FATİH SULTAN MEHMET HAN
10/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
95 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 21:53
Bu kitabı okurken ne düşündüm, diye sordum kendime. Düşmemek mi daha zor yoksa düşünce kalkabilmek mi? Eğer ki bu soruya cevabınız düşünce kalkabilmek daha zordur diyorsanız tamda doğru kitabı okuyorsunuz! Çünkü bir padişah için düşmek nedir desem aklıma tahttan indirilmek geliyor. Peki tahttan indirilip tekrar başa geçebilen kaç kişi var desem Fatih haricinde bir kişi daha.( 1. Mustafa iki defa tahttan indirildi) Bir padişahki babası ona tahtı 12 yaşında bırakıyor devlet adamları eliyle tahtından ediliyor yani düşüyor ve bu padişah kendinden öncekilerin hedefi kendinden sonrakilerin ise hayranlığını kazanmasını sağlayacak büyük bir işe "Ya ben Bizansı alırım ya Bizans beni " diyerek giriyor. Ben bu kitapta nelere şahit olmadım ki; Fatih' in Zeytinburnu sahilde yenilgiye sinirinden atını denize sürmesine, 67 gemiyi karadan yürütmesine, Trabzon seferindeki İslam için azmine, Otlukbeli'nde Tokat şehrinde yapılanların hesabını soruşuna şahit oldum.Ve bir geometri sorusunun çözümünü düşünür gibi bir şey belki de çok şey farkettim. Fatih Sultan Mehmet' in İstanbul'u alırken ki gayretleriyle tanıyanlar: Fatih' in 1204 Latin İstilası sonrası tahrip olmuş eski endamını kaybetmiş olan İstanbula, her fettettiği yerden bambaşka ırk, din ve coğrafyadan insanları iskan etmiş. Bambaşka ülkelerden sanatçıları, devrin en iyi alimlerini getirtmiş.En iyi eğitim kurumlarını kurmuş.Yani eğer ki Fatih'i İstanbul'u fethederken ki gayretleriyle tanıyorsan, İstanbul'u eğitim, bilim, sanat, mimari alanlarında zirveye getirirkenki gayretlerine sadece hayran hayran bakacaksın. Kitapta bu boyut bambaşka işlenmiş. Haydi İstanbul'un tarihi sokaklarında dolaşır gibi kitabın heyecanlı sayfalarında dolaşmaya başla.
Kayı 2: Cihan DevletiAhmet Şimşirgil · Timaş Yayınları · 20131,818 okunma
Puan vermedi·185 syf.··
2026 39. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 21:12
öncelikle hepimizin Türkçülük Günü kutlu olsun. Asırlardır verdikleri mücadeleler ile yüce milletimizin adını bugünlere getiren tüm kahramanlarımızın ruhu şad, mekanları cennet olsun. sonralıkla: youtube.com/shorts/gJKszTJsOIg bu videodaki küfre, malum terör takımı ve destekçileri ile geçen sene bugün Türkçülük gününde geberip giden p.çi de dahil etmeyi unutmayalım. Maalesef ki bundan yaklaşık on sene önce çöpe giden çözüm dönemi zırvaları iki sene önce tekrardan ortaya saçıldı. Aklı başında her Türk -hatta her insan- evladı bunun saçma sapan bir süreç olduğunu, sonucunun tamamen Türk devletine ve milletine zarar vereceğini; karşı tarafın da tamamen zararsız çıkmayacağının, hatta ilk çözüm süreci gibi daha çok zarar göreceğinin farkında. Ancak maalesef bu saçma sapan süreç bugünleri gördü ve terörist bir takımın ittirilerek buralara getirildiğini, sözde büyükler olarak anılan kulüplerin nasıl onlar için mesajlar yayınladıklarını gördük. Gerçi apoya umut diyenleri, apo meclise gelsin diyenleri, ayn el arapta suriye ordusu sdg güçlerinin içinden geçerken onlara yer verin diye zırlayan 'devlet' büyüklerini gördük buna mı şaşıralım? Tabi bu büyükler kendi fikirleri, düşünceleri ile hareket edecek kadar büyümemiş olduklarından yüz sene öncesinin hatırlatıcısı oldular. Tıpkı bugün gibi dün de dış destekle yürütülmeye çalışılan bir ırk ve onu yürütmeye çalışan, buna zorlayan emperyal güçler vardı. Ne tesadüf ki bunlar nerdeyse aynılar ve nerdeyse aynı amaçları güdüyorlar. Olayların en başı 1500lü yıllara dayanıyor. Yavuz Sultan Selim babası Beyazıd'a darbe yaparak tahtı ele geçiriyor. Beyazıd askeri ve siyasi açılardan ne babası Fatih, ne kardeşi Cem Sultan, ne oğlu Yavuz, ne torunu Kanuni'ye benziyor. Daha çok evliya padişah gibi lakaplarla anılan bir
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·124 syf.··
Beğendi
·
2026 49. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2026 10:11
II. Meşrutiyet Dönemi, yaşanılan olağanüstü askerî ve siyasi hadiseler sebebiyle Osmanlı tarihinin en zorlu on yılı olarak nitelendirilmeli. Söz konusu dönemin hâkim siyasi gücü Enver, Talât ve Cemal Paşaların liderliğini yaptığı İttihat ve Terakki Cemiyeti olmuş. II. Meşrutiyet Dönemi'nde yaşanan tarihî olayların etkileri Cumhuriyet'imizin kuruluşundan günümüze kadar uzanıyor. Çalışma her ne kadar Cemal Paşa biyografisi olsa da 1908 ile 1918 yılları arasındaki askeri ve siyasal olayların farklı bir bakış açısından yeniden kaleme alınması olarak değerlendirilmeli. Bu bağlamda Cemal Paşa başlıklı kitapta; II. Meşrutiyet'in ilanı, Jön Türk hareketi, 31 Mart Olayı, Adana Olayları, Balkan Savaşları, Babıali Baskını, Mahmut Şevket Paşa Suikastı, Birinci Dünya Savaşı'na giriş tartışmaları, Birinci-İkinci Kanal seferleri ile Gazze Savaşlarının neden ve sonuçları, 1915 Ermeni Olaylarında Cemal Paşa'nın sergilemiş olduğu her türlü övgüye layık sorumlu devlet adamlığı çabaları, Orta Doğu'da emperyalist devletler tarafından başlatılan yoğun casusluk çalışmaları, Şerif Hüseyin İsyanı, Suriye'de yapılan eğitim-kültür, imar-iskân faaliyetleri, Bahriye Nezaretindeki geniş çaplı reform hareketleri gibi tartışmalı tarihi meselelere açıklık getirilmeye çalışılmış. Kitap, yalın bir anlatım ve resimlerle zenginleştirilmiş...
Cemal PaşaNevzat Artuç · Türk Tarih Kurumu · 016 okunma
10/10
·283 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 22:05
Binboğalar Efsanesi: Yörüklerin Yok Oluşuna Yakılmış, Keşfedilmeyi Bekleyen Bir Ağıt "Bu kitap; yalnızca bir roman değil, bir kültürün son nefesi, bir tarihin sessiz çığlığı." Merhaba kitap dostları! Bugün, Türk edebiyatının usta kalemi Yaşar Kemal'in, maalesef hak ettiği üne tam olarak kavuşamamış başyapıtlarından "Binboğalar Efsanesi" ni konuşuyorum. Bu eseri okuduğum için kendimi şanslı hissediyorum. Muhteşemdi. Kitap Hakkında Kısa Bilgi (Neredeyse Hiç Bilinmiyor, Oysa...) "Binboğalar Efsanesi", ilk kez 1971 yılında yayımlanmış, Yaşar Kemal'in destansı romanlarından biridir . Kitabın adını aldığı "Binboğalar Efsanesi", gerçek bir Yörük efsanesidir: Efsaneye göre, sevenlerin kavuşmasına engel olanlara öfkelenen Toros Dağları, bin tane boğaya dönüşüp Çukurova'nın üzerine yürümüştür . Roman, yüzyıllarca yerleşik düzene geçmemek için direnen Türkmenler'in romanıdır. Hıdırellez şenliklerinde, göçerlerin kış için sığınacak toprak bulma dilekleriyle başlar. Ancak o kış, onlar için bir yok oluş öyküsüne dönüşecektir . Yörüklerin yok oluşuna yakılmış bir ağıttır bu kitap . Konusu ve Neden "Muhteşem"? Yaşar Kemal, bu romanında 18.-19. yüzyıl siyasi çalkantıları ve Osmanlı'nın iskân politikaları sonucu yerleşik hayata geçirilmeye zorlanan, binlerce yıllık göçebe kültürlerini kaybetmek üzere olan Türkmenler'in dramını anlatıyor . Kışlak olarak asırlardır kullandıkları ovalar artık parsellenmiş, ağaların eline geçmiş, nereye gitseler halk onlara saldırmakta ya da para koparmaya çalışmaktadır . Romanın merkezinde üç ana karakter var: - Horasanlı Demirci Haydar Usta: Binlerce yıllık demircilik geleneğinin son temsilcisi. Obanın yaşlı bilgesi, elinden geleni ardına koymayan çaresiz bir usta . - Kerem: Haydar Usta'nın torunu. Henüz bir
Binboğalar EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20206,7bin okunma
1915 Tehciri: Devleti’nin Zorunlu Göç Politikası Değerlendirmesi
Puan vermedi·159 syf.··
2026 10. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2026 00:22
Sevk ve iskân kararının geçici olduğunu, Dünya Savaşı'nm bitiminden sonra, yani 18 Aralık 1918'de, Ermeniler için geri dönüş izninin verilmiş olması da ortaya koyuyor. "Savaş ve olağanüstü siyasi zaruret dolayısıyla başka böl­gelere nakilleri gerçekleştirilen Ermenilerin yerleştirilmele­ri, yiyecek ve diğer ihtiyaçlarının temini hakkında talimat­name. Gizlidir Madde 1- Nakli gereken halkın sevk edilmeleri, o bölge­deki devlet memurlarınca yerine getirilecektir. Madde 2- Nakledilecek Ermeniler, bütün kıymetli taşına­bilirlerini ve hayvanlarını birlikte götürebileceklerdir. Madde 3- İskân bölgelerine sevk edilen Ermenilerin, yol­culukları sırasında, can ve mallarının korunması, yiyecekle­rinin ve rahatlarının sağlanması, yolları üzerinde bulunan vilâyet görevlilerine aittir. Bu konudaki herhangi bir gecik­me ve ihmalden her kademedeki devlet görevlileri sorum­ludur. Madde 4- İskân bölgelerine varan Ermeniler, durum ve şartlara göre, ya bireysel olarak mevcut köy ve kasabalara eklenecek evlere veya hükümet tarafından belirlenecek köylere yerleştirileceklerdir. Yeni kurulacak köylerin sağlı­ğa zararlı olmayacak ve ziraat yapılabilecek yerlerde kurul­masına bilhassa dikkat edilecektir. Madde 5- İskân bölgelerinde, şayet köy kurulması için boş veya boşaltılmış devlet arazisi bulunamazsa, devlete ait çiftlik ve köyler bunun için tahsis edilecektir. Madde 6- Ermenilerin yerleştirilecekleri köyler ve kasa­balar ile yeniden kurulacak köylerin sınırlarının, Bağdat de­miryoluna yirmibeş kilometre uzakta bulunması şarttır. Madde 7- İlâve suretiyle köy ve kasabalara yerleştirilen Ermeniler ile yeni kurulan köyde iskân edilenlerin nüfus kayıtlarına esas olacak şekilde, her bir ailenin ismi, tanın­dıkları lakapları, hangi sanata sahip oldukları, iskân bölge­sine ne zaman geldikleri,
Sürgünden Soykırıma - Ermeni İddialarıYusuf Halaçoğlu · Babıali Kültür Yayıncılığı · 2006219 okunma
Puan vermedi·528 syf.··
2026 4. kitabı
İskender Pala - Abum Rabum İstanbul arkeoloji müzesin de başlayıp Urfa’yı , Adıyaman ı, Halep i ordan Lübnan’ı , Kudüsü ve tabii Mekke yi Hz İbrahim hanifliğinde öğreten, Hz İbrahim in ayak izlerini takip ederek oluşturulan tarihi kurgu romanı. Günümüz islam dünyasının yaşadığı bir çok sıkıntıları da sebepleri ile konu edinmiş . Hz İbrahim’in yaşamının üç kitaptan alıntılar ile anlatılması ve diyaloglar diğer kitapların değiştirildiğini Kuran ı Kerim’in değişmediğini kanıtlar nitelikte. Ben okurken merak ettim , öğrendim , sorguladım ve beğendim . İskan İskender Pala
Duygu ve Düşünce
Abum Rabumİskender Pala · Kapı Yayınları · 201812,3bin okunma