“Yüz yıl bekledik!..”
10/10
·560 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 00:00
Her insanın içinden çıkamadığı, köşeye sıkışmış hissettiği, yüzünü göğe dönüp hüznünü içine gömdüğü dönemleri vardır. Tüm çırpınışlarına rağmen elinin kolunun bağlı kaldığı, sonuca ulaşmak şöyle dursun hep daha da geriye gittiği dönemler… Toplumların da… Tarih okumanın umudu ve umutsuzluğu insandan çalan acı bir tarafı var bence. Ne kadar okursan oku sonuç aynıdır. O tarihte o ülke o insanlar o mağlubiyeti en derinden yaşamıştır ve lanet olsun ki o ülkeler zulümlerini zafer naralarıyla kutlamıştır. Zulüm ve zafer… göğsünüze saplanan ok gibidir o okumalar… Ve Endülüs Yanına hiçbir noktalama işaretini yakıştıramadığım bir sızıdır islam tarihinde. Asırlarca süren aydınlık bir çağın karanlığa gömüldüğü yerin adı… bereket ve bolluğun hüküm sürdüğü bağ bahçe ve ormanların çıkan bir yangınla kara bağladığı, şenlikler içinde kıkırdayan bir çocuğun acıyla ağladığı, aşkın coşkusuyla kanı deli akan gencin kötürüm kaldığı hissini bırakır okudukça içimde… Ahh Kalbim Endülüs demişti Akif Emre Yine bir Ahh ile Ahh Filistin dediğim Tanturalı Kadın la tanıdım yazarı. Radva Aşur kalemini islam coğrafyasının acılarında gezdiren, kan kırmızı mürekkebiyle isyana ramak kala umudu filizlendiren biri. Kendisi de mazlum islam coğrafyasının acı suyunu Mısır’da içenlerden. Gelelim Granada Üçlemesi ne. 10-12 yaşlarındaydım Endülüs’e Ağıt adlı belgeseli izlediğimde. İçime nasıl işlediyse O’na dair her detayda yandığım için daha çok etkilenmiş olabilirim. Ama içimize işleyip okudukça incinecek kadar bilinmemesine ayrı içlendim doğrusu. İspanya diye bilinip adının unutulmasına mı üzüleyim, Valensiya’nın hiç islam görmemiş hale getirilmesine mi, yoksa âlimler yetiştiren Gıranada’nın diri diri yakılan kitaplarına-âlimlerine-tarihine mi?.. “Türk beklenendir.” Sözünü hissedip her darlıkta ‘Türkler bize destek
Duygu ve Düşünce
Granada ÜçlemesiRadva Aşur · Ketebe Yayınları · 2025152 okunma
7/10
·352 syf.··
2026 12. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 11:56
1492 yılında İspanya kralı II. Ferdinand, faşizmin en belirgin örneklerinden birini göstererek tüm İspanya'yı Katolikleştirme gayesiyle ülkesindeki Yahudileri sınırdışı eder. Ülke toprakları içinde kalanların kaderi ise engizisyon tarafından kazıklarda yakılmak en hafifi olacak şekilde cezalandırılmaktır. Bu duruma sessiz kalmayan Osmanlı Hükümdarı II. Bayezid, ülkelerinden sürülen Yahudilere ve Endülüs'teki zulümlere daha fazla dayanamayan Müslümanlara kucak açar. Bir yandan Şah İsmail Erdebil'de yeni bir tehdit unsuru oluştururken diğer yandan şehzadeler Selim, Korkut ve Ahmet arasındaki çekişmelerle uğraşmaktadır Sultan Bayezid. Kardeşi Cem'e karşı yeniçerilerin desteğiyle tahta çıkan II. Bayezid'in, otuz bir yıllık saltanatı sonrası yine yeniçerilerin baskısıyla tahttan çekilmesi ve adım adım Şehzade Selim'in, Yavuz Sultan Selim namıyla tahta oturuşunun etrafında örülen roman, "öldürülmüş bütün şehzadelerin anısına" ithafıyla ayrıca dikkat çekiyor.
ŞehzadeHülya Baygın · İmleç Kitap · 20093 okunma
Reklam
DÖNEK SEYYİD
Puan vermedi·96 syf.··
2026 23. kitabı
Onur mu üstün gelir, yoksa sevda mı, sorusunun baskın olduğu bir aşk – intikam oyunu. İlginç açmazları olan olay örgüsü pek düzenli değil. 17. yy.’da yaşamış olan yazarı Fransız olsa da, hadiseler Ortaçağın İspanya topraklarında geçiyor (Daha doğrusu, ilerleyen zamanda adına İspanya denecek olan, oyunun geçtiği sıralarda ise farklı farklı krallıkların hüküm sürdüğü topraklarda…). Başkahraman El Cid’in gerçek hayattaki ismi Rodrigo Díaz de Vivar: 11. yy.’da yaşamış olan bir Hıristiyan şövalyesi. El Cid, ona bugünkü İspanya topraklarında emirlikler hâlinde birkaç yüzyıl yaşamış olan Müslümanların (Endülüs Emevileri) taktığı lâkap; Seyyid, yani hükümdar ya da efendi anlamına gelen Arapça kelimenin bozulmuşu. Oyunda hiç söz edilmiyor ama El Cid, gerçekte yalnızca Hıristiyan krallarına hizmet etmeyip, onlarla bozuştuğunda düşman Müslüman emirlerin de hizmetine giren bir paralı asker (Bkz. All About History dergisi, Eylül – Aralık 2025). Zaten Hıristiyanlar’la sürdürdükleri savaşlarında Müslümanların da işine yarar birisi olmasa, Seyyid gibi onurlandırıcı bir lâkaba lâyık görülmezdi. El Cid’in taraf değiştirmeleri, o yüzyıllar için alışılmadık değil. El Cid’in hayatına da değinen bir tarihî oyun okurum ümidiyle elime almıştım ama, karşılaştığım bu olmadı.
