Herkesin gözü dışardadır; ben gözümü içime çevirir, içime diker, içimde gezdiririm. Herkes önüne bakar, ben içime bakarım: Benim işim gücüm kendimledir. Hep kendimi seyreder, kendimi yoklar, kendimi tadarım. Herkes kendinden başka şeylerin peşindedir; hep kendinin ötesine gitmek sevdasındadır.
Herkes gibi benim de işin içinden çıkamadığım, umutsuzlukların doruklarında gezindiğim zamanlar oluyor. Ancak önceye ya da sonraya takılıp kendimi harap etmemeye uğraşıyorum. Bugünden başka hiçbir güne yüz vermiyorum. Biliyorsun ki geçmişi sevmem, gelecekle işim olmaz Osman.
Yatağın kenarındaki ahşap panellere kazınmış isimleri gördüm: Catherine Earnshaw, Catherine Heathcliff, Catherine Linton. Aynı isim, farklı soyadlarıyla birer hayalet gibi duvarı kaplamıştı.
Karlı bir şubat gecesi doğmuştu. Babamın kucağına verirken bir tuhaftım.. isim ararken kamus bana ne kadar boş gelmişti. Ona, ışıl ışıl, kâinat gibi mânalı bir kelime bulmak istiyordum. Sonunda Ömer dedik. Bu da ona yakışmıştı. Onu, tarihe girmiş bütün Ömerlerin ikbaline lâyık görüyordum.
Sayfa 22 - Kamus, Arapça kökenli bir kelime olup "sözlük" veya "büyük sözlük" anlamına gelir. Dilin tüm kelimelerini alfabe sırasına göre toplayan, anlamlarını ve kökenlerini açıklayan geniş kapsamlı eserleri tanımlamak için kullanılır.·Kitabı okuyor