Alakalarımızın yüz bin şekline isim bulamıyoruz ve "sevmek" deyip çıkıyoruz. Onun için ne kadar suistimale uğruyor bu kelime.
Alıntı
Reklam
Yapacak işim yoksa saatlerce okuyordum. Bu yalnız ve olaysız varoluş beni hiç beklemediğim kadar mutlu etmişti.
Sayfa 228
“Kitap”, “Terazi”, “Demir”!..* * Ben Kur'an'daki bu üç ismi sembol olarak görüyorum. Kitab: Kültür, maneviyat ve ilmin sembolü, Tartı (terazi): Eşitlik, hak ve adalet sembolü, Demir: Maddi güç sembolü; medeniyet, sanayi, askeri güç, ferdi ve toplumsal güçlülük, üç kelimede; kültür, adalet, güç (otorite). Bu üç isim peş peşe iki ayette yer verildiği için beşer fert ve toplum olarak sadece bu üç öğeye ihtiyacı olduğunu gösteriyor. Bunlardan her biri bir toplumda zayıf ve güçsüzleşirse insan o toplumda eksik ve çileli bir hayat yaşar.
Sayfa 159·Kitabı okuyor
Okumaktan başka yapılacak işim, gidecek tek yerim yoktu, çünkü çevremde saygıya layık, beni kendine çekebilecek bir meşguliyet bulamıyordum.
Sayfa 52·Kitabı okuyor
Yine merakıma yenilip farklı bir kıyafeti sandıktan çıkardım. Elime alır almaz gömlek ve ceketin kolları boyuma göre uzadı. Pantolonun beli ve dizleri genişledi. Her şey bir anda değişmeye başladı ve bu değişim çok hızlı oldu. Fark ettiğim, içimde gizli duran, ters, aksi, saldırgan mendebur bir adamın yüzeye çıkmaya çalışmasıydı. Vücudum dikleşti, ben kuvvetlendim. Biraz da gerildim ve ne olacağını önceden kestiremediğimden işim zorlaştı. Güce kavuşuyordum. Her zaman arzu ettiğim gibi güçlü biri oluyordum. Giydiğim kıyafetten olduğunu hemen anladım ancak o giysilerin tılsımı beni çoktan bir başka kişiye çevirmişti. İçimde olmayan bir şey açığa çıkamazdı. Ben bu muyum demekten kendimi alamayıp bir süre sorguladım. Giydiğim kıyafet, içimde bekleyen bir başka kişiliği açığa çıkarmıştı.
Sayfa 143·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam