderir, Prometheus'un karaciğerini yedirir. Gece olunca karaciğeri yeniden oluşturur ve yenilenen karaciğer de, tekrar kartalın ertesi günkü yemeği olur. Günümüzün despot yöneticilerini, faşist rejimlerini ve daha pek çok adaletsiz toplum yönetimlerini görmek için, arkaya, Prometheus’a bakmak gerekiyor. İnsanlık için bunca zahmete katlanmış birine vefa borcumuzu böyle ödeyebiliriz ancak, onun yürüdüğü yolu devam ettirmek, her ne kadar söylence de olsa... İnsanlığın nereden dersler çıkaracağı hiç belli olmaz...
Zincire Vurulmuş PrometheusAiskhylos · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201910bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
Beğendi
·
2021 37. kitabı
İÖ 3000 dolaylarından İS 17. yüzyıla uzanan çok geniş bir zaman kesitinde yazılmış şiirler… Bambaşka çağlar, farklı ülkeler, uygarlıklar… Ozanların kendi dillerinde söyledikleri, yazdıkları şiirler. Hepsinin ortak dili, aşkın dili… Hiçbir çağ, hiçbir uygarlık yoktur ki şiirsiz yaşanmış olsun. olsun. Aşka ve şiire kimse yasa koyamamış, Aşkın da şiirin de en yüce yasası kendisi olmuş. Aşk Olsun
Aşk OlsunKolektif · Can Yayınları · 2020185 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kadın olmak.
Puan vermedi·112 syf.··
2026 23. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2026 12:54
Kadın olmanın tüm zorluklarına rağmen bu dünyada başı dik ve gülümseyerek geçmiş, geçmekte olan tüm Suzan’lara; bu hayattan hoyrat ellerce koparılmış tüm kadınların anısına ithafen… Hermann Hesse’den bir paragrafla başlıyor eser, “Tek başına duran ağaçlara daha da hayranım. Yalnız insanlar gibidir onlar. Şu ya da bu zaaftan ötürü sıvışıp giden münzeviler gibi değil, yalnızlaşmış büyük insanlar gibi, Beethoven ve Nietzsche gibi…” Kapadım sayfayı, yaslandım arkama, düşündüm. Mutlu olmanın temel prensibi de bu değil miydi? Tek başına ayakta durabilmek… Hele coğrafyanın keder olduğu bu topraklarda kadınsan… Hele yalnız kalmış, bırakılmış, ölmeden evvel ölüme terk edilmişsen… Kadın… “İklimine uygun bir toprak bulamamanın hüznünde hep goncaya durmuş fakat çiçek açamamış kaç kadın vardı şu dünyada, kim bilir?” Tarık Tufan’ın dediği gibi, “Hüznünü kendi dilinde yaşayan varlık.” “Bir kadın görünüşte nazik, hatta sinik olabilir, ama içten içe kanamaktadır,” der Kurtlarla Koşan Kadınlar’da, daha hüzünlü bakıyor Ayfer Tunç, “Birçok kadın hayatlarının tek çiçeğini istenirken aldılar, onları da doya doya koklayamadan misafir odasındaki vazoya koymak zorunda kaldılar.” Aslında çiçek istemiyordu kadınlar, pahalı hediyeler vesaire doldurmuyordu yüreklerindeki boşluğu; yalnızca anlamak ve anlaşılmak, basit de olsa birlikte bir şeyler yapabilmek. Oysa dört duvar arası bir yalnızlık kalıyordu onlara, o da hala hayattalarsa… “Kadın ölür hiç bırakılmadığı kalabalıklardan.” Ülkü Tamer “Daima sessizce söylemeye özen gösterirdi şarkıları, kimse duymasın diye. Sanki mutlu olmak suçmuş gibi.” Gülüşün bile batarken başkalarına, Azıcık güzel görüneyim diye giydiğin elbise erkeklerden önce kadınlar tarafından linçlenirken, Yürüyüşe çıktığında dahi saat sorgulanırken, nasıl suç olmazdı mutluluk değil mi? Öyle
Kavaklar ve Kökler KadarSeda Nida Demir · Metinlerarası Kitap · 202416 okunma
Puan vermedi·78 syf.··
2026 27. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mart 2026 10:51
Prometheus’un ateşi Zeus’tan çalarak insanlığa verdiği mitolojik olay anlatılıyor. Azra Erhat ve Selahattin eyüboğlu çevirisi olması hasebiyle damakta güzel bir tat bırakıyor. Ara ara Atlas, İo gibi mitolojik karakterlerin de hikayelerine yer veriliyor. Kitabın kısa özetini yeni şu dizeler veriyor: Cin fikirli Prometheus gelince, Zeus Çözülmez zincirlere vurdu onu Boyunu iki kat aşan bir sütuna Sonra bir kartal saldı üstüne gergin kanatlı Olumsuz ciğerini yiyordu kartal ve karaciğer geceleri büyüyordu yeniden Gergin kanatlı kuşun gündüz yedığı kadar
Zincire Vurulmuş PrometheusAiskhylos · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201910bin okunma
