Hani derler ya kazanılmış zaferin acıları diye Çanakkale Mahşerini böyle tanımlayabilirim. Yazar o kadar iyi anlatmış ki! Duyguları ilmek ilmek yüreğimize işlemiş. Çok etkileyici olaylar yaşanmış. Milletimizin döktüğü her damla kan ve savaşın iç yüzünü de güzel anlatmış. Kayıplarımızı, acılarımızı, bağımsızlığımızı kaybetmemek için verdiğimiz o kanlı savaşta çok aydınımızı, insanımızı kaybettik. İstanbul’u korumak için. Canını ortaya koyan güzel insanlarımız: Mıstık’ı , Hasan Tahsin’i, Oğuz Amca’yı, Oğuz Amca’nın Oğlu Mustafa’yı, Ezineli Yahya Çavuş’u, Yusuf’u , Kınalı Murat’ı ve şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Onlar o gün orada savaşmasaydı bugün burada olamazdık. Lakin kitapta beni rahatsız eden bir durum var. Yazar bütün olayları çok çarpıcı bir şekilde anlatmış ama Mustafa Kemal’den çok bahsetmemişti. Üç yüz elli sayfa boyunca heyecanla bekliyordum. Sanırım Çanakkale’deki şehitlerimize daha çok yer vermek istemiş. Çanakkale zaferini; anladığım kadarıyla Mustafa Kemal’e ya da birkaç komutandan ziyade ismi geçmeyen şehitlerimizi anlatmak istediğini gördüm. Yine de Mustafa Kemal’den de biraz daha kitapta bahsedilebilirdi. Bunun dışında gayet okunabilir nitelikte çok etkileyici bir kitap. Edebiyat öğretmeni kuzenimin şiddetli tavsiyesi üzerine okuduğum bu kitap, aklımın bir köşesinde daima yer edicek gibi.
İyi okumalar, çiçekli günler dilerim.