şimdi biz sımsıkı bir dönemdeyiz
doğrusu hak etmiştik bunu denebilir
ama hiç kimse inciri durduramaz
o her zaman büyür ve tadla yenir
ve örneğin kara kuru bir adam
göklere bakabilir durmadan
keza bir akasya göklere doğru büyür
gece gündüz ayırmadan
örneğin yaşınız kaç der birisi
yani kaç yaşındasınız demek ister
siz göğe bakarsınız o kadar
sonsuzluk başlamıştır artık
eski bahçelerde
durgunluk değildir ki sonsuzluk
eski bahçelerde
erikler ve baldıranlar arasında
.... birisi bir camı açar birden haykırır
sen de varsın ey hayat
tıpkı ölüm gibi
Zihinsel engelli bir adam da,diğer adamlar gibi olmak ister. Bir çocuk kendisini beslemeyi veya ne yemesi gerektiğini bilemeyebilir, ama onun da karnı acıkır.
"Onun da somurtmaktan başka bir şey bildiği yok. Sanki "beni ister kabul et, ister etme" der gibi bir ifadesi var. En komik fıkraya bile gülmüyor; gençliğinde bu kadar görgüsüz ve uygunsuz kederler içinde olursa korkarım yaşlanınca ağlayan bir filozofa dönüşebilir!"
Siz bir pastanede oturup kıyameti beklersiniz
Annesinin ölümden önce tabutlaşan
Karyolasının başı ucunda
Bir yaz hafakanında
İster istemez kendini
Kıyamete alıştıran bir kızdan
Daha becerikli misiniz
Taş kıranın alnından akan
Terde
Ekşimtırak bibersi bir kıyamet
Eserin çile çizgisi
Artıp da dökülen şarabın tortusunu
Yalayan bir köpeğin yürek ezgisi
Kudüs'te bayrak değişimi
Ağlama duvarından
Ağlayarak çekilen
Gülerek yaklaşan asker mevsimi
İsa adına İsa
Akşamın kristali katedrallerde
Çarmıha gerilmektedir boyuna
İki bin yıl önce değil
Asıl şimdi
Bir zeytine ve bir sulha
Götürmek istiyen Musa
Adına asıl şimdi
Alışı olurmuş
Daha ölüm gelmeden
Ölüm gibi gelen
Umutsuzluk kıranından
Korku heyheyinden
Ölüm samından
Bu çölde bu uyumsuz evren tüneğinde
Er olan asker olan yalnız biziz
Bedir'in ve Kuı'an'ın askerleriyiz
Armağan götürürüz kentlere
Gök armağanı Kuı'an'ı
Açarız dünya önünde bu sofrayı
Kim ki Tanrı'ya dayanmamakta dayanmakta kendine
Yakarız kendisini de kentini de
Kim ki ortak olmuş yoksulun yarı ekmeğine
Kendini bir yerde bulur
Ağzını ekmekle birlikte bir başka yerde
Kim ki Tanrı kullarına bakarsa yukardan
Kartallarca inişimizi görür ansızın yukarlardan
Kim ki sesini yükseltmek ister Tanrı sesinden
Deriz, ey rüzgar önündeki sinek, işte Basra Körfezi
Buyur yeryüzü cehennemi
Buyur gökyüzü cehennemi
Kim ki daha yukarı tutar surunu yapısını Kabe' den
Biz bir orduyuz çatlayan yer, yarılan kaya
Fışkıran kaynar su depreminden
Bileğimizde Hayber'in döğmeleri
Yüzümüzde gülbeyaz Bedir demetleri
Saçımızdaki kına Hendek çiçekleri
Belimizde en sağlam kuşak
Mekke Fethi'nin kemer
İnsan, kendini bir hikayenin kahramanı olarak konumlandırmak ister, oysa çoğu zaman başkasının hikâyesinde bir figür olma ihtimalinin korkusu ile yaşar.