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
Upanishadlar İÖ 600 yıllarında ortaya çıkmıştır. Eski Hintlilerin evreni, tanrıyı, yaşamı ve ölümü ve ölümden sonrasını açıklamaya çalıştıkları felsefe teoloji metinleridir. Upanishadlar'daki öğretiye göre en yüce amaç, Brahma ile bir olmaktır. Bu amaca ulaşmak da bilgisizliğin yenilmesiyle mümkün olabilir. Hindistan'daki bütün düşünce akımlarını etkileyen Upanishadlar'ın batı felsefesi üzerinde de etkileri görülür. Schopenhauer, Upanishadlar için şöyle demiştir: "Bu, dünyadaki en iç rahatlatıcı ve insanı yücelten eser olsa gerek. Yaşamımın tesellisi o oldu, ölümümün de o olacak." Kitabın Konusu ,kitap şu temel sorulara cevap arar: ______________________________________________________ İnsan kimdir, evren nasıl oluşmuştur,ruh nedir,gerçek bilgiye nasıl ulaşılır? Upanişadlar, bu sorulara felsefi ve mistik bir yaklaşımla cevap verir. Bilginin en yüksek türünün dış dünyayı değil, insanın kendi iç varlığını anlaması olduğunu savunur. Upanişadlar, insanlık tarihinin en eski ve en önemli felsefi metinlerinden biridir. Bu eser, insanın kendini ve evreni anlamaya yönelik kadim bir bilgelik geleneğini temsil eder. Kitabin Felsefi Önemi _______________________ Upanişadlar: Doğu felsefesinin temelini oluşturur. Hinduizm’in metafizik düşüncesini şekillendirir.Birçok filozofu ve düşünürü etkilemiştir. Eser Felsefe Literaturunde " İnsanlığın İlk Felsefi Metinleri" olarak lanse edilmistir. Örneğin: Arthur Schopenhauer, Upanişadları insanlığın en derin felsefi metinlerinden biri olarak görmüştür. Schopenhauer bu metinler için şöyle demiştir: “Dünyada insanı Upanişadlar kadar yücelten başka bir okuma yoktur.” Eserin Ana Mesajı _____________________ Upanişadların temel mesajı şudur: - Gerçek bilgi dış dünyada değil, insanın iç dünyasında bulunur. -İnsan evrenden ayrı
Hint Felsefesi
UpanişadlarAnonim · Satori Yayınevi · 2020375 okunma
Hadi Tanrıları alaşağı edelim!!
9/10
·360 syf.··
2026 7. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2026 14:37
‘Bir kez düğüm atarsan,’ derlerdi, ‘Tanrıça hala savaştığını anlar. Sils’teyse insanlar bu söylenceye ikinci bir cümle eklemişti: ‘Sen bir kere düğümlesen de o yine keser.’ Merhabalarrr bugün en az kapağını sevdiğim kadar sevdiğim bu kitaba bir inceleme yazıyorummm. Normalde daha önce yazacaktım ama üşendim maalesef. Öncelikle kitabın konusundan biraz bahsetmek istiyorum! Bu kitap, batık şehir Alante’de kader iplerini yönetme yeteneğine sahip üç kardeşten en küçüğü olan Dedektif Io’nun, kadınları “tayf” denilen yaşam ipliği kopuk yaratıklara dönüştüren bir komployu araştırırken, mayfa liderinin sağ kolu Edei Rhuna ile iş birliği yapıp, kaderin onları birbirine bağladığı gerçeğiyle yüzleşmesini konu alıyor. Ana karakterimiz Io bir moira-soylu, yani Kader Tanrıçaları’nın soyundan gelen 3 kız kardeşten biri, ve insanları sevdiği insanlara ve değer verdiği şeylere bağlayan kader iplerini kesme yeteneğine sahip. Bu kitapla ilgili en çok eleştirilen şey çok karmaşık olmasıydı. Buna hak vermekle birlikte, eğer o eleştiren kişiler kitabın sonuna kadar okusaydı kesinlikle kitabın evrenini anladıklarını görebileceklerini düşünüyorum. Evet, karmaşık bir evren. Bir sürü terim, gizemli bir geçmiş, ve sayıca fazla karakterlere sahip. Bunu kabul ediyorum. Ama bunu kötü bir özellik olarak saymak ne kadar doğru? Bana kalırsa bu sadece kitabın evrenini daha ilgi çekici hale getiren bir etkendi, ayrıca kitabı okurken not almayı da şiddetle tavsiye ederim, çok yardımcı oluyor. Çiftimizin arasındaki romantik etkileşim de hoşuma gitti. Başta Edei’nin kız arkadaşı olduğunu düşünüyor Io, o yüzden pek ileriye gitmiyor, bu da hoşuma gitti yani bilirsiniz bazı kitaplarda ana karakterler sevgilisi olan kişilere falan sulanıyorlar ama Io’nun pek de öyle olmaması sevindiriciydi. Sonra bu sorun
Duygu ve Düşünce
Kaderin Gümüş İpleriKika Hatzopoulou · Olimpos Yayınları · 202476 okunma