El CidPierre Corneille · İş Bankası Kültür Yayınları · 2020519 okunma
Puan vermedi·90 syf.··
2026 14. kitabı
Barbaros Hayreddin Paşa'nın Hatıraları/ Yılmaz Öztuna İnceleme Osmalı Cihan Devleti'nin kaptan-ı deryası (Bahriye nazırı ve deniz kuvvetleri kumandanı) olan ve devrinin büyük milli kahramanı sayılan Barbaros, "Cihan Padişahı" Kanuni Sultan Süleyman'ın emriyle hatıralarını denizci, şair ve yazar dostu Murat Çelebi'ye (Muradi) dikte etti. Gazavat-ı Hayreddin Paşa (Hayreddin Paşa'nın Gazaları) adını taşıyan bu kitap, Osmanlı literatüründe gazavatname tabir edilen türün, verdiği bilginin orjinalliği bakımından, en değerlisidir. Türkçedir. (Sayfa 7) Cezair ve Tunus Fatihi Kaptan-ı Derya Babaros Hayreddin Paşa'nın kendi ağzından yazdırılmış hatıraları'nın olduğu bir eserdir. Hayreddin Paşa( Hızır Reis)'in Hayatı, Ailesi, seferleri, fetihleri'nin bulunduğu kısa ama etkileyici bir kitap.. Barbaros kardeşler olarak bilinen Fatih Sultan Mehmed'in Midilli Adasını fethedince adaya Türklerin yerleşmesini buyurduğu Sipahi ağası Yakup ağa'nın Oruç, Hızır, İshak ve ilyas adında dört oğullarıdır. İlk zamanlar ticaretle uğraşan kardeşler zamanla rodos şovalyeleri'nin baskıları sonucu Müthiş bir mücadeleye girişerek "Gaza" etmek zorunda kaldılar. Bu mücadelede Oruç reis'in Gayreti, emekleri ve mücadelesi de fevkalade mühimdir. Üç kardeşini Şehit veren Hızır (Hayreddin) Reis küffar'ın üzerine adete kabus gibi çökmüş, deryayı küffara dar ederken bir yandan da İspanya da ki zulüm altında kurtarılmayı bekleyen Endülüs Müslümanlarına can suyu olmuştur. Cezair ve Tunus gibi dönemin önemli ticaret limanlı devletleri'nin sahibi hatta yeni bir devlet kurabilecek bir imkan ve donanımda olmasına rağmen sadâkati ve vefa örneği sergileyerek.. Osmanoğulları zamanında Şehzade korkut, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman'ın desteklerini unutmayıp bir çağrı mektubuyla Kanuni Sultan
Türk Tarihi
Barbaros Hayreddin Paşa'nın HatıralarıYılmaz Öztuna · Ötüken Kitap · 202157 okunma
10/10
·92 syf.··
2023 40. kitabı
·
269 günde okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2023 00:00
İspanya İç Savaşı'nda Cumhuriyetçilerin yanında yer alan, sürgünde ölen büyük şairin, Endülüs'ün hüznünü ve İspanyol halkının onurlu kavgasını anlatan şiirleridir. Şiirleri, doğa betimlemelerinin ardında derin bir yalnızlık ve vatanseverlik barındırırken, aynı zamanda faşizme karşı direnen halkın umudunu yansıtır. Burjuva edebiyatının pasifliğine inat, kelimelerini bir sınıfın ve bir halkın özgürlük davasına adayan onurlu bir devrimci sanatçının sesidir. Lorca ile birlikte İspanyol devrimci edebiyatının en lirik ve sarsıcı örneklerinden biridir.
1000Kitap
Seçme ŞiirlerAntonio Machado · Yön Yayıncılık · 199457 okunma
8/10
·376 syf.··
2026 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 00:55
“Ben Hasan,tartıcıbaşı Muhammed’in oğlu, ben Giovanni Leone de Medici; bir berberin sünnet ettiği, bir papazın vaftiz ettiği ben. Şimdi Afrikalı diye anılıyorum ama Afrikalı değilim. Avrupalı da Arabistanlı da değilim. Bana Granadalı, Faslı, Zeyyatlı da derler ama ben hiçbir ülkeden, kentten ya da boydan değilim. Yolların oğluyum ben, ülkem kervan, yaşamımsa yolculukların en beklenmedik olanı.” 15. yüzyılın sonlarında Müslüman hakimiyetindeki İspanya Endülüs'ün Granada kentinde yaşayan Müslüman bir ailenin tek erkek çocuğu olan Hasan'ın 5 Aralık 1488 yılından 26 Eylül 1527 yılına kadar Granada'dan Roma'ya, Kahire'den Timbuktu'ya uzanan geniş bir coğrafyada yaşadıklarını derleyerek kendi oğluna anlattığı günlüklerden oluşmaktadır.
Afrikalı LeoAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202418,3bin okunma
Reklam
Reklam