Sen de varsın ölüm hayat gibi..
şimdi biz sımsıkı bir dönemdeyiz doğrusu hak etmiştik bunu denebilir ama hiç kimse inciri durduramaz o her zaman büyür ve tadla yenir ve örneğin kara kuru bir adam göklere bakabilir durmadan keza bir akasya göklere doğru büyür gece gündüz ayırmadan örneğin yaşınız kaç der birisi yani kaç yaşındasınız demek ister siz göğe bakarsınız o kadar sonsuzluk başlamıştır artık eski bahçelerde durgunluk değildir ki sonsuzluk eski bahçelerde erikler ve baldıranlar arasında .... birisi bir camı açar birden haykırır sen de varsın ey hayat tıpkı ölüm gibi
Sayfa 608 - Şimdi biz·Kitabı okuyor
Zihinsel engelli bir adam da,diğer adamlar gibi olmak ister. Bir çocuk kendisini beslemeyi veya ne yemesi gerektiğini bilemeyebilir, ama onun da karnı acıkır.
Sayfa 211·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Alıntı
"Onun da somurtmaktan başka bir şey bildiği yok. Sanki "beni ister kabul et, ister etme" der gibi bir ifadesi var. En komik fıkraya bile gülmüyor; gençliğinde bu kadar görgüsüz ve uygunsuz kederler içinde olursa korkarım yaşlanınca ağlayan bir filozofa dönüşebilir!"
Sayfa 10 - Portia·Kitabı okuyor
Alıntı
Siz bir pastanede oturup kıyameti beklersiniz Annesinin ölümden önce tabutlaşan Karyolasının başı ucunda Bir yaz hafakanında İster istemez kendini Kıyamete alıştıran bir kızdan Daha becerikli misiniz Taş kıranın alnından akan Terde Ekşimtırak bibersi bir kıyamet Eserin çile çizgisi Artıp da dökülen şarabın tortusunu Yalayan bir köpeğin yürek ezgisi Kudüs'te bayrak değişimi Ağlama duvarından Ağlayarak çekilen Gülerek yaklaşan asker mevsimi İsa adına İsa Akşamın kristali katedrallerde Çarmıha gerilmektedir boyuna İki bin yıl önce değil Asıl şimdi Bir zeytine ve bir sulha Götürmek istiyen Musa Adına asıl şimdi
Şiir
Alışı olurmuş Daha ölüm gelmeden Ölüm gibi gelen Umutsuzluk kıranından Korku heyheyinden Ölüm samından Bu çölde bu uyumsuz evren tüneğinde Er olan asker olan yalnız biziz Bedir'in ve Kuı'an'ın askerleriyiz Armağan götürürüz kentlere Gök armağanı Kuı'an'ı Açarız dünya önünde bu sofrayı Kim ki Tanrı'ya dayanmamakta dayanmakta kendine Yakarız kendisini de kentini de Kim ki ortak olmuş yoksulun yarı ekmeğine Kendini bir yerde bulur Ağzını ekmekle birlikte bir başka yerde Kim ki Tanrı kullarına bakarsa yukardan Kartallarca inişimizi görür ansızın yukarlardan Kim ki sesini yükseltmek ister Tanrı sesinden Deriz, ey rüzgar önündeki sinek, işte Basra Körfezi Buyur yeryüzü cehennemi Buyur gökyüzü cehennemi Kim ki daha yukarı tutar surunu yapısını Kabe' den Biz bir orduyuz çatlayan yer, yarılan kaya Fışkıran kaynar su depreminden Bileğimizde Hayber'in döğmeleri Yüzümüzde gülbeyaz Bedir demetleri Saçımızdaki kına Hendek çiçekleri Belimizde en sağlam kuşak Mekke Fethi'nin kemer
Şiir
İnsan, kendini bir hikayenin kahramanı olarak konumlandırmak ister, oysa çoğu zaman başkasının hikâyesinde bir figür olma ihtimalinin korkusu ile yaşar.
Sayfa 11·Kitabı okuyor
Alıntı