5/10
·192 syf.··
2026 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 20:47
Hayatın bizi bazen hiç ummadığımız anlarda bir araya getirmesi, sonra da yine kendi rüzgarıyla farklı yönlere savurması beni derin bir muhasebeye itti. Kapaktaki o birbirine bakan iki insan gibi, bazen aramızda sadece adımlar varmış gibi görünür ama hayat o mesafeyi koca bir ömre yayabilir.
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,4bin okunma
Bazı Yasların Bahçesi Var
Puan vermedi·208 syf.··
2026 42. kitabı
Bazı kitaplar ölümü anlatır, bazıları ise geride kalanların sessizliğini. Bahçıvan ve Ölüm ikinci türden bir kitap. Bir babanın ardından tutulan yasın içinde hafızaya, çocukluğa ve sevginin kalıcılığına dair çok dokunaklı bir yolculuk. Yazar hüzünden çok sevgi anlatmış, çünkü acısının büyüklüğü babasına duyduğu sevginin büyüklüğünden kaynaklanıyor. Kaybın insanın içindeki boşluğu nasıl büyüttüğünü ama aynı zamanda alınlarını nasıl da canlı hale getirdiğini etkileyici şekilde gösteriyor kitap boyunca. Ölüm bir son olmaktan çok geride kalanların zihninde yeni bir varoluş biçimine dönüşüyor. Bu yüzden beni en çok, "Bir insan gerçekten ne zaman ölür?" sorusuna itti. Belki de bir insan, onu son hatırlayan kişi kişi sustuğunda ölüyordur... Sade, derin dile sahip, kişisel bir yas hikayesini evrensel bir deneyimine dönüştürdü. Bitirdiğinizde hüzünleniyorsunuz ama aynı zamanda sevdiklerimizi yaşatan şeyin anılar olduğuna bir kez daha inanıyorsunuz.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,7bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Matematik + Bilim + Gönül
10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 22:44
Dil bir milletin hafızasıdır. Dil şüphesiz ki bir milletin kimliğidir. Dilini kaybeden milletler önce geçmişlerini hemen arkasından tüm geleceklerini yitirirler. Bir toplumun vazgeçilmezi olan Dil konusunda verdiği mücadele ile ön plana çıkan dahi profesörün çeşitli zamanlarda ortaya koyduğu demeç ve görüşlerinden oluşan muazzam bir çalışmayı okumuş bulunmaktayım. Her satırından ayrı bir keyif aldığım bu eser, beni aynı zamanda büyük bir karamsarlığa ve umutsuzluğu da itti. 26 yaşında profesör olan Oktay Sinanoğlu başta Amerika olmak üzere tüm dünyayı kendine hayran bırakmıştır. Yaptığı çalışmalar ile dünya bilim tarihine damgasını vurmuştur. Ülkesine döndüğünde de ülkesinin dilini kurtarmak için verdiği mücadele ile tüm dikkatleri üzerine çekmiştir. Yazarımız 1953 yılında Atatürk'ün kurduğu Türk Eğitim Derneğinin Yenişehir lisesinden mezun olmuştur. Amerika'da Berkeley ve Yale üniversitelerinde eğitim almıştır. Türkiye'de Türkçe aldığı eğitim ile üç sınıf birden atlayarak Amerika'da üniversiteyi kısa sürede bitirmiştir. 1954 yılından itibaren ülkemizde yabancı dille eğitim veren okullar eğitime başlamış. Hızla yabancı dille eğitim yaygınlaşmıştır. Yazar birçok söyleminde yabancı dille eğitimin ancak sömürge devletlerinde olacağını ifade eder. Yabancı dille eğitim ile iki kuşak sonra Türkçenin biteceğini ortaya koymaktadır. Tarihten iki örnek ile düşüncelerini temellendirir. Romalıların Keltlere kendi dillerini zorla öğreterek onları nasıl asimile ettiğini anlatır. Aynı zamanda İngilizlerin İrlandalılara kendi dillerini öğreterek onları asimile ettiğini hatırlatır. İngilizcenin asla bilim dili olamayacağını ifade eden yazar, İngilizcenin terim türetme konusunda çok zayıf olduğunu ortaya koymaktadır. İngilizcenin yüzde altmışının Latince, yüzde yirmisinin Fransızca,
Bye Bye TürkçeOktay Sinanoğlu · Bilim & Gönül Yayınevi · 20195,7bin okunma
10/10
·656 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 22:15
Daha çok birinci kişinin ağzından söylenen anlatılan, ana karakterimizin çocukluktan yetişkinliğine dayanan bu hikaye beni şahsen bir çok şeyi sorgulatmatmaya ve hayal etmeye itti, okurken hiç sıkılmadım , Roman okumayı seven kişilerin seveceğini düşünüyorum.
