71 muhtırasına giderken solun gücü.
İşçiler 15-16 Haziran 1970’te geniş ve daha çok kendiliğinden bir gösteriyle bu yasaya tepki gösterdiler ve bütün İstanbul-Marmara Bölgesi’ni tam olarak felç etmeyi başardılar. Hükümet, düzeni ancak askerî güç kullanarak ve kentin bütün fiziksel ulaşım yollarını keserek sağlayabildi. Bu olay, gösteriyi “devrim provası” olarak betimleyen rejim için bardağı taşıran son damla oldu. Gözlemciler, hükümetin İkinci Cumhuriyet’in kurumlarıyla yasa ve düzeni koruyamadığını kaydettiler ve bu kez Pakistan’daki “Yahya Han” modelinde bir başka askerî vesayet döneminin geleceğini öngördüler. Demirel sık sık bu kadar liberal ve gevşek bir anayasayla ülkeyi yönetmenin imkânsızlığından şikâyet ediyordu.
Alıntı
Toplumun öyle bir düzeni var ki, işçiler ne kadar çok çalışırsa tüccarlar ve toprak sahipleri o kadar çok para kazanır, onlarsa her zaman işçi hayvanlar olarak kalır.
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bir filozof fikirler, bir şair dizeler, bir rahip vaazlar, bir profesör ders kitapları, vs. üretir. Bir suçlu suç üretir. Fakat bu son üretim dalı ile toplumun bütün üretici faaliyeti biraz daha yakından incelenirse,insan bir çok önyargısını terketmek zorunda kalır. Suçlu yalnızca suç değil, aynı zamanda ceza hukukunu da üretir, ceza hukuku dersleri veren profesörü, hatta ve hatta profesörün içinde derslerini piyasaya bir meta olarak çıkardığı kaçınılmaz ders kitabını da üretir. Ayrıca, suçlu bütün polis ve ceza mahkemesi aygıtını, dedektifleri, yargıçları, cellatları, mahkeme kurullarını (=jüri ), vs.yi üretir ve toplumsal işbölümünün bunca kategorisini oluşturan bütün bu farklı meslekler, insan ruhunun farklı farklı yeteneklerini geliştirirler; yeni ihtiyaçlar ve onları giderecek yeni yollar yaratırlar. Bizzat işkence, işkence aletlerinin üretiminin çok sayıda dürüst işçi çalıştırarak en zekice mekanik icatların yapılmasına imkan vermiştir. Suçlu, bazen ahlaki, bazen acıklı bir izlenim yaratarak halkın ahlaki ve estetik duygularını harekete geçirmekle bir " hizmet " görmektedir. O, ceza hukuku üzerine ders kitapları ve bizzat ceza hukukunun kendisini ve böylece kanunkoyucuları üretmekle kalmaz,aynı zamanda sanat, edebiyat, roman ve (sofokles'in) oedipus ve (shakespeare'nin) richard III ' ünün, doğruladığı üzere trajik oyunları da üretir. Suçlu, burjuva yaşamının tekdüzeliğini ve güvensizliğini bozar. Böylece onu durgunluktan korur ve yokluğunda bizzat rekabet uyarısının körleneceği o dur durak bilmez gerilimi, ruh hareketliliğini yaratır. Bundan dolayı üretici güçlere yeni bir itilim verir. Suça karşı açılan savaş fazla nüfusun bir parçasını emerken, suç , emek pazarından aynı nüfusun bir başka parçasını çekip alır, işçiler arasında rekabeti azaltır ve bir dereceye
Uyanın! Halkınızı kurtarmak için çalışmaya başlayın.Ülkenizin nüfusunun dörtte üçü korkunç şartlarda yaşamakta. Köylüler ve işçiler giderek yok olmakta, fiziki ve manevi açıdan yozlaşmaktadırlar.
Koridor Yayıncılık·Kitabı okudu
Alıntı
Mevlüt yazan şairler Umutsuz insan için Ufuklarda Toz koparan veliler Yüreğinde bir denizi Çalkalayan kadınlar Günaydın • Alnında ter birikmiş Ekmeğini kendi Elinden devşirmiş İşçiler Sabır yaprakları Günaydın Kur'an'ı kentlere sindiren Kişi sulh zamanı Gözün aydın olsun Günaydın Kanını savuran susamış rüzgara Savaş zamanı Sancağı Kanının basıncıyla Dimdik duran Şehit Günaydın Günaydın Tevrat'ı aslından okuyan İncil'in öz sesini duyanlar Gerçek musevi gerçek isevi Gerçek hıristiyan
Şiir
Hepimiz hepimiz ordaydık Bu pamuktan hafif insanı çekemeyen Darağacına yardımcıydık Gene de hepimizden ağır geldi Hallac-ı Mansuı'un vücudu Dicle kıyısında atlılar gördük Giysileri ilerdeki dönemlerin giysileri Hepimiz boşalmıştık Akşam eve dönen işçiler gibi Her yanımızdan altın akıyordu sanki Güneş soluyordu doğdu doğuracak bir sığır gibi Açıldı Muhyiddin'in kabri "Ürkme Mansur, benim" dedi Bir deniz kabardı sanki Denizde elektrik balıklarının gizleri Ayazmada bir çini Dağıldı vücut Kimisinde bir parçası kaldı Mansur'un Kimisinde darağacının izi
Şiir