Bu yüzden, yeni bir telefonu olunca insan, eşini dostunu aramadan evvel, rastgele bir tatlıyıcı aramalıydı: pastane, şekerci dondurmacı artık ne olursa. Aramalıydı ki bundan sonra o telefonla yapacağı tüm konuşmaların ucu tatlıya bağlansın
“Nurten” dedim. Sana bir şey daha söyleyeceğim
Elimi sıktı Nurten. Sanki bütün gücüyle sıktı. Başparmağıyla okşayarak sıktı. Bir annenin çocuğunu susturuşu gibi tuttu elimi.
“Yeter bildiklerimiz be Ethem” dedi “Çok bilmek de iyi değil. Söyleme bilmeyeyim…”
“Övünmek kişioğlunun neyine Bay Noah. Başlangıcı bir damla meni, sonu da balçık olan bir bedenin övünmesi ne beyhude şey. Kendi rızkını dahi yaratamadığı gibi, kendini helakten de kurtaramıyor.”