Pek çok insanın kafasında bir ağaç vardır, oysa beynin kendisi bir ağaçtan çok bir ottur. "Aksonla dendrit her omurgada bir sinapsla birlikte, bir böğürtlenin etrafındaki kahkaha otu gibi birbirine sarılır." Aynısı bellek için de geçerlidir. Nörologlar ve psikofizyologlar uzun bellekle kısa bellek (bir dakika mertebesindeki bellek) arasında ayrım yaparlar. Ama aradaki fark yalnızca niceliksel değildir: Kısa bellek köksap veya diyagram tipindeyken, uzun bellek ağaç-yapılı ve merkezidir (baskı, engram, kopya veya fotoğraf). Kısa bellek hiçbir şekilde nesnesine bitişiklik veya dolaysızlık yasasıyla tâbi değildir, uzakta olabilir, uzun zaman sonra gelebilir veya geri dönebilir, ama bu daima süreksizlik, kopma ve çokluk koşullarında olur. Dahası, iki bellek aynı şeyi kavramanın iki zamansal kipi olarak ayırt edilmez; her ikisinin de kavradığı aynı şey, aynı anı ya da aynı fikir değildir. Kısa bir fikrin ihtişamı: Kısa bellekle, dolayısıyla kısa fikirlerle yazarız, uzun kavramların uzun belleğini kullanarak okusak ve tekrar tekrar okusak bile. Kısa bellek unutmayı bir süreç olarak anlar; anlık olanla değil, kolektif, zamansal ve sinirsel köksapla iç içe geçer. Uzun bellek (aile, ırk, toplum veya uygarlık) şablon çıkartır ve tercüme eder, ama tercüme ettiği şey onun içinde, uzaktan, zamana karşı, anlık olarak değil, "zamansızca" etkide bulunmaya devam eder.