Büyük UmutlarCharles Dickens · Can Yayınları · 201718,5bin okunma
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 56. kitabı
Merhaba kitap sever Dostlarım acayip bir kitapla karşınızdayım bugün. Jason'ın hikâyesi ilk sayfalarda sıradan bir bilimkurgu gibi görünse de çok kısa sürede insanın zihnini ele geçiriyor. Bir akşam evine dönerken kaçırılan Jason'ın gözlerini tamamen farklı bir evrende açmasıyla başlayan olaylar, beni sürekli şu soruyu düşünmeye itti: Ya verdiğimiz her karar gerçekten başka bir hayat yaratıyorsa? En çok etkilendiğim nokta ise Jason'ın ailesine duyduğu bağlılık oldu. Daniela ve Charlie'yi geri kazanabilmek için verdiği mücadele, kitabı sadece bilimkurgu olmaktan çıkarıp duygusal bir hikâyeye dönüştürüyor. Bir yandan paralel evrenlerin karmaşık yapısını anlamaya çalışırken diğer yandan bir adamın evine dönme çabasını okuyoruz. Kendi adıma Jason'ın yaşadıklarını okurken sık sık "Ben olsam kesin aklımı kaçırırdım." diye düşündüm. Çünkü uyandığınız dünyada herkes sizi tanıyor ama siz hiç kimseyi tanımıyorsunuz. Üstelik kaçıran kişinin başka bir evrendeki siz olduğunu öğreniyorsunuz! Bu fikir bile tek başına ürperticiydi. Kitap ilerledikçe olaylar daha da çılgın bir hâl alıyor. Sonsuz olasılıklar, sonsuz evrenler ve her seçimle ortaya çıkan yeni Jasonlar... Özellikle eve dönmeye çalışan onlarca Jason fikri beynimi yaktı. Her biri aynı kadını, aynı çocuğu ve aynı hayatı geri kazanmaya çalışıyordu. Ve evet, tüm Jasonların bir chat odasında toplanıp konuştuğu sahneyi uzun süre unutabileceğimi sanmıyorum. Yazar, bilimsel teorileri anlaşılır bir şekilde anlatırken gerilimi de hiç düşürmüyor. Özellikle son bölümlerde tempo inanılmaz yükseliyor. Kitabı bitirdikten sonra bile paralel evrenlerin gerçekten var olma ihtimali üzerine düşünmeye devam ettim. Sürükleyici ve baş döndürücü bir yolculuk. Benim için uzun süre etkisinden çıkamayacağım kitaplardan biri oldu. Kesinlikle tavsiye
Karanlık MaddeBlake Crouch · ‎ İthaki Yayınları · 2026442 okunma
Puan vermedi
Çok fazla şans versem de her okuma girişimimde yazarın üslubu beni itti. Daha önce okuyanların bildiği gibi yazar çok ilginç detaylar üzerinden kuruyor tarih anlatısını. Mikrotarihçilik okurdan da sabır ve emek istiyor. 18. yüzyıl Fransa’sı ne yazık ki sabredebileceğim kadar ilgimi çekmiyor. Süreç insanlık tarihi için çok önemli aslında. Aydınlanma modern çağı yarattı diyebiliriz. Ama bu şekilde anlatılmasını yorucu buldum. Bölümler bağımsız okunabildiği için Washington’ın takma dişleri ile Rousseau hakkındaki bölümleri öneririm. Kalan bölümler fazla detay içerdiği için alandan insanlara ya da saplantılı okurlara hitap edecektir.
İnceleme
George Washington'ın Takma DişleriRobert Darnton · Zoom Kitap Yayınlar · 20226 okunma